Yaşamının ilk yılında minik bebeğin kendi özfarkındalığından yoksundur. Düşünebiliyor musun dünyayla ilgili keşfedecek o kadar çok şey var ki, kendisine zaman gelemedi henüz! Ancak bu durum kendi kimliğinin farkına vardığı, hayatının ikinci yılında tamamen değişir.

Ayna testini hiç duydun mu? Sadece birkaç aylık minik bebeğe aynadaki yansıması gösterilince, bebeğin aklına asla kendisine baktığı gelmez. Herhangi bir oyuncağa bakıyor gibi tepki verir. Bir yandan da heyecanlı bir oyuncaktır bu, çünkü hareket ettikçe karşıdaki oyuncak da değişir ve tepki verir! Ne var ki, bebek gerçekten bu dönemlerde kendine baktığından habersizdir. Bir balık veya kuş da aynaya aynı tepkiyi verir. Yaşam alanına ayna yerleştirilen bir hayvan karşısındakinin bir yabancı olduğunu düşünerek saldırıya geçebilir.

15. ayında olan bir çocuk, aynaya el sallar ve karşıdaki görüntünün de ona aynı tepkiyi verdiğini görünce farklı hareketlerle bunu test etmeye devam eder. Birebir taklit edildiğini gören çocuk karşısındakinin başkası değil, kendi olduğunu anlar. Bunun için küçük bir test yapılabilir. Çocuğa aynada kendisi gösterilir ve uzaklaştırılır. Sonrasında kafasına şapka takarak tekrar ayna da kendisi gösterilir. Kendi yansımasını gören çocuk genelde şu iki tepkiden birini verir: Uzanıp kendi yansımasındaki şapkaya dokunmaya çalışır. Bu testi geçemedi demektir. Ancak aynaya bakıp durumu kavradıktan sonra kendi başındaki şapkaya dokunuyorsa testi geçti demektir. Çünkü aynadaki görüntünün kendine ait olduğunu kavramıştır.

Yaklaşık 18. ayına gelen çocuklarda yapılan bu teste çocukların yarısının bu testi geçtiği gözlemlenmiştir. 24. ayda ise bu oranın %75'e kadar yükseldiği gözlemlenir. 3. yaşta ise geri kalan yüzde de bu testi geçer. Yetişkinler için komiklik derecesinde kolay olsa da aslında kavraması çok zor bir durumdur.

Gelişen “BEN”

İkinci doğum gününe yaklaşırken, kendini keşfetme ve ayrı bir varlık olduğunu anlama ve sahiplenme evrelerindedir. Kendi bağımısz varlığına sahip,  tatlı bireyin anlama yetisi giderek güçlenir ve bu da “iki yaş sendromu” (terrible two) diye bilinen fenomeni doğurur. Bu yaşta kendisiyle beraber etrafta gördükleri gibi ayrı bir birey olduğunu keşfetmiş çocuk, benmerkezci ve hayli inatçı bir birey olma eğilimindedir. Her şeyi kendi yapmak istediği şekilde yapar ve yapamazsa da sinirlenebilir. Bu sendrom süresince onu kontrol etmen biraz zor olabilir. Durum kimi zaman bir irade savaşına döner ve anne babaların bu sendrom karşısında stratejik davranması gerekir.