Bu yazıyı konuk yazarımız Elif Kalpak Ulutaş yazdı. İyi okumalar! 

Baharın müjdelediği nisan ayının ilk günleriydi. Hamileliğimin beşinci ayındaydım. Anne karnındaki bebeklerin beşinci aydan itibaren dış sesleri daha iyi duyabildiğini okumuştum.

Müzik dinlemenin hamilelikte anne dinginliği ve bebek için önemli olduğunu da öğrenmiştim. Onunla zaman zaman ezgilerle konuşuyorduk. Zaten hayatımızda var olan müziği hamilelik sürecimde daha seçici olarak dinlemeye başladım. Senfonik müzikteki ritm ve ahenklerin bebeğin gelişimine katkı sağladığını okumuştum.

Böylece, şu anda bir buçuk yaşında olan kızıma ve kendime Mozart, Beethoven, Vivaldi gibi bestecilerin müziklerini belli aralıklarla dinleterek "müzik ziyafeti" verdim. Doğumdan sonra da devam ettim bu ziyafete. Doğduktan sonraki süreçte de sanki o müzikler kızım için tanıdıkmış gibi gelen tepkilerini farkettim.

Kızım için seçtiğimiz ve onu sakinleştiren, rahat uykuya daldıran, huzur veren müziklerin bazıları şunlardı; "Mozart for Baby's", "Beethoven'in 5. Senfonisi", "Beethoven Fur Elise", "Vivaldi Dört Mevsim".

Kısacası, bir buçuk yaşına gelen kızımın özellikle ruhsal gelişiminde müziğin olumlu etkisini görüyorum. İleride belki müzikle profesyonel olarak ilgilenir veya hiç ilgisi olmaz bilemem. Ama çocuğumun en azından bu küçük yaşlarında müzikten gıdasını aldığını biliyorum.

Tüm anne ve çocuklara sanat dolu anlar dilerim.