Deniz Önder\'den "Sigarayı Nasıl Bıraktım?"

Bu yazıyı Annemisin konuk yazarımız Deniz Önder sizin için yazdı.

Çok uzun yıllar, çok keyif alarak, çok fazla sigara içmiş bir insan olarak; bu yazı "sigaranın sağlığa zararları" üzerine değil içiciler, okumaya devam edebilirsiniz. Bu yazı sadece ben neden bıraktım ve hayatımda neler farketti üzerine. Siz de bırakın demem. O konuşmalar sadece en yakın arkadaşıma saklı, ne de olsa bir yancı istiyor insan kendine :)

Öncelikle kısa bir süre önce sigara içmeyen bir adamla evlendim. Bu aslında başlı başına bir sebep olmasına rağmen biz özgür ruhlu kadınlar, kendimiz ikna olmadan atmayız böyle bir adımı tabii ki. Senelerdir koku ve erken yaşlandırması korkusuyla -evet kesinlikle sağlık değil- aklımdan geçip duran bırakma niyeti çocuk yapma niyetinin baş göstermesiyle birlikte sadece bir niyet olmaktan çıkıp amaç oldu. Kendime bir tarih koydum, o tarihe kadar keyfini çıkara çıkara içtim sigaramı ama o son sigarayı söndürmek yine de zor oldu.

En zoru bana sorarsanız ilk gün oldu. Vücudum bana isyan etti, bende bana isyan ettim ama o günü sigarasız bitirdik. En önemli konu kendinizi oyalamanız. Ben kocaman bir yapılacaklar listesi hazırladım kendime keyifle sigaralarımı içerken, içemeyeceğim günler için ve günün her anını ya iş yaparak, ya köpeğim Bolt'la yürüyerek, ya da evin en sevgili noktası mutfağımda yemek yaparak geçirdim ilk 10 gün. Canım sigara istediğinde saate bakmaksızın Bolt'u alıp sokağa attım kendimi. Öyle yaptım, böyle yaptım ama başardım! 2 aydır vücudum temizliyor kendini. "Ah bir tane olsa da yaksam" demiyor muyum? Keyif alarak sigara içmiş bir insan olarak tabii ki diyorum ama yakmıyorum. Gün gelince keyif için nadiren bir kadeh şarabın yanında, ya da güzel bir gün batımında bir tane yakabilirim belki ama önce kendime güvenmem gerek ikinciyi yakmayacağıma.

En güzel yanı ne biliyor musunuz? Verdiği gurur; içen bilir bırakmak kolay değil. Tabii her sabah ağzınızda sigara tadı olmadan uyanmak, kendi saçınızın kokusundan rahatsız olmadan yatağa girebilmek, sürekli herkes içerde keyifle yemeğini yerken tek başına buz gibi havada sokağa çıkıp durmamak, yemeklerin hepsinin tadını daha baskın şekilde alabilmek -ki bir aşçı olarak bu benim için önemli bir nokta-, nefes alırken bir kedi misali hırlamamak da şu anda aklıma gelen ekstralar. 

Bırakırsınız bırakmazsınız, kimse değil sizin karar vermeniz önemli. Tabii eğer benimki gibi bir sebebiniz varsa aslında orda sizin seçiminiz olmaktan çıkıyor bence konu. Eğer siz de benim gibi pranganızı kırmak istiyorsanız size iki tavsiyem var; 

-Kendinizi surekli oyalayin,

-Sigara paralarını biriktirip kendinize bir hediye alin.

 


kişi tarafından beğenildi      3647 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share