3.5 yaşındaki oğlumun alerjisiyle yaklaşık 4 aylıkken tanıştık.

İstanbul'da bronşit teşhisiyle yanlış tedaviye başlandı ve şişelerce antibiyotikler bitirdik. Mersin'e döndüğümüzde doktorumuz ( Prof. Dr. Esat Yılgör) alerjiden şüphelendi ve günlerce sonuçlarını beklediğimiz testler bize şöyle diyordu:  ‘’Zor bir hayat sizi bekliyor! ‘’

  • İnek sütü yok.
  • Dana eti yok.
  • Cici bebeler, hazır bebek bisküvileri yok.
  • Yumurta yok.
  • Pastaneye girmek yok.
  • Restoranda çocuğuna sipariş vermek yok.
  • Marketteki abur cubur reyonları yok.
  • Doğum günü pastaları yok.
  • Dondurma yok.

E tabi bu liste 16 ay emziren anne için de geçerli :(

Rüzgar, çoğu alerjik çocuğa göre şanslı.. Yiyemediği birçok gıdanın alternatifi var.

Paketli hiç bir gıda evimize girmiyor evet ama keçi sütü- kuzu eti gibi gıdalara iznimiz var. Çikolatalı sütler-ekler-pizzalar her şey ama her şey evde yapılıyor. Ama tam anlamıyla yapılıyor:) Markete girdiğinde alabildiği tek şey lollipop!

Ama Rüzgar, artık ona çikolata ikram edenlere  ‘’olmaz benim alerjim var’’ demeyi öğrendi. Annesi de dışarda gördüğü her şeyi, bir şekilde oğlunun yiyebileceği şekilde pişirmeyi..

Not: Yumurtasız kek de kabarır!