Bu yazıyı Annemisin yazarlarımızdan Aysu Apakay yazmıştır. İyi okumalar!

0-2 yaş grubundaki bir çocuk görerek, dokunarak, koklayarak ve duyarak öğrenir. Piaget’nin gelişim dönemlerine göre 0-2 yaş grubundaki bir çocuk henüz duyu-motor dönemini yaşamaktadır. Duyu-motor döneminde çocuklar, duyular yoluyla dış dünyayı algılar. Nesne devamlılığının/kalıcılığının yani, nesnelerinin görüş açısında olmadığı, görünmediği zamanlarda da var olduğunun farkına varmaya başlar.

Duyu-motor dönemde bebekler, gördükleri kişileri veya olayları model alma ve taklit etme yoluyla kökenli davranışlar haline getirir. Başlangıçta sadece gördükleri anda model alıp taklit edebilirlerken ilerleyen dönemlerde olay ya da kişi ortadan kalktıktan sonra da devam ettirebilirler. Dönemin ortasına doğru bebekler, refleks olarak yapılan istemsiz hareketlerden bilinçli ve istemli olarak yapılan hareketlere geçmeye başlar. Örneğin sekiz aylık bir bebek elindeki oyuncaktan ses gelmesi için istemsiz ve rastgele bir şekilde butona basabilir ve oyuncaktan ses gelmesini sağlayabilir. Bebek sekizinci aydan sonra oyuncaktan ses gelmesi amacıyla istemli olarak butona basar. Bu şekil döngüsel hareketler tekrarlana tekrarlana alışkanlık haline oluşturur ve bu süreç çocuk 6 yaşına gelene kadar devam eder.

Bu yazımda size bebeğinizin 0-2 yaş aralığında yaşanan duyu-motor dönemini sağlıklı ve başarılı bir şekilde geçirebilmesi için önerilen birkaç oyundan bahsedeceğim. Bunlar:

Cee-e Oyunu: Bu oyun 0-2 yaş grubundaki bebeklerle oynanan ve herkesçe bilinen oyunlardandır diyebiliriz. Bilgisi olan olmayan herkes bebeğinizle bu oyunu oynar. İki elinizle yüzünüz kapatıp Cee-e diye ellerinizi açtığınızda bebeğinizin size sevimli sevimli baktığını göreceksiniz. Hatta bir sure sonra o da size Cee-e yapacaktır. Bu sayede bebeğinizin model alma ve taklit etme yeterliliğini görebilir ve beceriyi geliştirebilirsiniz. Oyunun bir diğer faydası da bebeğinizde henüz yeni oluşmaya başlayan nesne devamlılığını pekiştirmesidir. Arada kaybolup hemen geri dönmeniz kaybolduğunuz zamanlarda da aslında var olduğunuz gerçeğini bebeğinize öğretebilir.

Bip-bip Oyunu: Küçüklüğümüzde bizim de mutlaka oynamış olduğumuz ve herkesçe bilinen, oynanan bir diğer oyunumuz da Bip-bip. “Otobüs-kamyon-jip bip bip” şeklinde sözler söyleyerek önce kendi yüzümüze sonra bebeğimizin yüzüne dokunuruz ve onun bizi taklit ederek oyunu devam ettirmesini bekleriz. Böylelikle bebeğimiz hem taşıtları, taşıtların çıkardığı sesleri öğrenir hem de yüzümüzdeki organları tanır.

Nesneler Nerde Oyunu: Bebeğinizi eline geçirdiği nesneleri yere atmaktan, etrafa fırlatmaktan ya da size verip sizden almaktan hoşlanabilir. Bebeğiniz bu dönemde bunu sıkça tekrarlayacaktır. Siz de bebeğinizin bu davranışını bir oyuna dönüştürebilir ve ona katılabilirsiniz. Attığı nesneleri “Aaaa onu yere attın/yere düşürdün. Peki o nerede? Onun adı ne? Bu ne renk?” şeklinde sorularla bulmasını, attığı yerden almasını ve nesneleri merak ederek tanımlamasını sağlayabilirsiniz.

Şimdi de Montessori temelli oyunlardan devam etmek istiyorum. Montessori’yle ilgili ayrıca bir yazı yazacağım çünkü annelerin kesinlikle Montessori’ye hakim olması gerektiğini düşünüyorum. Şimdilik kısaca bahsetmem gerekirse sistemin kurucusu Maria Montessori, çocukların ödüllerden, cezalardan, yetişkin tarafından programlanmış eğitimden, toplu derslerden hoşlanmadıklarını; özgür seçimden, hatalarında kendilerinin denetiminden, hareket etmekten, sosyal ilişkilerini kendileri tarafından kurulmasından, özgür faaliyete dayalı bir disiplinden, hoşlandıklarını gözlemledi. Eğitim sistemini çocuktan yola çıkarak kurdu.

Sizler için Montessori aktivitelerine birkaç örnek vereyim:

Çorabın Eşini Bul: Annelerin rutin çamaşır yıkama işlemini tamamlayıp çamaşırları kuruttuktan sonra çocuklarının önüne karışık halde çorapları koyması ve çorapları renklerine, desenlerine, boyutlarına göre düzenlemesini istemesi şeklinde oynanabilir. Böylelikle çocuğunuzun gündelik işlere ilişkin sosyal becerileri gelişirken çocuğunuz eşleştirme becerisi de kazanacaktır.

Kağıt Örgüsü: Çocukluğumuzda hemen hepimizin yaptığına emin olduğum kağıt örme aktivitesi, Montessori felsefesine çok uygun bir etkinlik. Çocukların ince motor becerilerini geliştirmeye yönelik bu aktiviteyi renkli kağıtları kullanarak yaptığınızda çocuğunuzun çok hoşuna gidecektir.

Çatal-Kaşıkları Düzenle: Tıpkı çorabın eşini bul etkinliğinde olduğu gibi çatal-kaşıkları düzenle de çocuğa ev işlerine yönelik beceri kazandırmanın hedeflendiği bir etkinlik. Bulaşıkları yerleştirirken çocuğunuzdan yardım istersiniz ve çatal kaşıkları boyutlarına, desenlerine göre ayırarak yerlerine yerleştirmesini söylersiniz. Bu etkinlik sayesinde çocuğunuz sınıflandırmayı ve düzeni öğrenecektir.