Yeni doğmuş  bebek fiziksel olarak çaresizdir.Doğumdan sonraki ilk günlerini ana rahminden alışmış olduğu cenin pozisyonunda  geçirir. Elleri sıkılı, ayak parmakları ise genelde bükülüdür. Çıplak olduğu zamanlarda, kol ve bacaklarını sağa sola sallama hareketleri yapabilir. Ağzına bir parmak yaklaştırılırsa onu emme eğilimi gösterebilir.Eğer suyun içinde değilse vücudunu bir noktadan başka bir noktaya taşıma yeteneği yoktur.

Yüzen Bebekler

Son yıllarda en çok şaşırılan olaylardan biri yeni doğan bebeklerin yüzme becerisinin keşfi oldu. Anne veya babanın göbekten desteğiyle yüzüstü ılık suya bırakılan bebeklerin hiç bir şekilde panik yapmadan otomatik olarak nefesini tuttuğunu ve gözleri tamamen açık halde  su altı manzarasını izleyerek mutlu mutlu yüzdüğü gözlemlenmiştir. Eğer göbekten destekleyen el çok yavaş çekilirse bebek kol ve ayak hareketleriyle yüzme hareketleri yapmaya başlar ve suda hareket eder.

Ana rahminde mi öğreniliyor?

Tabii ki ilk akla gelen son dokuz ayını geçirdiği sıvı ortamını anımsattığı için bebeğin su içinde kendisini evinde gibi hissetmesidir. Ancak bu açıklama hatalıdır. Ana rahminde bebek henüz ciğerlerini kullanmaya başlamamıştır ancak suda yüzerken solunumunu kontrol edebilmektedir.  Ağız kısmı suyun altına indiği anda nefes alıp verme hareketleri otomatik olarak bastırılır. Ana rahmi içinde yüzecek alan olmadığı halde, suyun içinde bırakılan bebek kol ve bacakları uyumlu bir şekilde kullanarak belirli bir hızda hareket eder.

Sudan gelen köklerimiz

Yeni doğan bebeklerin yüzmesi ilk kez sergilenen bir harekettir. Bu hareket ana rahminin değil evrimimizin başlangıç aşamalarından birinin temsili olarak açıklanabilir. Bebek üç ila dördüncü aya geldiğinde eylem kaybolur. Bu dönemden sonra bebek suya konulduğunda paniklemeye başlar ve yüzme yeteneğinin geri dönmesi uzunca bir zaman alır. Çocuğun birkaç yaş daha büyüdüğü dönemde yavaş yavaş edinilmesi gereken, öğrenmeye dayalı bir beceri haline gelir.

Önemli olarak şunu da vurgulamak gerekir ki yeni doğmuş bir bebeği yüzdürmeye çalışmak olağanüstü bir deneyim olsa da son derece dikkatle yaklaşılması gereken bir konudur. Bebek birkaç santimetrelik bir havuzda suda bile kolayca boğulabilir. Yüzerken “göz kulak olmak” olmak gerekir. Ayrıca daha önce de belirttiğimiz gibi suyun normal havuzlardan daha ılık olması gerekir. En önemlisi ise bol klorlu yetişkin havuzlarında yüzdürmemeniz gerekir. Bebekler su altında gözlerini açık tuttuğu için sert kimyasallar hassas gözlerine zarar verebilir.