Çocuğunuzun Fotoğrafını Paylaşırken İzin Alıyor Musunuz?

2 çocuğumu artık belli bir yaşa getirdim ve beğenilerini, tercihlerini daha net ifade edebilecek, öz bakım becerilerini gerçekleştirebilecek yaşa geldikleri için kendi içime daha fazla dönmeye zamanım oldu. Yazı yazmaya başladığımdan bu yana paylaşımlarımın içeriği de değişti. Buna sebep olan ise şu an bu yazıyı yazmama da sebep olanla aynı.

Bir süre önce şunu fark ettim; çocuklarım, kendi fotoğraflarını paylaşmamı istemiyorlar. Sadece Instagram’da da değil, Whatsapp’da aile grubuna da atmama sıcak bakmıyorlar. Arada sırada ‘Bunu atabilirsin teyzem görsün, abim görsün’ dedikleri fotoğraflar oluyor.  O yüzden bende kişisel hesabımı dondurdum.

Geçen hafta, oğlumun bir duygusunu fark ettim ve artık bunun üzerine, ciddi karar verdim. Olay şöyle gerçekleşti;

Yazılarımı paylaştığım açık hesabımda, altına kurduğumuz diyaloğu da ekleyerek oğlumun okulda yaptığı bir faaliyeti paylaşmıştım. Paylaşımı ona gösterdiğimde yüzündeki mutsuzluk ifadesini görünce, yaptığım yanlışı anladım. Rahatsız olmuştu ve ben ondan izinsiz paylaşmıştım böyle bir şeyi.

Yaptığımdan çok utandım ve kendimi sorguladım. Neden böyle bir paylaşımı yapmaya gerek duymuştum ki! Takip ettiğim kişileri, özellikle anne olanları zaten yıllardır takip ediyorum ve etkileşimimiz vardı. Onların da çocuklarıyla olan paylaşımlarına bakıyorum. Anneler olarak bu çerçevede, hepimiz yavrularımızı paylaşmaktan pek memnunuz. Belki bu yüzden, ‘Bakın bizim oğlan da böyle yapmış’ deme dürtüsü ile paylaştığım sonucuna eriştim kendi içimdeki sorgulamamla.

Hayat da böyle değil mi zaten! Paylaşmayı seviyoruz. Sadece boyut değiştirdi durum. Eskiden- hani şu altın günlerinde- anneler takılarını takar, en güzel ev terliğini çantasına koyar toplanırdı o altın  günlerinde. Çokça ergenlik kız da bu yolda telef olmuş olabilir :) Falancanın oğlu bankada müdür olmuş, ah ne mutlu, filancanın kızı zengin bir koca bulmuş, ah ne şanslı vs. herkes olanı biteni ortaya döküp kendini anlatma derdinde değil miydi Allah aşkına!

Bizler de yaşam biçiminin değişmesiyle -zaten çoğu kişi çalışıp eve yorgun argın dönüyor-, hafta sonunu ev içinde kalarak kim geçirmek ister- kendimizi gösterecek başka platformlar oluşturduk.

Anneler çocuklarını, genç kızlar kıyafetlerini, delikanlılar en iyi profil fotoğraflarını, yazarlar kitaplarını, diyetisyenler en başarı gösteren hastalarını lanse etmek için yarışmıyor mu?

Oğlumun yüz ifadesinden çıkardığım sonuçla, izinsiz değil resmini bir faaliyetini bile paylaşmamaya karar verdim. 

Bu karar, az biraz beni zorluyor itiraf ediyorum, çünkü hayatımda en büyük yere onlar sahip ve gurur duyduğum şeylerini paylaşmak istiyorum yalan yok. Bir yandan da ileride bundan rahatsızlık duyacakları paylaşımlar olursa diye de çekiniyorum. 

Birçok anne, (Buna şu an ben de dâhilim), çocuklarının hayatlarındaki özel durumlar dâhil pek çok paylaşımlarda bulunuyor. Bence artık hepimizin bu konuda alması gereken kararlar olduğunu düşünüyorum.

Bir anne olarak, ileride çocuğumu nasıl etkileyeceği kaygısını taşıyarak bu yazımı paylaşıyorum.

Sevgilerimle,

Dilek Söylemez

“Hayat, ona ne yüklediğinle anlam bulur.” D.S.

Sosyal Medya: @dileginimgeleri


kişi tarafından beğenildi      5064 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share