Ah bu psikoloji, vah bu psikoloji…Nefes almadan nasıl yaşamamız mümkün değilse, psikolojimiz de düzgün olmadan malesef sağlıklı bir yaşam sürdürmemiz mümkün olmayacaktır. Sen değerli annemisin okuru evet sen, fiziksel ve ruhen iyi olmalısın ki, şu hayatın akışının en mucizevi parçaşı olan veya olacak olan bebeğini sağlıklı olarak büyütebilesin. Anlıyorum bazen elden birşey gelmiyor. Ne yapılması ve olması gerektiğini biliyorsun ancak direksiyonu o yöne nasıl çevireceğini bir türlü bilemiyorsun. Hormonlar tam bir başbelası. Adeta sen düz yolda araba kullanırken önünü göremeyecek şekilde dolu gibi yağıyorlar üzerine. Böyle bir durumda gazdan ayağını yavaşça kaldır ve güvenli bir kenara yavaşca arabanı çek ve bırak dolu yağsın, azalsın, hafiflesin ve gitsin.

Nedir peki lohusalık? Doğumdan sonra vücüdunda gebelikte oluşmuş olan psikolojik ve fizyolojik değişikliklerin doğum öncesi haline geri dönmesi sürecine lohusalık dönemi diyoruz. Bu dönemin yaklaşık 6 haftada (40 gün) tamamlandığı kabul edilir. Ancak gel gelelim bu süreç bazılarımız için normalden biraz daha zor geçebilir. Bebeğini 9 ay karnında taşıdıktan sonra hayatının en mutlu sürecini yaşayacağını düşünürken bu süreç biraz daha farklı geçebilir. Kendini umutsuz, hassas, kendine güvenini yitirmiş, yalnız, cesaretsiz hissedebilir hatta ve hatta bebeğini kendine yaklaştırmak istemeyebilirsin. Bunca zamandır “annelik” kavramı sana “bu muymuş” dedirtebilir. Bahsettiğimiz 6 haftalık süreçte senin kendine iyi bakman çok önemlidir. Bu süreçte geçireceğin bir hastalık, beklenilenin üzerinde istenmeyen sonuçlara sebep olabilir.

Kimlerde En Çok görülür?

Ağır bir lohusalık süreci geçiren anne için risk oluşturan faktörlerin en başında eş veya yakın akraba ilgilisizliği ön plandadır. Annede, doğum öncesi farkına varılmamış psikolojik sorunların olması, babanın aynı şekilde psikolojik sorunlarının olması, ekonomik sorunlar, düşük eğitim seviyesi, aile içi siddet, huzursuzluk, istenmemiş evlilik yada planlanmamış bebek, bebeğin erken doğması, zor geçen hamilelik dönemi, uykusuzluk, ilk çocuğun vermiş olduğu acemilik hissi vb. durumlar lohusalık diğer adıyla “postpartum” depresyonunun baş sebepleri arasında gösterilebilinir.

Genetik faktörler de önemli midir diye sorarsan eğer; çok sık görülmemekle birlikte tabii ki olabilir. Fakat bazı psikolojik problemlerde ailedeki bireylerin rol modelliği de yadsınamaz bir gerçektir. Genetik yatkınlık, öğrenilmiş davranış biçimleri, çevrenin olumsuz etkileri ve bunlarla birlikte hormonal değişikliklerin tümü lohusalık depresyonunu ortaya çıkarmaktadır.

Sonuç, ne yapılmalı?

Öncelikle bilmelisin ki bu süreç %99 geçici. Sanırım bunu bilmek bile seni, biraz rahatlatıyor. 6 hafta sık dişini!. Unutma bu belirtilerin bu denli yoğun olmama ihtimali olma ihtimalinden daha yüksek. Hamilelik ve sonrası her adımda olduğu gibi bu konuda da doktorunla birlikte işbirliğini kesinlikle öneriyoruz sevgili okurumuz.  Doğum sonrası depresyon, risk faktörleri açısından değerlendirilmesi  ve erken tanı ile tedaviye başlanması açısından önemli olacaktır.