Biraz Gezip Geliyoruz

Herkese merhaba,

İlk yazımda, bu kadın neden bu sitede kendini anlatma ihtiyacı duydu sorusunun cevabını verebilmeyi çok isterim. Tamamen kişisel deneyimlerimden yola çıkarak sizlerle hamilelik sürecimi paylaşmak istiyorum ki sonraki yazılarım daha fazla anlam kazansın.

2009 yılında üniversite eğitimimi tamamlayana kadar Ankara’da yaşadıktan sonra beni bekleyen sonsuz kariyer fırsatları nedeniyle İstanbul’a taşındım. 2015 yılına kadar bir gün Times dergisinin kapağında yılın işkadını sıfatıyla yer alacağımı düşünerek çalıştıktan sonra şu biyolojik saat denilen şeyin aslında bir metafor olmadığı gerçeğiyle yüzleştim. Bakın çok ciddiyim içimde o saat çaldı. Çaldı çünkü ben bir anda bebekleri seven, onları görünce, elimde olmadan (aslında buyukler yaptığında çok antipatik gelen) onların çıkardığı sesleri çıkarmaya başladım ve hemen bu duygularımı erkek arkadaşımla paylaştım.

Şimdi burada eklemek istiyorum sevgilim zaten hemen evlenip çocuk yapma peşindeydi. Bu yazıyı okuyup “Vay beaa kıza bak gitmiş sevgilisine “bebek” demiş” diye gaza gelip böyle talebi olmayan  bir sevgiliye yapılması önerilmeyecek bir davranış bu. Neyse, biz adım adım verdiğimiz kararda ilerlemeye başladık. Şansta yüzüme güldü, her şey sırasıyla aksamadan oldu. Güzel haberi 2015 sonunda aldık ve benim için kabus öyle başladı.

Aslında bir annenin yaşayacağı en güzel günleri toplumumuz el birliğiyle kabus haline getirmeyi alışkanlık haline getirmiş onu anladım. Ben hamileydim, artık her şey bitmişti benim için. Evimin kadını, çocuklarımın anası olup, depresyona girmem bekleniyordu benden. Artık her gün uykum gelmeliydi. Öyle arkadaşlarınla çıkıp eğlenecek enerjiyi bulmam imkansıza yakındı. Spor yaparsam bebek için çok tehlikeliydi. Bu sürenin 9 ayla sınırla kalmayacağı en az 2 sene bir mahkum gibi yaşayacağım hep söylendi. Bebek denilen şey hep ağlarmış asıl kısım doğumdan sonra başlarmış ve asla uyuyamazmışım kısmı ise en çok kulağıma fısıldanan şey oldu. İşime devam edeceğim diyenler yüzüme garip bir şekilde bakıp beni kınadılar ve en az 1-2 sene çocuğuma bakmam gerektiği öğüdünü verdiler. Hem bunları yapamayacaktıysam neden doğurduğumu suratıma pat pat söylediler.

Uzun lafın kısası bana hamileliğim boyunca ne kadar olumsuz bilgi varsa verildi. Bütün bunlara kulağımı tıkamama rağmen zorla söylediler ama şimdi hanımlar en güzel kısmı geliyor.

Bunlar aklı olan her kadının kolayca sıyrılabileceği durumlar.

Ben ne mi yaptım? Oturdum düşündüm evet zor bir süreç, bir bebek sabahlara kadar ağlayabilir, hiç susmayabilir, hayatını bitirebilir çünkü sana muhtaç bir canlı var ortada ama bunların hepsini dengede yapıp çocuğunu ve kendini mutlu etmek, insanların senden beklediğini değil de senin istediğini yaşamak yine bizim elimizde. Olayları biraz da pozitif tarafından görebilmeyi becermek beni sonuç olarak şu noktaya getirdi:

Hayatta en çok istediğim şey dünyayı gezmekti ve yanıma bir eş arıyordum. 2016 haziran ayı itibariyle artık bana eşlik edecek bir ufaklık var ve bu seyahatleri paylaşabileceğim bir sayfam.

Beklemede kalın, bir bebekle evden bile çıkmanın zor olduğunu düşünenler, biz oğlumla biraz gezip geliyoruzO Biraz gezi, biraz annelik tecrübelerimi yaşadıkça sizinle paylaşacağım, bakalım kim haklı çıkacak göreceğiz. Sizler de dünyanın en güzel duygusunu yaşamadan önce korkuya kapılmayın diye elimden geleni yapacağım. Birde unutmadan kariyerime hala devam ediyorumO


kişi tarafından beğenildi      1542 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share