Merhabalar!

Hatırlayacağınız üzere bir önceki yazımda Maria Montessori’den ve Montessori Eğitimi’nin içeriğinden bahsetmiştim. Devam niteliği taşıyan bu yazımda da Montessori eğitimini evinde uygulamaya başlamak isteyen aileler için birkaç ipucu ve yönerge vermek adına yazıyorum.

Öncelikle Montessori eğitimini uygulamak için bir yaş sınırı olmadığını bilmenizi istiyorum. Çocuğunuzun yaşam dönemleriyle paralel şekilde ilerleyebileceğiniz ve çocuğunuza günlük hayata dair beceriler kazandırırken aynı zamanda da çocuğunuzun zihinsel, fiziksel ve psikolojik gelişimini desteklediğiniz bu eğitim sistemi doğumla birlikte başlar. Bebeğinizi kucağınıza aldığınız andan itibaren uygulayacağınız çalışmalarla, onun beyin ve zeka gelişimini destekleyebilirsiniz.

0-3 yaş döneminde çocuklar bilinç dışı olarak, yaşadıkları çevredeki her şeyi kaydederler. 3-6 yaş arası dönemde de bilinç dışı dönemden bilinçli döneme geçerler ve bilinç dışı bildiklerinin bilincine varırlar. 0-6 yaş arasındaki çocuğun kendini inşa ettiği bu dönem kaydedici zihin tarafından gerçekleşir. Çocuk neye maruz kalırsa onu alır ve hayatımızın diğer yıllarında bu dönemdeki kadar etkili bir öğrenme tekrar sağlanamaz. O yüzden çocuklar bu dönemde ne kadar çok uyaranla karşılaşırsa zeka gelişimi de o derece ilerleyecektir. Şimdi Montessori eğitimine başlarken işinize yarayacak birkaç ipucu vermeye başlıyorum:
 

  1. Çocuğun gelişimini ve ilgi alanlarını iyi gözlemleyerek materyalleri o yönde hazırlayın.
  2. Çocuğun hazır bulunuşluğuna dikkat ederek çalışma sunmaya özen gösterin.
  3. Çalışmanın sadece tek bir kavramı vermesine dikkat edin. Çocuğun kavram karmaşası yaşamaması ve diğer uyaranlarla dikkatinin dağılmaması için özen gösterin.
  4. Çalışmayı kullanım alanı belli olacak bir şekilde (bir tepside, masada, sepette vb.) hazırlayın. İlgi çekici nesneler ve uyumlu renklerle estetik özenli hazırlanan çalışmalar çocuğa daha güzel gelecek ve çalışmayı daha çok isteyecektir. Güzellik konsantrasyonu arttırır.
  5. Materyali hazırlarken sağlık ve estetik açısından uygun olmadığından; yumurta kabı, tuvalet kağıdı rulosu, pet şişe, deterjan ve ilaç kutuları kullanmayın.
  6. Çalışmaları kolaydan zora doğru giderek sunun. Bir önceki çalışma bir sonraki çalışmanın temelini oluşturur.
  7. Çocuğu çalışmaya davet edin. “Bugün sana avuçlayarak aktarma çalışmasını göstermek istiyorum, lütfen benimle gel.” cümle kalıbını kullanın. Böylece reddetme olasılığı azalır. Eğer teklifi reddederse daha sonra, çocuğun hazır bulunuşluğundan emin olduğunuz bir zamanda tekrar teklifte bulunun. Israr etmeyin.
  8. Çalışmayı baştan sona önce siz sunun. Çalışmayı sunarken sadece vermek istediğiniz kavramı söyleyin, az kelime kullanın. Çocuklar sözlerimizi değil yaptıklarımızı daha iyi algıladıkları için çok konuşmaktan kaçının.
  9. Sunumu bitirip çalışmayı ilk haline getirince, çocuğa “Sende yapmak ister misin?” diye sorun. İstemezse çalışmayı kaldırın.
  10. Çocuk çalışmayı uygularken yanlış ya da farklı yollardan yaparsa müdahale etmeyin. Müdahale etmek başarısızlık hissettirir ve çocuğun çalışmadan soğumasına sebep olabilir.
  11. Çocuğun çalışmayı sonuna kadar bitirmesini bekleyin ve sonra rafa kaldırın. Yanlışlarını, eksiklerini not alıp, bu çalışmayı daha sonra doğrusunu yapana kadar tekrar sunmaya devam edin.
  12. Eğer evde uyguluyorsanız, çalışmaların devamlı duracağı ve çocuğun rahatlıkla ulaşabileceği raflı bir alan oluşturun. Çocuğunuzun gelişimine göre rafları güncelleyin.
  13. Çocuk istediği zaman başarılı bir şekilde tamamladığı çalışmaları tekrar yapabilir. Bu şekilde bir materyalden daha farklı çalışmalar üretip bu yeteneğini geliştirecektir.
  14. Evde uygulayacağınız zaman bir anne/baba olduğunuzu unutmayın. Her şey her zaman rast gitmeyecektir. Çünkü siz onun öğretmeni değil annesisiniz/ babasısınız.
  15. Çocuğunuzun yaşı geldiğinde imkânınız varsa bir Montessori ana okuluna gönderin. Okuldaki deneyimli eğitimcilerle çocuğunuzda var olan potansiyel en üst seviyelere çıkarılacaktır.