Blw ile Ek Gıda Serüveni

Bebeğimizin gelişiminde en heyecan verici adımlardan biri, ek gıda... İki bebeğimle art arda bu serüveni yaşamış bir anne olarak heyecan ve sabırsızlığınızı çok iyi anladığımı düşünüyorum. Hele altı aylık olmalarına günler kala :) yemek yerken ağzınıza bakar, yemeğe bakar, ağzını şaplatır. Dayanılacak gibi değildir. Bilinçli anneler bu hareketlerin bebek gelişiminin bir parçası olduğunu bilirler. Bebek ek gıdaya hazır olduğunun sinyalini vermeye başlamıştır. Ebeveynlerini aynalıyor, yemek yemeye adeta kendini hazırlıyordur. Ancak halk arasında “canı çekti yavrumun, göz hakkı var şimdi, o bakarken ben böyle yiyemem” şeklinde yorumlanır.  Yemekler tattırılır, bunu yapmayan annelere de acımasız, gaddar, despot anne şeklinde yuhalamalar gelir :)

Yemek suyu ve gıdaları erken aylarda tatmadığında bebeklerin yemek seçeceğine inanılır. Aslında erken aylarda gıda vermek veya tattırmanın tek sonucu sindirim sistemine verilen hasar olabilir.
 


 

İlk Altı Ay Neden Anne Sütü

Öncelikle çocuk doktorları beslenme uzmanı değillerdir. Dünya Sağlık Örgütü, Unicef, T.C. Sağlık Bakanlığı gibi doktor üstü kurumlar ilk altı ay anne sütü, yokluğunda formül mama derken; doktorların her biri farklı nedenler göstererek, dördüncü beşinci aylarda bebeklerin ek gıdaya başlamaları şeklinde yönlendiriyorlar. Elbette araştıran, öğrenen, kendini sürekli geliştiren doktorlarımız var. Denk gelirsek ne ala :)

Araştırmalar sonucunda, ilk altı ay bebeklerin sindirim sistemi, ek gıdaya henüz hazır olmadığı için, bu üst kurumlar ek gıda verilmemeli diyorlar. Her yerde bağırıyor. Hastahane duvarları, broşürler ilk altı ay anne sütü yazıyor. Hala bu konunun tartışılır olması çok ilginç. Bunun nedeni de doktorlarımızın yapmış olduğu birbirlerinden farklı yönlendirmeler. 

Sindirim sisteminin hazır olup olmadığı bebeğe bakılarak anlaşılamayacağı için, bu alınabilecek bir risk değildir. Bağırsak florasının dengesini bozmaya hiç gerek yok.

Ek Gıda Ne Zaman Vermeli

Altı ay anne sütü ya da formül mama ile beslenmeli. 

Bebeğiniz devrilmeyecek şekilde destekli ya da desteksiz olarak dik oturabiliyor olmalı. Siz yemek yerken istekli hareketler de yapıyorsa, oldu bu iş. :) Ben, bebeklerimin ek gıda ile tanıştığı ilk gün hasta, aç, uykusuz ve huzursuz olmamasına özen gösterdim, bunu size de öneririm. 

Bu altı ay süresince, yemek vakitlerinde aynı sofrada bulunmasına özen gösterin, özellikle son aylarda. Yemek kültürü, daha ek gıdaya başlamadan oluşmaya başlasın. ;)

Ek Gıdaya İlk Adım

Evet sabrettiniz, kimseye kulak asmadınız, yemeğin suyundan vermediniz, çevreden gelen tüm tehlikelerden korudunuz ve bebeğinizin artık hazır olduğuna karar verdiniz. Peki nasıl başlamalı? Ne vermeli? Ne zaman vermeli? Kafada deli sorular. Altı-üstü bir şeyler yiyecek, sıkmayın canınızı, o kadar zor değil. :)

Bebeğinizin ayına uygun, taze mevsim sebzeleriyle başlıyoruz. Belki sizin şimdiye kadar burun kıvırdığınız sebzeleri, bebeğinizle birlikte yerken bulacaksınız kendinizi... Olsun, o bir lokma yediğinde, siz de sevmeye başlarsınız. :)

