Her şeyimizi Borçlu Olduğumuz Sevgi

Sevgili anneler ve anne adayları. Bir çocuğunuz olacağını öğrendiğiniz ilk günden itibaren en çok düşündüğünüz konulardan biri onu nasıl besleyip büyüteceğiniz olmuştur. Bir çocuğun başarılı ve mutlu bir insan olarak büyütmedeki en önemli gıda bence sevgidir. O nedenle bugün size her şeyimizi borçlu olduğumuz sevgiden bahsetmek istiyorum.

Sevgi nedir ve neden insan hayatı için sevgi çok önemlidir?

Sevgi, insanoğlunun var olma sorununun çözüm yoludur. Onun açlığını çekeriz, sevgi üzerine şarkılar besteleriz ya da söyleriz. Şiirler okur filmler çeviririz. Fakat sevgi konusunda yapılması ve öğrenilmesi gereken birçok şeyin var olduğunu pek azımız düşünür. Başkalarının sevgisinin dile getiricisi ya da izleyicisi olmamak için ilgi, sorumluluk duygusu, saygı ve bilgi gerekir. Hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevmez. Hiçbir şey yapmayan, hiçbir şeyden anlamaz. Hiçbir şeyden anlamayan insan değersizdir. Bir şeyde ne kadar bilgi varsa, o kadar çok sevgi vardır…ve sevgi insanın kendisini sevmesi ile başlar.

Yaşam çok görkemli, güzel ve tatlı bir şeydir. Meşhur deyişi hepimiz biliriz “Sararan yaprakların yeşilliğini, solan çiçeklerin güzelliğini hiçbir şey geri getirmez. Ama bütün bunlara karşın hayat yaşanmaya değer”. Sevinç ve neşe bizim doğuştan hakkımızdır, bunların hepsi sevgide düğümlenmektedir.

Karşımızdakine vermekle bizde büyüyecek olan tek şey sevgidir. Çocuğumuzu ve kendimizi neden sevgiden yoksun bırakalım?

Sevgi düşünceleri, duyguları ve güzellikleri paylaşmaktır. Açlığı ve umutsuzluğu yenmek için gereken sonsuz enerji birikimini ancak sevgi sağlayabilir. Bir başka kişinin gururunu, kişiliğini silmeksizin birleştirici olma gücü ancak sevgide vardır. İnsanlığı ırkın ve ideolojinin yukarısına bir yere yerleştirmeyi ancak sevgi sağlayabilir. Bu yüzden sevgi insanlığın temel taşıdır.

Bir kimseyi sevmenin ne demek olduğunu biliyor muyuz? Bir ağacı, bir kuşu, ya da bir kaya parçasını sevebilir misiniz? Size hiç karşılık vermeyen, arkanızdan gelmeyen, size bağımlılık duymayan ve gölgesinden de yararlanmadığınız bir ağacı sever misiniz? Çoğumuz böyle bir sevgiye kapalıyız. Çoğumuz bu biçimde sevemeyiz. Çünkü sevgimize karşılık bekliyoruz. Yalnızca sevip, sevgiyi orada bırakmak istemiyoruz. Sevgi bizim için her zaman kaygı ile tedirginlik ile korku ile çevrelenmiştir.

Sevgi bir tepki değildir. Eğer siz beni severseniz, ben de sizi severim diyorsanız bunun adına alış-veriş ya da ticaret derler. Sevgi koşulsuz olmak, karşılık beklememektir. Koşulsuz sevginin amacı bireyin tüm potansiyelini tam anlamı ile geliştirmek ve onu güçlü kılmaktır.

Davranışa bağlı sevgiler, koşullu sevgiler sağlıksızdır. Koşullu sevgi ile ilişki kurduğumuz kişi bizden sürekli şu mesajı alır:  eğer benim istediğim türden davranışlar yaparsan seni severim, yapmaz isen sevmem. Bu tür sevgi kalıplayıcı bir yapıya sahiptir. Karşımızdaki kişiyi belirli kalıplar içine sokmaya zorlar. Aslında kalıplaşmış insan olmanın temelinde ana-babanın koşullu sevgisi vardır. İki türlü ana-baba ve çocuk ilişkisi vardır : Geliştiren ve kalıplayan. Lütfen kalıplayıcı olmayınız.

Geliştiren ilişkinin temelinde koşulsuz sevgi yer alır. Koşulsuz sevgi kişinin temel potansiyeline yönelik sevgidir. Kişiyi en iyi olması için destekleyen, yüreklendiren, onu bu öze sahip çıktıkça onurlandıran bir sevgidir. Kişinin davranışlarının ötesine geçerek kişinin özünü sevmek gerekir.

Koşulsuz seven karşısındakine her zaman hoş davranacak, onu hiç cezalandırmayacak, her türlü zorluklardan koruyacak demek değildir. Koşulsuz sevgi kişi ile o kişinin davranışlarına yansıyan sorunları ayırt etmeyi gerektirir. Bu ayrımı yapabilecek bilinç düzeyine ulaşan kişi yaşamında koşulsuz sevgiyi gerçekleştirebilir.

Sevgi ile kalınız…


kişi tarafından beğenildi      357 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share