Korku Karşısında Anne Baba Tutumu

Önceki yazımda, çocukluk korkularının normal ve geçici olduğundan bahsetmiştim. Peki çocuklar bu korkuları nasıl ediniyor ve bunlarla nasıl başa çıkıyorlar? Çocuklarınızın hayatındaki her konuda etkiniz yadsınamayacağı gibi, söz konusu edinilen korkular olunca da, ebeveynlerin rolü ve bu süreçte çocuklarınızın size olan ihtiyacı çok fazla olmaktadır.

Çocuklar korkuyu nasıl öğrenirler?

Çocuklar hayat ile ilgili tüm bilgileri ilk sizden öğrendikleri gibi, korkuları da sizden öğrenirler. Eğer ev içinde çocuğun hareketleri sürekli kısıtlanıyorsa, ‘yapma!’, ‘ aman dikkat et!’, ‘düşersin!’ gibi sürekli uyarılarla yetişiyorsa, çocuk dünyayı tehlikeli bir yer olarak algılar. Bunu tekrar edenler ebeveynler olduğu için bir de ‘Ya annem babam beni tehlikelerden koruyamazsa?’ sorusu çocuğun aklında şekillenir.

Çocuk  ev içinde bir türlü özgürleşemiyor, kendini ifade edemiyorsa ve kendini korumayı öğrenmemişse, tehlikelere açık olacak ve en küçük şeyin karışısında böyle hissedecektir. Çocukların korktuklarında, ‘anne’ diye ağlamaları, onları yanlarında istemeleri de kendilerini koruyup koruyamayacaklarını test etmelerindendir.

Çocuklar zaman zaman kendilerini, birlikte uyudukları bir ayıcıkla veya özel bir objeyle sakinleştirebildikleri gibi, bazen uykuyu erteler, sabaha kadar uyumayarak ışığı kapatmayarak kendilerine destek olurlar. Çocuklar kendi kendilerini ‘korkacak bir şey yok’ diye telkin de edebilirler. Bazen çocuk korktuğunu ebeveynlere söyleyemez ancak bunu ağlayarak, ağrı gibi somatik semptomlar çıkartarak belli edebilirler. Örneğin, öğretmeninden korkan çocuğun mide bulantısı ile, karın ağrısı ile okula gitmemeye çabalaması gibi.

Korku karşısında anne-baba tutumu ne olmalıdır?

·      Her şeyden önce, ebeveynler çocukların korkuları ile alay etmemeli, onları bu konuda utandırmamalıdırlar.

·      Çocuk kendini dinleyen ve korktuğu şey karşısında dik durabilen, onu anlayan bir ebeveyn gördüğünde korkularını daha hızlı unutur.

·      Eğer ebeveyn bu korkular sebebi ile çocuğu suçlarsa, -‘Senin yüzünden kaç gecedir uyku uyumadık!’ gibi- bu süreç daha uzun sürecek ve bir problem halini alacaktır.

·      Çocuğun korkuları ile ilgili konuşması serbest olmalıdır, gerekli ise bıkmadan usanmadan tekrar tekrar anlattırılmalıdır, çocuk bu konu ile ilgili rahatlatılmalıdır.

·      Çocuğa korktuğu şeyin resmi çizdirilebilir, anlatıldıktan sonra, korktuğu şeyi komik düşürecek bir şeyler resme eklenebilir. Mesela eve giren bir hırsız resmi çizen çocuğa, hırsıza pembe balerin eteği giydirmesini söylediğinizde, çocuk artık gölgeyi hırsız sandığı zamanlarda aklında bu komik görseli canlandıracak ve rahatlayacaktır.

·      Çocuk sürekli olarak ebeveynin yanında olduğunu birinci ağızdan duymalı ve dokunuşlarla da hissettirilmelidir.

Çocuklarını korumak, kollamak ebeveynlerin en büyük içgüdüsü olsa da, bazen bunun uzun vadede zararlı olabileceğini unutmamalısınız. Küçük çocuklar sokaklardaki kedi ve köpeklerin peşlerinden koşarken, ‘Aman dikkat ısırır!’ uyarıları dolayısıyla yetişkinlik hayatında hayvan korkusu edinmiş pek çok birey oluşmaktadır. Çocuğun yetişkinlik hayatında kendine güvenen, güçlü bir birey olması için unutmamak gereken ilk şey, kimsenin düşmeden kalkmayı öğrenemeyeceğidir.


kişi tarafından beğenildi      605 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share