Tadım Günleri ve Önemi
 



Zaman eskisi gibi değil. Sebze ve meyvelerin doğalını bulmak kolay değil. Yararlı diyerek verdiğimiz gıdalar, bebeğimizi pişik yapıyor, kolunu, bacağını, sırtını kızartıyor, pul pul döküntüler oluyor, hatta ağzını, gözünü kızartıp şişirebiliyor. Evet, alerjiden bahsediyorum. Şimdiye kadar bebeklerimde hiç karşılaşmadığım ve buna sürekli şükrettiğim ama gıda alerjisi, bebeklerde sıklıkla karşılaşılan bir durum.

Alerji bakımından sabıkalı bazı gıdalar olsa da bebeğe göre her gıdanın alerji ihtimali vardır. Bu yüzden miktar önemli. Üst sınırlara dikkat ederek vermeye özen göstermeliyiz.

Evet, bu çok ciddi ve önemli bir konu. Tadım günleri, özellikle bu açıdan çok çok önemli. Sunduğumuz gıdayı üç gün veriyoruz. Bunun nedeni, beklenen reaksiyon hemen kendini göstermeyebilir. Bu nedenle üç gün süre vererek emin olabiliyoruz.

Bazı gıdalar, yer yemez ağız kenarını kızartır ya da farklı bir etki ile kendini gösterir. Bazı reaksiyonlar ise, işte bu üç gün içinde kendini gösterecektir. 

Sonraki sebzeye geçtiğimizde, daha önce sorunsuz tadımı gerçekleşen sebze, meyve ile birlikte verebiliriz. Ancak, özellikle ilk zamanlar kafa karışıklığı oluşturmaması açısından, tek tek sunmanızı öneririm. Bu şekilde ek gıdaya geçtiğinde gıdaları tek tek tanımış oluyor. Kokusunu, dokusunu, rengini keşfediyor. Duyu gelişimine katkı sağlıyor. Örneğin, benim bebeklerim yemeğin içinde havuç, patates gördüğünde tanıyor, sevip sevmediğini biliyor. Bütün şeklini biliyor, kıvamını, tadını bilip ona göre tercih ediyor. Bu, bir bebek için müthiş bir deneyim. Fırsat verilen tüm bebeklerin başarabileceğine emin olun...

Sunduğumuz gıdaları parmak şeklinde, bebeğinizin avucu ile kavrayabileceği boyuta getiriyoruz. Bebeğinizin damağıyla ezebileceği yumuşaklığa gelmesi için ise buharda, fırında, tost makinesinde pişirebilir ya da haşlayabilirsiniz.

Sıvı olan gıdaları bardak, fincan ya da kase ile sunabilirsiniz. Kendisi elleriyle sizi yönlendirerek, sıvının akışını kendisi belirleyecektir.
 

Günde bir ya da size eşlik etmesi açısında iki öğün şeklinde sunabilirsiniz. Sabah saatlerinde vermeniz hem sindirimi hem de reaksiyonu gözlemlemeniz için önemli. Emzirdikten yarım saat, 40 dk sonra ek gıda verilebilir. Tok durumda oturması önemli.

Çünkü bebeğimizin ilk bir sene ana gıdası anne sütüdür. Sağlık Bakanlığı bebek beslenmesinin %90’ının anne sütü ağırlıklı olmasını önermektedir. Ek gıda ile doyması gibi bir beklentimiz elbette yok. Adı üstünde zaten ek gıda ve tadım günleri :) Sadece tadına bakacak ve tanıyacak. Yemek yemeyi, çiğnemeyi, öğürerek güvenle yutmayı öğrenecek. Eğer aç bir şekilde sofraya oturtursanız sinirli ve agresif olabilir. Henüz anne sütünden başka gıda tanımadığı için sunduğunuz gıdalarla ilgilenmeyebilir. 

Öğürmek iyidir. Bebeğinizin güvenle yemeyi öğrenmesi açısından önemli bir aşamadır.

