Aklım erdiğinden beri illa çocuğum olacaksa bir kızım olsun ve adı da benim gibi Rüya olsun diye dua eder dururdum. İsimlerin insanların karakterlerini, hayatlarını etkilediğini düşünürüm çünkü. O nedenle olsa gerek bir gün rüyamda çocuğumuzun adını Özgür koyduğumuzu görüp hemen telefona sarıldım. Eşim Can’la daha nişanlıydık ve şehirler arası bir ilişkiyi evliliğe götürmeye çalışıyorduk. “ Can kız da olsa erkek de olsa bebeğimizin adını Özgür koyalım mı?” dedim. “ Özgür bir kız, neden olmasın” dedi. Böylece kendi gelmeden adı konmuş oldu minnağımızın. Evlenmemiz de çocuk sahibi olmamız da hiç kolay olmadı. (sanırım her hikayeden de uzun birer yazı çıkar) Cinsiyeti öğrendiğimiz gün Can’la havalara uçtuk resmen, o kadar çabanın üzüntünün sonunda kız bebekle ödüllendirilmiştik. Özgür kızımız geliyordu! Kız olacağını öğrenen herkes adını soruyor “Özgür” diyoruz, sanıyoruz ki herkes bizim gibi düşünecek ve “hmm Özgür bir kız” diyecek. Ama toplum olarak cinsiyetçiyiz ya Ayşe, Fatma, Ece varken Özgür de neyin nesiydi?? Moralimizi bozan bozana. Olsun dedik biz mutluyuz, Özgür de adının ne denli önemli olduğunu anlayınca o da mutlu olacak, gerisinden bize ne! Zorlu bekleyişin ardından doğum günü geldi çattı. Doğumhanede odada başka bir kadın daha vardı. “Cinsiyeti ne?” diye sordu, “kız” dedim. Bu sefer “isim belli mi” dedi, “evet, Özgür” dedim. “Ee, kız dememiş miydin adı Özgür diyorsun” dedi. İçimden deli gibi söylenmeme rağmen derin bir nefes aldım “Allah kurtarsın” dedim, uyur gibi yaptım. Çok şükür Özgür kızımız 1 Nisan günü çok güzel bir şaka olarak hayatımıza girdi. Bahar geldi o gün benim için... İsim maceramız o günle kalmadı tabii. Nüfus kağıdı çıkarttırılacak, Can’ın beyninin etini yiyorum, “aman diyim tek tek kodla harfleri, kendi kafalarına göre kızımıza Özgün, Özgül gibi isimler koymasınlar. Allah’tan korktuğumuz başımıza gelmedi. Bazen zor durumda kalınca evimizin yakınındaki sağlık ocağına gidiyoruz. İlk gittiğimizde doktor “gelsin bakalım Özgür Bey” diyince kan beynime sıçradı. Özgürlük sadece erkeklere mi mahsus diye çıkıştım adama, haklısınız dedi, özür diledi. Geçenlerde yine gitmek zorunda kaldık. Adam yine demez mi “Özgür bey” diye! Çocuğum zaten ateşten yanıyor ona mı yanayım yoksa daha şimdiden cinsiyetçiliğe maruz kalıyor ona mı yanayım! “Yalnız bu iki oldu doktor bey üç olursa bozuşuruz sizinle” demekten kendimi alamadım. Adam ne dese beğenirsiniz? “Suç sende ama annesi, hem erkek adı koymuşsun, hem de gri giydirmişsin, hiç olmazsa pembe giydir bari de belli olsun” Can gözüme bakıyor adamı orada gebertmeyim diye, Özgür ağlıyor avaz avaz, “tamam Rüya” dedim “sakin” Sakin olmasına sakin oldum da sinirlerim bozulmadı desem yalan olur. Yaa ne bu bu kadar cinsiyetçilik arkadaşım! Benim bir kızım var adı da Özgür! Bir de işe karakter olarak yaklaşan isim uzmanlarımız vardı, “Kızım aranıyorsun sen, Özgür koy da sözün geçmesin hiç” İnsan değil koyun yetiştireceğiz çünkü!  Birey olmasın, bizim kopyamız olsun. Sözümüzden hiç çıkmasın, her dediğimize “tamam anne, baba” desin. Kusura bakmayın, evet adı huyunu suyunu etkiliyor, sekiz buçuk ayda tecrübeledik :) Zor olsa da halimizden memnunuz. Özgür kızımız adı gibi Özgür olsun!