Bebekle Uçak Seyahati

Bebeklerimizle yapacağımız ilk uçak yolculuğu eminim ki tüm anne babaların gözünü korkutan bir konudur. Ancak biraz hazırlık ve sakin düşünerek hem bebeğiniz hem de sizin için seyahatinizi güvenli ve konforlu hale getirmeniz mümkün. Hele de yanınızda eşiniz veya bir tanıdığınız var ise durum daha da kolaylaşıyor.

İlk olarak, bebeğinizin bu seyahat için uygun ayda olup olmadığını bilmeniz gerekir. Doktorumun dediğine göre, sağlıklı bir bebek ilk ayını doldurduktan sonra risksiz bir şekilde uçakla seyahat edebilir. Ama bebeğinizde herhangi bir enfeksiyon ya da sağlık sorunu varsa hem kendileri hem de diğer yolcular açısından seyahat etmemeleri daha iyi olur. Tabii bebeğinizin sağlığı için acil bir durum var ise doktor kontrolünde binebilirler. Bunun yanı sıra; kısa uçak mesafeleri bebeklerin uyku düzeninde pek bir etki bırakmıyor. Hele bir de uyku saatlerine denk getirirseniz daha iyi oluyor. Ülkeler arası uçulan uzun saatli yolculuklarda ise bebek 12 aylık olana kadar jetlag gibi bir sorun pek yaşanmıyor.

Gelelim diğer önerimize. Uçakta veya havalimanında beklenmedik bir durumla karşılaşmamak adına bir çanta hazırlamak gerekli. Siz elinizde olabildiğince az eşya ile seyahat etmeye çalışın, yani bagaja çoğu şeyi verip, kabin kısmına bebeğiniz ve sizin için çok elzem eşyalar ile binin. Bebeğinize hazırlayacağınız çantada; rahat yedek kıyafetler, yedek biberon ve emzik, en sevdiği oyuncaklar, yeterince bebek bezi, alt değiştirme örtüsü, ıslak/kuru mendil, mevsimine göre üstüne örtü ve bebeğinizin kimlik kartını ekleyin. 6 aylıktan büyük ve ek gıdaya geçmiş bebekleriniz için ise, öğünlerine hazırladığınız yemekleri termal bir çanta içinde saklayarak uçak içine alabilirsiniz. Buna formül mama ve önceden sağılmış anne sütü de dahil. Uçağın rötar yapma ihtimalini de göz önünde bulundurarak yemekleri yanınıza fazlaca almayı unutmayın.

Emzirmek ise en önemli konumuz diyebilirim. Emzirmekten ne utanın ne kaçının, bunu her anınız için söylüyorum. Uçakta iniş ve kalkışta oluşabilecek basınç farkını dengelemenin en iyi yolu emzirmek. Eğer bebeğiniz emmiyor ise emzik vererek veya biberonla sıvı vererek de bunu sağlayabilirsiniz. Ben tüm bu çözümleri uçak kalkış için en ön sıraya gelip hızlanmaya başladığında yapıyorum, çünkü bazen uçaklar kalkış kuyruğunda bekleyebiliyor. Bir de bebeğimin kulağının ne kadar tıkandığını anlamak adına kendimce bir yöntem uyguluyorum. Benim kulağım tıkandığında hemen yutkunmuyorum ve onunkinin de ne zaman tıkandığını paralel bir şekilde anlamaya çalışıp, kendim yutkunacaksam onun da yutkunmasını sağlıyorum.

Beni ve bebeğimi etkileyen en sıkıntılı konu ise uzun süre sabit bir şekilde kapalı ortamda kalmak. Bebekler genellikle kapalı, havasız ve sıkışık ortamlarda çok bunalırlar. Bu sebeple ön taraflardan koltuk seçimi yapmak ve uçağa en son binerek en erken iniş yapmak bebeğinizi biraz rahatlatabilir. Yeriniz ortalarda veya arkada ise ve yolcular inmek için ayağa kalkıp bir kuyruk oluşturduysa, sakince yerinizde bekleyip bebeğinizle oynayarak uçağın boşalmasını bekleyin. 2 yaş altı bebekler için koltuk gerekmezken, 2 yaş üstü bebekleriniz için check-in yaparken rahat bir yer vermelerini rica edebilirsiniz. Ayrıca, 2 yaş altı için bebek kemeri kullanmanız gerekecek, 2 yaş üstünde ise bebek koltuğu; her iki durumda da içinizi ferah tutun; çünkü kabin görevlileri size çok yardımcı olacak.

Benim son zamanlarda en çok soruna rastladığım konu ise bebek arabasının uçakta ne şekilde muhafaza edildiğidir. Bebek arabasının resimlerini mutlaka uçağa binmeden önce detaylıca çekin. Ne alaka diyorsunuz değil mi? Şöyle ki, eğer uçaktan inince havayolu şirketi tarafından arabaya bir zarar geldiyse ve rapor tutturmanız gerekecekse bu resimlere ispat için çok ihtiyacınız olacak. Çünkü her zaman nazik davranmayabiliyorlar. Uçağa binmeden önce valiz teslim ederken size ücretli/ücretsiz araba poşeti verecekler. Arabanızı onun içine koyup, körük başında teslim edip yine oradan almak istediğinizi belirtin. Tek başınaysanız bile hiç endişe etmeyin çünkü havayolu personeli dahil diğer yolcularda çok yardımsever oluyorlar bu konuda.

Sözün kısası, ben uçağa her bindiğimde hep ağlayan ve onu susturmak için uğraşıp eli ayağı dolaşan annelere denk gelirdim. Hatta bu sesli durum beni çok rahatsız eder ve bir gün öyle olmaktan çok korkardım. Ama bu güne kadar kaç defa uçağa bindiysem bebeğim uyuyor da olsa uyanık da olsa sorunsuz ve güzel bir yolculuk yaptım.

Asıl mesele kafayı biraz rahat tutup, sakin kalarak, duruma göre hareket etmek ve anneliğinize güvenmek.

 


kişi tarafından beğenildi      999 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share