Tüp Bebek Oğlum

8 Nisan 2002. Hayatımın en güzel günlerinden biri.

Çünkü oğluma kavuştuğum gün. Çok bekledim seni çokkk. Önce bilmeden sonra bilerek.

Biz yavrumuza biraz geç kavuştuk. Evliliğimizin 10. yılında seni kucağımıza aldık. Herkesin bir hikayesi var. Bu da bizimkisi.

Evlendik. Birbirimizi tanıyalım dedik. Gezdik, tozduk. Her şey güzel. Tamam sırada iş var. Onu da hallettik. Kariyer de yaptık. Sıra bebişe geldi. 

Geldi de bir terslik var. Eyvah benim bebeğim olmuyor!

Ne kadar sağlıkçı olsan da bütün bildiklerin uçup gidiyor. Detaylı taramalar, geçirilen ameliyatlar, tedavi süreci ve tüp bebek tedavisi.

Ah tüp bebek tedavisi. Kullanılan ilaçlar, yumurta ölçümleri, yumurta toplanması ve sonrasında yumurta transferi. Hem de 3 tane .

En zoru da sonucunu bekleme. Kendini dinliyorsun, gebelik belirtilerin var mı diye! Tetiktesin. Bulantım yok. Canım bir şey istemiyor. Sürekli dua ediyorum. Ne olur olsun diye.

Nihayet  gebelik testine bakılacak gün geliyor. Kanı verdik. Sonuç bir saate çıkacak. O bir saat geçmez mi? Geçmiyor işte.

Sonucu hemşire arkadaşım aldı. Doktorun odasındayız. Ben yüz ifadelerine bakıyorum, bir şey yakalayabilir miyim diye. Doktorum “Beta HCG 124 “ deyince ben ağlamaya başladım. Canım eşim herhalde olmadı demiş. Şaşkın, üzgün. Sonra açıklayınca o da çok sevindi de; 3 tanesi de tuttu mu diye endişelendi. Ama hayata sadece sen tutundun.

Allaha çok şükür sağlıklı, sorunsuz hamilelik geçirip seni kucağımıza aldık. Canım oğlum hayatımıza anlam kattın. İyi ki doğdun. Anne olmanın ne demek olduğunu seninle öğrendim. Koşulsuz şartsız sevginin anlamını bize sen öğrettin.

Hayattaki en büyük pişmanlığım ikinci çocuk için geç kalmış olmamdır. 

Anneler babalar, hayatta bazı şeyler ertelenebilir, bekleyebilir; ama anne ve baba olmayı ertelemeyin.


kişi tarafından beğenildi      4641 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share