Dinliyor musun?

5.sınıftan beri günlük tutuyorum. Ama öyle hergün yazılan ve "sevgili günlük" diye başlayanlardan değil :) Bazen günde beş kere yazılan, bazen de bir ay dokunulmayan, her şeyinizi anlatmanızı bekleyen bir dost gibi.

Eleştirmeyen, isteseniz de cevap vermeyen, yorum yapmayan, neden "öyle" yaptığınızı ya da yapmadığınızı sorgulamayan bir dost gibi. 

Ama büyüdükçe günlüğümdeki böyle yazılarım azalmaya başladı. Neden? Ya birisi bulursa? Ya birisi benim sadece "o anımı" yansıtan duygularımla, düşüncelerimle beni yargılarsa? Ben de ilk önce kendime gizli bir alfabe oluşturdum. Böylece bazı yerlerde rahatça istediğim herkes ve herşey hakkında yazabiliyordum. Sonraları da artık bazı düşünce ve duyguları kendime saklamaya karar verdim. Yazma ihtiyacım içimde dalga dalga kabardığında ise yazdım ama yırtıp attım. 

Oysa ne kadar önemli bir ihtiyaç değil mi ? Karşınızdaki kişinin sadece size cevap vereceği anı beklemeden sizi dinlediğini bilmek. Anlattığınız şeyleri size kızınca ya da haklı olduğunu kanıtlamak için yüzünüze vurmayacağını bilmek. Bazen sadece "içinizi dökmek için" anlatabilmek. Çünkü "duygu" dediğimiz şey geçip gitmiyor mu? Sizi sevinçten havalara uçuran şeye, kızgınlıktan deliye döndüren kişiye bir süre sonra farklı bakmıyor musunuz ? O zaman neden karşımızdakini sadece "dinlemiyoruz" ?

Bir düşünün: Konuşmaktan en çok keyif aldığınız arkadaşlarınız, aslında sizi en iyi dinleyenlerdir. 

Dinlemek önemli bir beceri ve iletişim kurduğumuz tüm canlılar bizden böyle bir beceri göstermemizi bekliyor. O yüzden bırakın çocuğunuz ona uygun olmadığını söylediğiniz halde, ayrılamadığı arkadaşından size yine dert yansın. 

Bırakın eşiniz, o önemli toplantısını anlatmasını beklediğiniz halde sadece nefesini duyursun size.

Bırakın elektrik kesildiği için seyredemediğiniz diziye üzülmeyi, açık pencereden gelen kuşların cıvıltılarını dinleyin.

Bırakın arkadaşınızın eşi hakkında söylenmeleri bitsin de ona öğüt vereceğiniz anın gelmesini. Dinleyin bakalım aslında nedir onu üzen ?

Karşınızdaki kişinin ihtiyacını iyi anlayın. Her zaman öğüt istemiyor insan. Bazen en derin duygularını yazarak bir kitabın sayfaları arasına saklamak ister gibi "dinlenmek" istiyor...


kişi tarafından beğenildi      275 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share