Hamileliğin başında süt bezlerin emzirme için hazırlığa geçer. Hamileliğin altıncı ayına ulaştığında, göğüslerin süt yapmak için hazırdır.

Süt miktarı bebek doğduktan sonraki üçüncü ve beşinci günler arasında yavaş yavaş artar. Göğüslerin dolu ve bazen de hassas olur. Süt bezleri sütle doldukça sertleşip yumrulu olurlar.

Bebek süt emdiği zaman, süt bezleri süt salgılar. Süt, meme uçlarının etrafındaki koyu renkli dokunun (areola) tam arkasında bulunan süt kanallarından aşağıya doğru iner. Bebeğin emme hareketi areolaya baskı yapar ve süt meme uçlarındaki küçük deliklerden dışarı çıkar.

Bebeğin emmesi, meme uçlarındaki ve areoladaki sinir uçlarını harekete geçirir ve beyne oksitosin hormonu salgılama emri gönderir.  Oksitosin göğüslerindeki süt bezlerine etki ederek meme emen bebeğe  süt fışkırmasını sağlar. Buna süt fışkırtma refleksi denir. Bu esnada göğüslerinde karıncalanma hissedebilirsin. Bu çok normal.

Sütün bebeğine bu süt fışkırtma refleksi sayesinde ulaşır.  Bu refleksi harekete geçiren ana faktör bebeğin emme hareketi olsa da, başka faktörlerde  aynı sonucu verebilir. Mesela bebeğin ağlaması, hatta bebeğini düşünmek ya da su sesi gibi durumlar da aynı etkiyi yaratabilir.

Emzirme niyetinde olsan da olmasan da vücudun süt üretecektir. Eğer emzirmezsen sütün zamanla azalır. Emzirecek olursan sütün arz talep yasalarına uygun bir şekilde artacak veya azalacaktır. Göğsün ne kadar sık boşalırsa o sıklıkta dolacaktır.