Pelin\'le Kendimi Keşfettim

Annemisin’in muhteşem yazarı Gülay Horlu’nun hamilelik hikayesinde 37. haftadayız...

İç huzurumu o kadar güzel bulmuş durumdayım ki. Taşlar hep yerlerine oturdu, kendimi keşfettim. Hayatı hatırladım, sakinliği.

Pelin’le başlayan iç yolculuğum, bana bir çok şeyi hatırlattı ve bazı şeyleri de keşfetmemi sağladı. Ona ne kadar teşekkür etsem azdır.

Dediğim gibi bir iç yolculuk yaşadım, hala daha yaşıyorum. Hatta bu durumdan o kadar mutluyum ki, içimde büyütsem diyorum meleğimi hep Ya da bende alışkanlık yaparmış sürekli hamile dolaşırmışım. Şaka bir yana hamilelik gibi, doğum ve doğum sonrası da sürprizlerle ve güzelliklerle dolu bir süreç olacak, adım gibi eminim. Herkesin uykusuzluk, bitkinlik, yorgunluk, yılgınlık gibi yorumlarını kulak arkası etmeyi tercih ediyor ve önümdeki bu yeni süreci yepyeni pırıl pırıl bir başlangıç olarak görüyorum. Tabi ki zorlukları olacak, ama zaten bunu göze alarak başlamadık mı bu yola. Yeni bir hayat başlatmak çok da kolay olmamalı zaten, yaşanacakları zorluk veya zorunluluk olarak değil de bir keşif olarak değerlendirmeyi daha doğru buluyorum. O zaman daha mutlu, huzurlu ve sakin bir lohusalık ve sonrası dönemi geçireceğimi düşünüyorum.

Pelin’e ve aslında bebeklere vermemiz gereken en önemli şey huzur ve güven olmalı. Temas, müzik, masaj, yumuşaklık ve sakinlik ona eminim ki kendini mutlu hissetmesi için çook yeterli olacak ilk başlarda. Onun dışında pahalı yatak odaları, hastane oda süslemeleri, organizasyon firmalarıyla anlaşmalar, baby shower’lar, pahalı kıyafetler değil çocuğun anlayacağı. İhtiyacı olan tek şey bebeğe saygılı bir doğum ve kendine saygı ve hassasiyet gösteren bir anne ve baba. Bunu o kadar derinden hissediyorum ki, işte dediğim gibi Pelin’le başlayan bu iç yolculuğum kendi huzurumu ve unuttuklarımı hatırlattı. Hep stres, yarış halinde hareket etme zorunluluğu, bir yerlere yetişme çabası, hırs, daha iyisi olsun düşüncesi… O kadar gözlerimizi kör etti, özümüzü çoktaan unuttuk. Özümüz sakinliği, huzuru, derinliği, dinginliği ve anlayışı barındırıyor. Bunu hatırlamak gerekliymiş artık. Ben çok güzel bir zamanda hatırladım, tam da ihtiyacım olan zamanda. İçimde var olan bir canlı, önce sağlıklı olmayı hatırlattı, sigarasız ve alkolsüz nasıl yaşayabileceğimi öğretti, meyvenin tadının aslında çok güzel olduğunu öğrendim, sabahları kahvaltı ederek evden çıkmanın nasıl zinde hissettirdiğini hatırladım. Sonra yogayla tanıştım, şimdi dahil olduğum kursa katılma şansını yakaladım. Ben bu kursu sadece doğuma hazırlık kursu olarak görmüyorum. Doğuma hazırlık aslında bir bütünlük meselesi. Öncesi ve sonrası ile. Özveri ve değer meselesi. Kendini, zihnini, vücudunu ve gücünü yeniden keşfetme veya gözden geçirme imkanı. ‘Ne diyor bu, alt tarafı bir doğum yapacak, her kadın 2-3 tane yapıyor en az, ne kadar da abarttı’ diye düşünebilirsiniz. Belki de haklısınız, evet her kadın yapabiliyor bunu o kapasite ve güçle yaratılmışız. Ama işte sorun nerede başlıyor biliyor musunuz bir insanı var etmenin bu kadar azımsanmasında yatıyor. Herkes bu kadar bencil ve kendine dönükken. Kendini, insan olduğunu bu kadar önemseyen insan, başka bir insanın var olmasını nasıl olur da önemsemez. Madem o kadar değersiz varlıklarız kurtulun egolarınızdan, hırslarınızdan, güçlü ve her şeyi biliyorum tavrınızdan.

Ben bir can yaratmayı önemsiyorum ve ona saygı duymayı bir görev biliyorum, hem de çok önemsiyorum. Bunu bir oldu da bittiye getirmek heh işte bir çocuk da benden diye düşünmek istemiyorum. Benim amacım güven içinde hisseden, mutlu, tatlı ve yaşamayı seven bir insan var etmek. Bunun güzel bir hamilelik, doğum ve doğum sonrasıyla olacağını biliyorum ve ona göre hareket ediyorum. O yüzden başlığı da bitirmek mi başlangıç mı olarak belirledim. Hamileliği bir görev gibi başlayıp bitirmek değil de bir hayatın başlangıcı olarak görmek çok önemli diye düşünüyor ve hamileliğimin bitişini de kendi var olma gününe karar verecek olan Pelin’e bırakıyorum. Böylece hamileliğimin sonu güzel bir başlangıca dönüşecek.

37. haftamızı yaşamaya başladığımız bu günlerde biz çok mutlu ve hazırız yaşayacaklarımıza. Maddi, manevi her şey tamam diyebiliriz. Eksiklerimiz de öylece kalabilirler nasıl olsa bir gün gelir ve olurlar. Çok aştım kendimi bildiğiniz gibi değil.

Pelin hanımı yarın göreceğim bakalım, son 2-3 doktor kontrolümüz. Şimdilik hoşçakalın.


kişi tarafından beğenildi      369 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share