Merhabaaa canım okurlarım!

Cemrenin önce havaya ve suya, sonra toprağa düştüğü bu taze bahar günlerinde, güzel havayı fırsat sayıp parklarda, bahçelerde, deniz kıyılarında yani açık havada zaman geçiren yaşıtlarımın tarafında yer almaktansa, bahar temizliğine girişen kadınlarımızdan olmayı tercih ettim veee evimin her köşesini dip bucak temizledim. Ooooh ne mutlu bana! Oğlan anneye, kız babaya düşkün olur derler bilirsiniz ama ben küçüklüğümden beri bu tarz işlerde annemin yanında, onu örnek alarak büyüdüm. Freud’un fallik dönem dediği 3-5 yaş döneminde yaşadığımızı öne sürdüğü elektra kompleksi bana pek uğramamış anlayacağınız! O zamaaan hazır söze başlamışken bebeğiniz büyüyüp cinsel kimliğinin farkına varmaya başladıktan sonra muhtemelen karşı karşıya kalacağınız iki durumdan bahsedeyim: Electra ve Oedipus kompleksi.

Sigmund Freud Yunan mitolojisiyle yakından ilgilenir, mitolojideki tanrıların adlarını kendi kuramına ait terimler için kullanacak kadar bilgi sahibi olurdu. Talebelerinden birine tecavüz ettiği için Pelops tarafından lânetlenen Thebes’in kralı Laius ve Jocasta’nın oğlu Oedipus, bilmeden babasıyla savaşıp onu öldürür ve karısıyla, yâni öz annesiyle evlenir ve hazin hakikati öğrenince gözlerini oyarak çıldırır. Lânet gerçekleşmiştir! Freud bu temayı 3 ilâ 5 yaş arasında annesine çocuksu bir aşkla bağlanarak babasına kızan erkek çocuklarını tasvir etmek için kullanır. Bu dönemdeki çocuk, babasının bu aşkını fark ederek kendisini iğdiş ederek cezalandıracağından korkar. Buna Oedipus Karmaşası denir. Zamanla çocuk bu fikri aşıp babasıyla özdeşleşip onu benimser.

Peki, aynı dönemde kız çocuğu neler yaşamaktadır? Teorisinin bu kısmını da bir tarihî Yunan eserinden, Sophocles’in diğer bir meşhur oyunu olan Agamemnon’la Clytemnestra’nın kızı Electra hakkındaki eserden ilhamla adlandırır. Buna göre, erkek kardeşinin, anneleri Clytemnestra’yı öldürerek babası Agamemnon’un ölümünün intikamını almak isteyen Electra’nın hikâyesi kız çocuklarının yaşadığı karmaşayı tam olarak sembolleştirir. Electra Karmaşası adını verdiği bu dönemde 3 ilâ 5 yaş arasındaki kız çocuk bir penise sâhip olamamasının sebebinin, babasına karşı duyduğu aşk sebebiyle çok önceden annesi tarafından iğdiş edildiğini olduğunu düşünür. İstemeye istemeye annesiyle özdeşleşip onu benimser ama bu eksiklik, hasret ve haset de ömür boy sürer.

3 ile 5 yaş aralığında çocuklar, hemcinslerine karşı yoğun bir öfke, karşı cinslerine ise yoğun bir ilgi ve sevgi duymaktadırlar. Bir erkek çocuğu annesine karşı yoğun bir sevgi beslerken babası ile de bir tür rekabet içerisine girmektedir. Bu rekabet zaman zaman babaların, erkek çocukları ile olan ilişkilerini de etkilemektedir. Çünkü kendileri ile rekabet etmeye çalışan küçük çocuklarının yaptığı eylemlerden dolayı öfkeye kapılabilmektedirler. Halbuki babalar bu sayede erkek çocuklarına “kendileri ile rekabet eden birisine karşı öfke duymayı” öğretmektedirler. Bu karmaşık duygular içerisinde erkek çocukları annelerinin gözüne girmek ve babalarını annelerinin hayatlarından egale etmek için çeşitli oyun ve eylemlere başvururlar. Babanın elbiselerini denemeye çalışmak, babası tıraş olurken izleyip tıraş olmaya çalışmak, baba gibi konuşmak, trafikte giderken baba gibi kızmak, argo kelimeler kullanmak bu döneme has davranış şekilleridir.

Kızlar ise 3-5 yaş arası dönemde konumlarını annelerini kendilerine rakip olarak seçerek belirlemektedir. Anneyle sık sık çatışırken, annesinin topuklu ayakkabılarını giyinirken, makyaj malzemeleri ile suratını gelişi güzel boyamış halde, annesinin parfümünü sıkarken bulmak çok sık rastlanılan bir durumdur. Bu zaman diliminde kız çocukları feminiteyi öğrenmektedirler. Feminen davranmayı annesi ile rekabet etme ve babası tarafından beğeni toplayabilme düşüncesi ile öğrenmektedirler.

Şimdi tüm bu anlattıklarımdan sonra çocuğunuz 3-5 yaşlarındaysa onu iyice bir gözlemleyin. Yazdıklarımın çoğunu çocuğunuzda göreceksiniz. Gözlemlediğiniz davranışlar sonrasında telaşa kapılıp yanlış bir şeyler döndüğünü düşünüp çocuğu baskılamak, engellemek ve korkutmak sonraki dönemlerde gerek cinsel gerekse duygusal anlamda problemler yaşamasına sebep olacaktır. Hatırlayın, bundan yıllar önce hangimiz babamıza aşık olmadık? Şahsen benim ilk aşkım hala babam! Ya da erkekler, hanginiz anneniz gibi bir kadınla birlikte olmayı istemediniz? Eminim ki çoğunuz!

Yani sevgili okurlar, telaşa gerek yok. Bu doğal bir süreç. Bence oldukça da sevimli! :)