Gün Gün Kızımıza Yaklaşıyoruz

Annemisin’in muhteşem yazarı Gülay Horlu’nun hamilelik hikayesinde 31. haftadayız...

Pelin’in 31. haftasını bitirdik. Bildiğiniz üzere bebeğimizin gebelik haftasında ufak bir değişiklik oldu ve şu anda 31. haftayı bitirdik aslında. 11 Mart’tan itibaren 32. haftaya başlayacağız. Resmi olarak izne ayrılma haftama ulaşmış bulunuyorum. Ama tabi 36. haftama kadar her şey yolunda giderse çalışacağım. Şu ana kadar çalışmamı engelleyecek bir durumla karşılaşmadım henüz. Umarım böyle devam eder. Gerçi bugün ilk defa bacağımda inanılmaz bir şişlik oluştuğunu fark ettim, görünce şok geçirdim. Kaval kemiğimin üstü bildiğiniz çarpmışım da şişmiş gibiydi. Şu anda bacaklarımı kaldırdım öyle yazıyorum bloğumuzu.

31. haftamız çok sorunsuz ve bol koşturmacalı geçti. İş yerinde bol değerlendirme ve rapor yaptım. Ama ne demişler işleyen demir ışıldar, halimden memnunum. Zaman daha çabuk geçiyor böyle olunca.

Bu haftamızda, sonunda iple çektiğimiz Eminönü alışverişini yaptık. Biraz kalabalıktık, karmaşıktı ama eğlenceliydi. Havuzlu Han’da Pelin’in çoğu ihtiyacını edindik. Allah’ım hayat ne kadar pahalı Gönlümün istediğini alamamak, bir şeyi almadan 3 kere düşünmek zorunda kalmak biraz yorucu ve üzücü tabi ama yine de şükür ki çoğu ihtiyacımızı tamamladık. Havuzlu Han bayağı büyük ve çeşidin bol olduğu bir yermiş. A’dan Z’ye tüm bebek ve anne ihtiyaçları var. Böyle bir yer yapmak kimin aklına geldiyse alnından öpmek istiyorum. Gerçi hep klasik şeyler var, bizim gibi farklı olmayı seven ve zor beğenen kişiler için biraz zorlayıcıydı ve yanımızdakiler bizden illallah ettiler arada özellikle benden Ama ne yapayım hem zor beğenen bir insanım hem de konu Uğur Böceğim olunca daha da titizleniyorum.

Artık bu hafta doğum çantamızı hazırlayacağım. Ne olur ne olmaz, 32. hafta ve hazır bulundurmakta fayda var. Çoğu eksiğimiz tamamlandı dediğim gibi. Beşik, gardrop gibi şeyleri sipariş verdik 1 haftaya gelir. En sevdiğim zamanlar olacak galiba bu haftadan sonraki süreç. Hazırlıkların hızlandığı ve çoğu düşüncemizi, hayalimizi somutlaştırdığımız, gerçekleştirdiğimiz zamanlara geldik sonunda. Gün gün kızımıza yaklaşıyoruz. O an yaklaştıkça içimde tuhaf duygular da belirmiyor değil. Korku, endişe, heyecan, merak, özlem, kaygı, sevinç… Hepsini hissediyorum sıra sıra. Hayatımız tamamen değişecek, yeni bir hayat arkadaşımız geliyor. Bunu düşünmek, hissetmek çok enteresan. İçimde büyüttüğüm o minik canlı gün gelecek ve elimizde olacak. Ona hayat olacağız. Tamamen bize muhtaç ve olan bitenden habersiz. Yeni bir hayat var etmeye çalışacağız. Bu ne kadar yüce ama ne kadar da büyük bir sorumluluk. Ara ara depresif duygular içine girmiyor değilim. Acaba iyi bir anne olabilecek miyim endişesi, onu doyurabilecek miyim, yıkayabilecek miyim, ona yetebilecek miyim, neleri feda etmem gerekecek, hayatımda neleri erteleyeceğim, ya sevgili kocamla eskisi gibi olabilecek miyiz, yoksa çocuk odaklı olup birbirimizden uzaklaşacak mıyız gibi duygular ara ara geliyor özellikle geceleri Ama sonra diyorum ki o bizim mucizemiz, meleğimiz, bizden bir parça… Bir uzvum gibi benle hareket ediyor şu an. Ona gözümüz gibi bakarız tabi ki, kıymetlimiz o bizim.

Geçenlerde bir video izledim, 20’li haftalarında doğan prematüre bir bebeğin hayata tutunuşu ve annesinin bebeğine olan inancı üzerine. Annesinin eli kadar bile değildi o masum. O zaman o anne, acaba ona bakabilecek miyim, yorulacak mıyım, uykusuz mu kalacağım, işe ne zaman dönebileceğim gibi soruların hiç birini aklından bile geçirmiyordur eminim. Aklında tek bir düşünce vardır bebeğinin yaşaması ve onunla kalması. Uykusuz kalabilmek, yorulmak, hayatını ona adamak belki tek dileğiydi, yeter ki nefes almaya devam edebilsin yavrusu. İşte bu video bana çok iyi geldi. Bencil düşünceleri bırakmayı ve sorumluluğunu aldığım yeni bir canın her şeyi olmayı taa en derinlerimde hissettirdi.

Fakat tabi ki yaşadığım endişeler, korkular çok normal, herkesin yaşadığı şeylerdir eminim ki. Değişen hormonların da etkisiyle yaşanıyor tüm bu duygular. Bunu bilmek, bu konuda araştırma yapmak ve okumak beni çok rahatlatıyor.

Neyse, olumsuz şeyleri bırakalım da keyifli gelişmelerden bahsedelim. Pelin’ime kapı süsünü kendim yapmaya karar verdim. Bunun için deliler gibi araştırma yapıyorum. Bayağı somutlaştırdım ve oturttum kafamda ne yapacağımı. Biraz zaman geçsin, yaptıklarımda ilerleyeyim o zaman sizlerle de paylaşacağım. Ama bugün de paylaşmak istediğim bir görüntü var. Kapı süsü bebeğinin kıyafeti. Çok enteresan bir denk gelişti, istesek bulamazdık vallahi. Tekzen’de mutfak için dekorasyon olarak yapılmış. İşte burada:
 

20150310_011918
 

Alt kısmı havlu ama inanın çok güzel duruyor. Tam istediğimiz kıyafet çok güzel denk geldi. Devamı sonra. Biraz meraklanın.

Eklemeler yapacağım buna da. Son halini tekrar paylaşacağım. Bizden şimdilik bu kadar

Hoşça ve sevgiyle kalın. Haftaya Pelin’in yeni halleriyle karşınızda olacağız inşallah.


kişi tarafından beğenildi      376 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share