NASIL GEÇTİ HABERSİZ

Sahilde, müzik eşliğinde tempolu bir şekilde yürürken karşıdan gelen hamile kadını fark ediyorsunuz. Yürüyüşünün hayli tuhaf görünmesini, göbeğinin çok büyük olmasına bağlıyorsunuz. Muhtemelen doğuma az bir süre kalması nedeniyle yürürken zorlanıyor ve böyle yürüyor diye düşünüyorsunuz. Aklınıza ilk hamileliğiniz geliyor ve istemsiz gülümsüyorsunuz. Hamileliğinizin ilk ayından itibaren neredeyse her hafta yarım kilo olmak üzere kilo almaya başladığınızı ve bunun için her gün bir saatlik yürüyüşlere çıktığınızı hatırlıyorsunuz. Hele ki 33. hafta itibariyle yürüyüşünüz iyice tuhaflaşmıştı, çünkü fazlasıyla büyüyen göbeğinizle sağa- sola çarpmadan yürümek için uğraşıyordunuz. Maalesef ki dengeyi sağlamak gerçekten çok zordu. Evet, dışarıdan çok komik göründüğünüzün farkındaydınız ama yapabileceğiniz bir şey yoktu. Üstelik evde otururken, uzanıp yatarken, dinlenirken, uyurken zaten yeterince zorlanıyordunuz. Göbeğinizi ve bebeğinizi rahat ettirecek pozisyonu bulup da geceyi huzur dolu bir uyku çekerek geçirmeniz bazı zamanlar imkansız oluyordu. Uzandığınız zaman da ellerinizin, parmaklarınızın, bileklerinizin uyuştuğunu, ara ara karıncalandığını hissediyordunuz. Diğer bölgeleriniz gibi eliniz, ayağınız şişiyordu ne de olsa. Bu şişkinlikler bazı zamanlar, özellikle eklemlerinizde olmak üzere vücudunuzun bazı bölgelerinde ağrıya sebep oluyordu. Bileklerinizde ve ellerinizdeki ağrılar için doktorunuz bileklik takabileceğinizi söylemişti ama siz pek tercih etmemiştiniz.

Sonraaaaa mesela hamilelik döneminin cinsellik açısından en hareketli dönemini de 33. haftada yaşamıştınız. Kendinizi olduğunuzdan daha seksi ve çekici bulduğunuz bir dönemdi bu dönem, kabul edin! Eşiniz de sizin gibi düşünüyordu üstelik, hmmm harika!  Bu açıdan keyifli bir hafta geçirdiğinizi söyleyebilirsiniz. Neyse ki plasentanın rahim içerisinde anormal bir yerde konumlanması, açıklanamayan vajinal kanama, karın krampları, rahim boynuyla ilgili sorunlar, genital herpes (erkeklerde penis, kadınlarda vajina çevresinde çıkan ve bulaşıcı özellik gösteren uçuk.) ve cinsel yolla bulaşan vb. türden bir rahatsızlıkla karşılaşmadınız da hamilelik döneminde  cinsel hayatınız sağlıklı bir şekilde devam etti.

Bebeğiniz artık o kadar büyümüştü ki uterusunuzda daha az amniyotik sıvı ve daha fazla bebek vardı. Doktorunuz karnınızdaki tekmeleri ve yumrukları daha fazla hissetmenizin sebebini aynen böyle açıklamıştı. Bebeğinizin bu hareketlenmeleri sizi rahatsız eder ve bebeğinizin sağlığından şüphe edeceğiniz duruma gelirse sallanan bir koltukta sallanarak, bir doğum topu üstünde salınarak veya elleriniz ve dizleriniz üzerinde leğen kemiği salınım hareketleri yaparak, bebeğinizi sakinleştirebileceğinizi öğrenmiştiniz. Acaba az önce geçen hamile kadın bunu biliyor muydu? “Göbeğinin büyüklüğüne bakılırsa bebeğinin hareketlenmesinden illa ki şikayetçidir.” diye düşünmüştünüz.

Siz bunları düşünüp dururken sahilin başından sonuna kadar yürüdüğünüzü fark etmiyorsunuz bile. Şimdi dinlenmek için oturduğunuz çay bahçesinden, çocuk parkında çığlık çığlığa eğlenen çocuklarınızı izliyorsunuz. Yol boyunca onlar dünyaya gelmeden öncesini düşündünüz ve henüz tırnak ucu kadarken karnınızda olduklarını öğrendiğiniz çocuklarınızın hamilelik süresi dolup da nasıl dünyaya geldiğini, siz zamanın nasıl geçtiğini anlamazken onların hızlıca büyüyüp de nasıl oyunlar oynamaya başlayacak duruma geldiğini bir türlü anlayamıyorsunuz.

Bu mucizenin de ötesinde bir şey diye düşünüyorsunuz, muazzam!


kişi tarafından beğenildi      706 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share