Yaklaşık 9 aylık olana kadar bebeklerde öğürme refleksi dillerinin orta bölümündedir. Bu nedenle yaşadıkları öğürme hareketi boğulmaktan çok uzaktır. Asla karıştırmamalıyız :) Bu zaman dilimi iyi bir fırsattır. Direk gıdanın kendisi ile tanışan bebekler, hangi boyutta lokma ısırabileceklerini öğreniyorlar. Lokmayı ağız içinde çevirmeyi kavrıyorlar. Bunlar bizim düşünmeden yaptığımız basit hareketler olsa da bebeklerimiz için oldukça sıradışı ve karmaşık durumlar. Günden güne yaşadıkları hızlı gelişime şahit olmak ise paha biçilemez.

Ben ikinci bebeğim Mert Ferit’in tadım günlerini her gün paylaşarak bu mutluluğu diğer annelerle beraber yaşamak istedim. Ne kadar kolay olduğunu hissettirmeye çalıştım. Çünkü gerçekten çok kolay. Mert Ferit’in ilk günü ile 45. günü arasında muazzam bir fark vardı. Özellikle el ağız koordinasyonundaki gelişim oldukça belirgindi. 45 gün dememin nedeni 3 gün kuralıyla 15 farklı gıda tattırdım. Önceliği sebzeye vererek araya meyveler serpiştirdim. Sonlara doğru da alerjen özelliği daha yüksek olan yoğurt, kefir gibi süt ürünlerini çok art arda olmayacak şekilde listeledim. 

 



İlk bir sene tuz, şeker, bal ve anne sütü dışında süt bebeklere verilmez.

Oldukça zararlıdır. Bebeklerin bünyesi henüz bu gıdalara hazır değildir. Yanı sıra damağıyla ezemeyeceği şekilde sert olan meyve sebzeleri de vermemiz oldukça tehlikelidir. 

Diş kaşıması için verilen havuç, taze soğan ve biber gibi gıdaları bebeğiniz kopartarak istenmeyen bir sahne ile karşılaşmanıza sebep olabilir. 

Çay, kola, kahve ve bebeğinizin ayına uygun olmayan bitkisel çaylardan da bebeklerimizi korumalıyız.

İki yaşına kadar fıstık, bakla ve bütün şekilde sert olan kuruyemişleri asla vermemeliyiz. 

Bunlar çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Çok dikkat. Hatta bazı yerlerde bütün kuruyemişler için üç yaş ve sonrası öneriliyor. Bebeğinizin çiğneme, yeme becerisine göre buna karar verebilirsiniz. 

Ve tabii ki ambalajlı, raf ömrü uzun olan hazır gıdaları da bebeklerimize vermemeliyiz.

Bebek İçin Neler Gerekiyor

Mümkünse kolay temizlenen, taşınan bir mama sandalyesi… Ben Ikea Antilop tercih ettim.

Ve bir önlük… Ben önünde kesesi olan kolay yıkanabilen plastik önlük aldım. Yediklerinin çoğu fırlatmadığı taktirde önlüğünün kesesine düşüyor.

Sadece bu ikisi yeter. Olmasa da olur tabii ama kesinlikle kolaylık sağlar.

Kaşık, çatala bu aşamada gerek yok. 8.aydan sonra tablasına kaşık koyup tepkisi kontrol edilebilir. Ortalama bir yaş civarı, kaşık – çatal kullanma becerileri gelişiyor. 

Ortalama 10.ay itibariyle tabaktan yemek yemeye başlanabiliyor.

Bebeklerin çoğu önlerindekinin yemek olduğunu ve kendilerini doyuracağını yaklaşık 9. aydan itibaren kavramaya başlarlar. O noktadan sonra daha fazla iştahlı olabilirler.

Suyu bardak ile verebilirsiniz. Gün içinde suya kendi iradesi ile ulaşmasına olanak sağlamak adına akıtmaz bir hazırlık bardağını, erişebileceği bir noktaya koyabilirsiniz.

Plastik önlüğünün iç kısmına kolları olan, dizlerinin üzerini örtecek boyutta olan aktivite önlüğü giydirirseniz özellikle kış ayları açısından belirtiyorum. Elbiselerde kirlenme oranı oldukça düşük olacaktır. 

