Anneler genellikle herkesin kendi yaşadıklarını yaşayacağını düşünüyor. Özellikle ikinci bebeğimden sonra daha net olarak gördümki bu büyük bir yanılgı. Siz farklısınız, bebeğiniz farklı, hatta olursa sonraki bebekleriniz de bambaşka olup sizi bambaşka serüvenlere sürükleyecek. Siz kimsenin yaşadığını yaşamayacaksınız. Sizin kadar özel bir bebeğiniz olacak :)

Asıl bahsetmek istediğim konu ise onun sizin bir parçanız olsa da ayrı bir birey oluşu. Yeni nesil annelerin bir çoğunda görüp rahatsız olduğum bir konu “biz dili”.

Bu nedir? “Biz uyuyoruz, babamız geldiii, kakamızı yaptık, bugünlerde yemiyoruz, çok yaramazız” :) Okumuşu, okumamışı herkesin ağzında bu "biz" dili. İsimlerini unutur oluyorum bazen. Özellikle basa basa “Selim uyuyor, Ferit oynuyor” diye isimlerini kullanıyorum. Onlar ayrı bir birey. Her zaman yanlarında olmayacağız. Onları ayakları yere sağlam basan, kendini tanıyan, bağımsız olarak da kendine güvenebilen bireyler olarak yetiştirmek istiyorsak. Onları uzantımız olarak görmekten kaçınmalıyız. Bu alelade, düşünülmeden söylenen bir söz belki. Farkındalık önemli. Şu an farkında olmadan yaptığımız, belki “çok da önemli değil” diye düşündüğümüz bu basit hareketler, bebeklerimizin karakter oluşumunda rol oynayacaklar.

Bir de “annecim” var. Bir çoğunuz belki şu noktada bana kızacak :) Kullanmayana pek rastlamıyorum. “Annecim” derken ne demek isteniyor? Konuşmaya başladığında bana annecim de? “annecim hadi eve gidelim” Bebeğinizin ona özel bir ismi varken neden “annecim”?

Bu bebeğinizin kendini güvende hissetmemesini sağlar. Hep sizi sığınılacak bir liman olarak görür. Belki iç benliğinizde eteklerinizden ayrılmayan, size bağımlı bir birey yetiştirmek var.

Empati kurmak gerekirse, bebeğiniz düz düşünür. Kelimenin imasını göremez. "Ben annemin annesi miyim? Neden?" diye düşünür.

Aşkım, bitanemi de unutmamak gerek. Bu gibi hitapların kavram karmaşasına hatta sorunlu cinsel kimlik oluşumuna neden olduğunu söyleyen uzmanlar var. Aşkım, genelde eş için kullanılan bir sözcük. Çocuğa biçilen bir rol olmamalı.

Evet bebeklerimizi çok seviyoruz. Onlar içimizdeki aşk. Aşk sadece karı kocanın birbirlerine karşı hissettiği duygu değil elbette. Ancak çocuklar bu kadar derine inemez. Olduğu şekilde anlarlar. Kullandığımız kelimelerden tutun, tavırlarımız bebeklerimiz üzerinde son derece etkili… Biz onların rol modeliyiz. Çocuklarımızla en yoğun şekilde ilgilendiğimiz bir dönemdeyiz. Yalnız, aynı durum çocuklarımız için de geçerli. Onlar için de ebeveyne en ilgi duydukları zamanlar. İşte bu nedenle neyi hangi amaçla kullandığımıza, kullandığımız kelimelerden bebeğimizin ne anlayabileceğine dikkat etmeliyiz. Farkındalık çok önemli.

Canımızdan bir parçalar, Allah’ın emanetleri, kollarımızdaki büyük sorumluluk, soluklarıyla can bulduğumuz bebeklerimiz… Onlar özel, onlar farklı, onlar ayrı bir birey…

Sizin için şu an çok da önemli olmayan detaylar, gelecekte çocuğunuzun benliğini oluşturacak. Sevelim, sarmalayalım onları, nasıl olmalarını istiyorsak öyle davranalım yeter. Gülümsemesini istiyorsanız gülerek bakın, dürüst olmasını istiyorsanız, kandırmayın.

Hayatınızın aynasını gelecekte çocuğunuzda göreceksiniz buna hazır olun.