Saklambaç oynarken kendimi mutfakta buldum

Bana kısaca Yaso diyebilirsiniz. Çocukkende öyle derlerdi. Bitek annem Yasoş der, ‘’ş’’ eki ona özel.

Neyse.

Size birazcık ‘’gelişimimden’’ bahsetmek istiyorum, ki nasıl büyüdüm koca kız oldum bilesiniz.

Her kız çocuğu gibi babasına aşık, her çocuk gibi anneannesine tapan ve tabii ki her insan gibi annesine hayran bir birey olduğumu söyleyebilirim. Küçüklüğümden beri aşırı çok çalışan ebeveynlerim sayesinde, tüm zamanımı sokaklarda abimin minik kuyruğu,oyunların fasulye kahramanı olarak ve anneannemin çay toplantılarında ‘’en tatlış küçük torun’’ ünvanımı kazanarak geçirdim.

Şimdiki çocukluklara bakınca oldukça verimli bir büyüme sürecinden geçtiğimi söylesem abartmış olmam. Sapanla cam kırma, hırsız-polis, saklambaç, yakan top, istop, zil çalıp kaçma, kutu kutu pense elmamı yerse, sandalyeyi kaptım filan hepsini bilirim. Çift kale maçta fasulye golcü olmuşluğumda boldur.

Ama asıl en başarılı olduğum alan gayet tabii ki yemek yapmaktı.

Henüz pişirme evresine geçememiştim ama yapma eylemi kesinlikle başarı ile sonuçlanmıştı. Biraz önce bahsettiğim gibi çok geç saatlere kadar çalışan ebeveynlerim sayesinde evde abime bakmakla başlayan bir domestik hayatım vardı, büyüklere göre ‘'ileride çok iyi bir ev hanımı olacaktım’’...

Kapıyı yabancılara açma, evi asla dağıtma, yemekleri ısıt veya yumurta kır omlet yap, çamaşırları renklerine göre kirliye at ve tabii ki sabah kalktığında yatağını topla.  ‘’Aaa pes canım daha neler??’’ diyenlerinizi duyar gibiyim, ama hepsi doğru.

Yemek yapmak konusunu birazcık açmak istiyorum çünkü sizlere 24 senelik tecrübemle sabit tarifleri ilerleyen günlerde paylaşıyor olacağım (2 yaşımdan sonra hesaplıyorum, malum kaşık tutmayı ancak öğreniyoruz.)

Sağolsun annem evde olduğu zamanlarda, abim ve beni mutfaktan uzak tutmazdı. Tezgahın tam üstünde, tahta kaşıklar elimizde, un suratımızın heryerini kaplarcasına ‘’hamur’’ yapmakla başladı mutfak serüvenimiz. Bu arada annem ve babam ikiside mükemmel yemek yaparlar, abim ve ben profesyonel olarak gastronomi mezunuyuz. Yani anlayacağınız bizim evde şef çok!

Son iki senedir meditasyona sarmış olan ruhumla mutfakta çok eğleniyoruz. Hem ruhumu hem midemi besliyorum.

Bir sonraki yazımda ufaklıklara sevdirebileceğinizi düşündüğüm özgün ve yaratıcı tariflerimi sizlerle paylaşmaya başlayacağım. Özgün diyorum ama tabii ki sizinkilerle benzerlikler olacaktır. Elimden geldiğince farklı fikirler ile size ilham vermeye çalışacağım diyelim.

Bir yandan ruhu besleme tariflerimide aralara serpiştirebilirim.

Annelerin arasına hoşbuldum, şimdilik hoşçakalın.

Not: İçeride beni bekleyen bir kızım var, yemek bekler. Kendisi dört ayaklı ve biraz tüylü, eee bildiğiniz üzere henüz doğurmadım.

Sevgiler,

Yaso


kişi tarafından beğenildi      1551 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share