Sofra Düzeni
 



Mutlaka ailece aynı sofrada oturmaya özen gösteriniz. Bebeğinizin gelecekte nasıl yemesini istiyorsanız o şekilde yemek yiyiniz. Çünkü o sizleri aynalayacaktır. 

Etrafta bebeğin dikkatini dağıtacak televizyon gibi herhangi bir uyaran olmamalıdır. 

Bebek yemeğin sadece yemek masasında yeneceğini ilk günden itibaren kavrayacaktır. Bu nedenle bu konuya dikkat edilmelidir.

Bebeğinize yemek sunduktan sonra dikkatinizi kendi yemeğinize verin gözlerinizle bebeğinizi odaklayıp üstüne bir de “ye hadi, ne güzel yemek” demeyin :) Masada birine bakmadığınızda herhangi bir sorun olursa da görüş açınızda olduğundan bunu hemen farkedebilirsiniz. Direk bakmanıza gerek yok:)

Eğer mama sandalyesi yoksa, bebeğinizin yüzü görüş açınızda olmalıdır. Dik oturmasına dikkat edilmelidir. Eğer bebeğiniz kucağınızda ise mutlaka yüzünü görecek bir yakınınız olmalıdır. Bebeğinizin güvenliği açısından bu detaylar oldukça önemlidir.

Yemek yediğinde “bravo, aferin” diyerek, alkışlama gibi tepkiler vermeyiniz. Yemek yemek yaşaması için gerekli olan doğal bir ihtiyaçtır. Bunu alkışlanacak bir başarı olarak görmemelidir.

Bebeğinize yemek yemesi için oyunlar yapmayınız. Bu bebeğinize yemek yemezsen seninle ilgilenirim, oyun oynatırım mesajı verir. Ya da yemiyor diye tv, tablet, cep telefonundan destek almayınız. Bu da yemezsen tv izletirim şeklinde mesaj verir. Ve bebeğiniz tv açılana kadar, ödülünü almak için yemeği reddedebilir.

Bebeğiniz bir yemeği reddettiğinde ona sevdiği bir yemek sunmayınız. Bu da istediği yemeğin geleceğini bildiği için pek tercih etmediği yemekleri reddetmesini sağlayabilir.

Bebeğiniz kendi yemiyor, siz verdiğiniz zaman yiyorsa bu onun doymadığı, aç olduğu anlamını taşımaz. Bizler nasıl ki doyduktan sonra yiyebiliyorsak onların da doyduktan sonra yemesini teşvik etmiş oluyoruz ve muazzam çalışan doyma sinyaline zarar vermiş oluyoruz.

Eğer bebeğiniz iştahsız ve yemeğe karşı ilgisiz ise; abartılı hareketlerle yemek yiyerek, ilgisini çekebilirsiniz. Yemekten keyif aldığınızı yansıtırsanız, bu bebeğinizi etkileyebilir. Bebeğinizle aynı gıdayı tüketmeye özen göstermenizi öneririm. 

İki bebeğim ve gördüğüm çok sayıdaki örneklerden elde ettiğim bilgileri aklıma geldiği şekilde sizlerle paylaşmaya çalıştım. Umarım yardımı olur.

Bebeğinin sorumluluğunun bilincinde olan, sorgulayan, öğrenmeye çalışan her ebeveyn bebeği için en iyiyi arayacaktır. Bebeğine saygı duyan ebeveynler ise bebeğinin iradesini önemseyeceği için benim gibi bu noktaya ulaşacağını düşünüyorum. Umut dolu bir gelecek, sağlıklı bir nesil için bebeklerimize inanalım :)

Not: Blw yöntemi ve ek gıda süreci ile ilgili daha fazla bilgiye yazarları arasında olduğum Bebek Liderliğinde Beslenme Blw kitabından ulaşabilirsiniz.

Mert Ferit'in tadım videolarına instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz :) @vildan.ozdursun 
 

 


kişi tarafından beğenildi      4790 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share