Doğumuna Sahip Çık!

Doğum nedir? Doğum başladığından itibaren sizi neler bekliyor? 

Hastanede mi, doktorla mı, ebeyle mi doğum yapacaksınız? Bu alternatifleri değerlendirdiniz mi?

Kendi doğumunuzun da bebeğinizin doğumunu etkileyen çok önemli bir faktör olduğunu duydunuz mu?

Doğum konusunda tercihlerinizi veya isteklerinizi talep edebilirsiniz, biliyor musunuz?

Yanıtların bazıları evet bazıları hayır olabilir. İnceleyelim hep birlikte;

Doğum, çoğu kadının yaşadığı bir olay ve dünyada saniyede onlarca bebek doğuyor. Doğum, bir dişinin fizyolojik olarak genellikle sorunsuz yapabildiği basit bir olay. Dişi vücudu buna programlı, diğer bütün fizyolojik olaylar gibi. Ancak zamanla oluşan doğum önyargıları ve korkuları insan dişisini esir alarak doğuma karşı bazı çalkantılı duygular oluşturmasına neden olabiliyor.

İnsan dişisi diyorum çünkü diğer hiçbir memeli ben doğuramıyorum, korkuyorum diye düşünmüyor. Fizyolojik olarak  doğum zamanı gelince doğuruyorlar. Üstelik bazıları bir tane de değil 3,4,5 tane yavru dünyaya getirebiliyor. 

Burada zamana saygı göstermek ve bedenine güvenmek en önemli nokta oluyor. Her şey yolundaysa bedenimiz bunu mükemmel şekilde gerçekleştirebiliyor. 

İnsana özgü olan, yapılması faydalı olabilecek bazı hazırlıklar var tabii ki.

İnsanın duyguları, korkuları, yaşanmışlıkları, öğrendikleri, beklentileri var. Kadınlar çoğunlukla negatif olan bu kayıtların etkisinde kalarak doğumu çok da kolay yaşayamayabiliyor. Yapılması gerekenler; 

  • Doğumun ne olduğunun farkına varmak,
  • Doğuma  zihinsel, psikolojik ve fiziksel olarak hazır olmak,
  • Doğum sürecinin bilincinde olmak.


Şimdi doğuma zihinsel, psikolojik ve fiziksel hazır olmak ne demek buna kısaca bakalım: 

Zihinsel hazırlık, doğum hakkında gerekli olan bilgileri edinmek, doğum nasıl başlar, neler yapmak gerekir, bunları bilmek ve uygulamak, bedenine ve bebeğine güvenmeyi öğrenmek.

Psikolojik hazırlık, kendi doğum deneyiminizi keşfederek, beden kayıtlarına geçmiş korkuları, travmaları keşfetmek ve bu duygulardan arınarak doğuma girmek. Burada hamile veya doğum psikoloğu ile çalışmak çok çok önemli. Psikolojik hazırlık kısmı genellikle atlanıyor, uygulanmıyor hatta böyle bir hazırlıktan haberdar olmayanlar bile olabilir. Her şey yolundayken birden doğum durabiliyor. İşte o noktada kaygılar, travmalar, bedenin direndiği noktalar keşfediliyor ve mümkün olduğunca negatif beden kayıtları temizleniyor.

Fiziksel hazırlık da nefes, gevşeme, bedenini tanıma, bedenini kontrol edebilmeyi öğrenme gibi çeşitli hazırlıklarla gerçekleştiriliyor. 

Bu hazırlık döneminde profesyonel destek almak çok önemli. Doğuma hazırlık kursları, her kadının ve erkeğin doğuma hazırlık ve doğum sürecini çok daha bilinçli şekilde geçirmesini sağlayan önemli ve faydalı bir adım. Doğuma hazırlık kursu mucizeler yaratıyor gibi görünse de aslında insanın içinde var olan ama unutulan gücünü hatırlatıyor. Bedenini tanıyan ve ona güvenen, doğum süreci hakkında bilgisi olan insanlar olma konusunda destekleyici güç oluyor. 

Peki neden doğumuna sahip çıkmak dedik?

Çünkü sanayileşmiş toplumlarda doğum hızlıca yapılır hale geldi ve bu süreyi kısaltmak adına çeşitli müdahaleler yapılarak zaman ve güç tasarrufu sağlanmaya çalışılıyor. Gerekmediği halde rutin müdahale haline gelmiş ve her kadına harfi harfine uygulanan çok çeşitli müdahaleler var. Sürekli nst takibi, indüksiyon (suni sancı), lavman, damar yolu açımı doğum başladığında uygulanan müdahalelerden bazıları. Bu müdahaleler rutin uygulandığında kadının hareket etme ihtiyacını engeller, yatağa bağlı kalmasına neden olur. Yerçekimine uygun olmayan pozisyonlar da doğumu uzatır, zorlaştırır ve kadını yorar. Tahmin edilebileceği üzere de zorlanılan, uzayan doğumlar negatif bir hikaye olarak hem kadının hem de bebeğin beden kayıtlarına geçer.

Doğum sonrasında da bebekle annenin buluşması en doğal gereksinimdir. Hem anne hem bebek için... çok acil bir durum yoksa ve bebeğin genel durumu iyi görünüyorsa bebeğin ilk kontrolleri anneden ayrılmadan da yapılabilir. Bebeğin, gerekmedikçe doğar doğmaz anneden ayrılarak bakım yapılması da rutin müdahalelerden sayılır. İlk ve en önemli ihtiyaç olan ten teması kurulamazsa hem annede hem bebekte çeşitli sorunlarla karşılaşılabilir. 

Annenin doğum başladığında ve doğumdan sonra, keşkelerinin olmaması için doğumuna hazır olması ve doğumuna sahip çıkması tüm bu süreçleri bilmesiyle çok daha kolay olur. Bilinçlenen ve kendini tanıyan, kendine güvenen kadın doğumuna sahip çıkabilir. 

Güzel doğumlara, güzel nesillere... 

Şansa bırakmayın...

 


kişi tarafından beğenildi      814 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share