Bağışıklık ve Aşılar

Sevgili Anneler,

Hepimiz çocuklarımızın daha dirençli olmalarını ve hastalanmamalarını istiyoruz. Bu nedenle piyasada ve internet ortamında satılan birçok ürün var. Acaba esas olarak çocuklarımız hastalıklara karşı nasıl direnç kazanır? Bu nedenle biz hekimler neden çocuklarımızı aşılamak istiyoruz:

Bağışıklık nedir?

Yeryüzünde yaşayan ve halk arasında kısaca “mikrop” diye anılan virüs, mantar, parazit, bakteri gibi zarar verici etmenlerin çeşitliliği göz önüne alındığında, insanın böyle bir ortamda hastalanmadan yaşamını sürdürebilmesinin ne kadar güç olduğu ortadadır. Bu ortamda insanın yaşamasını sağlayan ve zararlı dış etkenlere karşı koyan vücudun savunma sistemine “Bağışıklık Sistemi” adı verilmektedir. Bu sistem, Özgül Bağışıklık Sistemi ve Özgül Olmayan Bağışıklık Sistemi olarak iki başlık altında incelenmektedir.

Özgül Olmayan Bağışıklık Sistemi, vücudumuza zarar verebilecek tüm etkenlere karşı hiçbir ayırım gözetmeden savunma yapar. Örneğin derinin salgıları ile tüm vücut yüzeyinde oluşturduğu tabaka, burun tüyleri ve mide asidi gibi savunma mekanizmaları, mikropların vücuda girmesini engellemekte ya da girse bile hastalığa yol açmasını önlemektedir.

Özgül Bağışıklık Sistemi ise, vücudumuza girmiş olan mikropları belirleyip, onlara karşı özel bir savunma yapmaktadır. Vücudumuzun kendi yapısının çok iyi tanımakta ve kendisine yabancı olan her türlü mikropları ayırt edebilmektedir. Vücut, kendisine yabancı mikropların yapısını tanımladıktan sonra bu yapıları etkisiz hale getirebilecek savunma cisimcikleri (antikorlar) üretir. Mikroplar çeşitli yollardan vücuda girdiğinde; antikorlar, onları hastalığa yol açmalarına fırsat vermeden etkisiz hale getirmektedir. Örneğin, kızamık geçiren bir çocuk bu yüzden yaşamı boyunca bir daha kızamığa yakalanmamaktadır. Ancak bir kez geçirildiğinde bile ağır seyreden ve ölüm, sakatlık, zekâ geriliği gibi ciddi sonuçlara neden olabilen hastalıkların varlığı söz konusu olduğunda, kişileri bu hastalıklardan korumanın ne kadar önemli olduğu kendiliğinden ortaya çıkar.

O halde hastalıklardan korunmak için önerilen birçok yol olmasına karşın; korunmada en etkin, en güvenli ve en ucuz yöntem, insanların aşılanmasıdır.

Aşı nedir?

İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. canlıların ( mikropların ), hastalık yapma kudretlerinden arındırılarak ya da bazılarının salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırılarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelere, “aşı” denilmektedir.

Aşı, kişileri hastalık ve onun kötü sonuçlarından koruyabilmesi için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanır. Tedavi edici özelliği yoktur yani herhangi bir hastalık oluştuktan sonra hasta kişiye aşı yapılmasının yararı olmamaktadır. Aşı ağız yoluyla, adale içersine, cilt altına veya cilt içine verilmek suretiyle uygulanabilir. Hangi yoldan verilirse verilsin, vücudumuzun hastalılara karşı koruyan ve savunma cisimcikleri olarak nitelenen antikorları oluştururlar. Oluşan antikorlar vücutta uzun süre kalır ve bu süre içinde aynı mikrop vücuda tekrar girecek olursa onun hastalık oluşturmasına fırsat vermeden ortadan kaldırılmasını sağlarlar.

Herhangi bir aşının koruyucu etki göstermesi için uygun yaşlarda ve uygun aralıklarda yapılması şarttır. Aşının çocuklara hastalıklara yakalanma riskinin en yüksek olduğu dönemlerden önce yapılması gerekmektedir. Yapılan geniş araştırmalar sonucunda, her aşı için belirli bir aşı takvimi geliştirilmiş olup, bu aşı takvimine uyulması en yüksek düzeyde koruma sağlaması açısından çok önemlidir.

En değerli varlığımız olan bebeklerimizi, ölümcül ve sakat bırakan hastalıklardan korumak, onlara sağlıklı bir gelecek sunabilmek için en emin yol aşılamadır. Bebekleri yenidoğan tetanozuna karşı doğmadan önce korumak üzere anne adaylarına hamileliğin son üç ayında bir ay ara ile yapılacak iki doz tetanoz aşısı, hem anne hem bebek için hayat kurtarıcı olabilir. Bebeklik döneminde en sık görülen hastalıklardan Verem, Difteri, Tetanoz, Boğmaca, Çocuk Felci, Hepatit B, Hepatit A, Suçiçeği, Rotavirus, Menenjit ve Kızamık-Kabakulak-Kızamıkcık ile bunlara bağlı ölüm ve sakatlıkların engellenebilmesi için, yeni doğan bebeklerin ilk aylarından itibaren aşılanması gerekir.

Çocuklarınız ile birlikte sağlıklı ve mutlu günler geçirmenizi dilerim.


kişi tarafından beğenildi      350 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share