Bu yazıyı Stay-at-Home Panda blogunun sahibi Amanda Elder yazmıştır. 

Eşime bir mektubum var...


Sana karşı sinirli hissettiğim zamanlar, benim evde çocuk bakma dönemine geçip, senin de henüz tıp öğrencisi olduğun dönemlerdi. Yedim, uyudum, uyandım, çocuğumuza baktım ama kendimi hep tükenmiş ve yalnız hissettim. Çünkü sen, benim mücadelemi anlamıyordun. Ben hayatımı durdurdum ama senin ebeveynlik dışındaki hayatın devam etti ve ben sana hep uyum sağladım. Bir dönem sık sık taşındık, hatta bir kez Staten Island'da tek odalı bir bodrum katında bile yaşadık. 

Yıllarca geceleri sürekli çocuğumuzu emzirmek için uyandım. Hayatımız hep bir karmaşaydı. Sen ve oda arkadaşımız uyuyabilin diye, çocuğumuz uyanır uyanmaz onu dışarı çıkardım.

Her zaman olmasa da bazı zamanlar sana gücendim. Hatırlıyorum, bir sabah minnoşumuzla mahalledeki fırına doğru yürürken "Bütün bunları kendi kendime de yapabilirim" diye mırıldanmıştım. Yaşamın kendine özgü belirsizliği yüzünden, aslında mırıldandığım bu cümlenin doğruluğunu düşündüm. Şimdi beş yıldır evde çocuğuna bakan bir anneyim ve hala kendi başıma hayatta kalabilirmiyim diye düşünüyorum..

Duygusal sağlığım bir yana, çocuğuma yeterli yiyecek ve yaşam alanı sağlayabilecek miyim diye merak ediyorum. Daha önce kendi kendine yeten bir kadın olduğumu düşünen ben, bu soruyu bir gün kendime soracağımı düşünmezdim.

Ama dürüstçe cevap vereyim: "Evet, bunu yapabilirim".

Girişken bir yapım var ve bu da beni, evde çocuk bakmakta en çok zorlayan şey oldu. Tabii ki düşünülmesi gereken detaylar var ama bunu yapabilirdim.

Sen, hayatımızı fantazilerinle şekillendiren bir hayalperestsin. Doktorluk yaptığın Kostarika'da macera dolu bir hayatımız oldu.

Sen olmadan hayat için bir vizyonum yok, "Biz" neredeysek evimiz orası. New Jersey'de çok özlediğim kardeşim yaşıyor olsa da , ne onun yanına ne de başka bir yere tek başıma gitmem.

Şu anda ihtisas dönemindesin ve bazen ayda 26 gün, günde 27 saat çalışıyorsun. 

"Teknik olarak, bunu kendim yapabilirim". Artık bavulları toplama ve bebekleri taşıma konusunda bir uzmanım. Aynı anda hem banyoyu temizleyip, hem de saklambaç oynayabiliyorum. Kurabiye almak için, gizlice markete gidip, birçok yemeği tek elimle yapabiliyorum. Ama tüm bu kapasite ve yeteneğime rağmen senin eve geleceğin saati iple çekiyorum. Bu, umutsuz bir şekilde, senin bir sonraki bezi değiştirmene ihtiyacım olduğu için değil, tamamen seni istediğim için.

Benim, senin minik motosikletleri taşımana ya da ailece yürüyüş yaparken çocuklara tırmanacak ağaç bulmalarını söylemene de ihtiyacım yok. Benim, senin elimi tutmana ve benimle konuşmana ihtiyacım var.

Bütün bulaşıkları yıkayabilirim, kaybolan ayakkabı tekini de bulabilirim ama seninle birlikteyken kahvenin tadı bile daha güzel.

Çocukları tek başıma uyutabilirim ama seninle birlikteyken dolunay daha dolu ve ben ona daha fazla hayranlıkla bakabiliyorum.

Oğlumuzu karate dersine kendim götürebilirim ama ordaki sevimli kız, Javin'in partneri olduğunda ya da başka bir çocuk Javin'in tekmelerini düzeltmeye çalıştığında, yanımda sen olduğun kadar güzel gülümseyemiyorum.

Benimle, haksızlık olmasın diye ya da hayatta kalma içgüdüsüyle ebeveynlik sorumluluğunu paylaşmana ihtiyacım yok. Benim, senin bunu eğlenceli bulduğun için yapmana ihtiyacım var. Bütün eğlenceli anlar seninle daha eğlenceli, bütün sevimli anlar seninle daha sevimli. cümlenin düzenini bozuyorum ama tüm kötü zamanlar da seninle daha az kötü.

Yani kısaca hayat seninle çok daha güzel.

Biz, sadece birbirine yardım eden anne-babalar değil, hayatı birlikte deneyimleyen bir çiftiz. Aynı gerçekliği yaratıp, yansıtıyoruz ve bu da herşeyi daha da anlamlandırıyor.

Güzel bir gün batımında sen "Şuna bak" dediğinde tüm renkler daha parlak ve büyüleyici geliyor.

Sana sadece işlevsel ya da dünyevi nedenlerden dolayı ihtiyacım yok, senin beni anlamana ihtiyacım var.

Güldüğümde sebebini anlıyorsun, sessiz kaldığımda aklımı okuyorsun. Sen benim, hem güvensizliklerimi hem de güçlü yanlarımı seviyorsun ve bu anlayışlılığın da bana kendimi doğrulatıyor. Seninle, sanki kendimizin farkına birbirimiz aracılığıyla varan, aynı kaynaktan iki bireyiz.

Evet bunu teknik olarak kendi başıma yapabileceğim doğru ama ben bunu her zaman seninle yapmayı tercih edeceğim...