Bu Kimin Hayatı?

Siz çocukken kendinizi nerede hayal ediyordunuz? Peki şu an hayal ettiğiniz yerde misiniz? İçinizde kalan yapamadığınız şeyler oldu mu? Kim istemezdi ki ülkesini başarıyla temsil eden bir sporcu olmak? Ya da yaptığı besteleri dünyaya duyurmuş bir piyanist? Veya çok ünlü bir şirketin genel müdürü olmak? Olmadı mı?

Şimdi, çocuğunuzun ne olmasını istiyorsunuz?

Bir çocuk için en ağır yük ebeveynlerinin yaşayamadıkları hayatlardır. Bu yükü çocuklarımıza yüklemeyelim. Bizim yarım kalan hayallerimizi çocuklarımızın tamamlayacağını düşünmemeliyiz. Çünkü onların kendileri için hayalleri var. Bu hayallerin çoğu bizim onlar üzerinde kurduğumuz hayallerden farklı. Bunu kabul etmek zor olsa da bu hayat onların. Hiç şüphe yok ki, hepimiz çocuklarımızın iyiliğinden başka bir şey istemiyoruz. Ama, ileride yarım kalan hayallerinin olmasını istemiyorsak, onlara kulak vermek zorundayız. Yeteneklerini, ilgi alanlarını göz önüne almak zorundayız.

Çocuklarımıza yapacağımız en büyük iyilik, onları oldukları gibi kabul etmek ve düşüncelerine saygılı olmak. Çünkü eminim ki hepimizin içinde en az bir konuda başarılı olabilecek yetenek var. O saklı yeteneği bulup üstüne gidersek, başarıyı da kendiliğinden getirmiş oluruz. Çocuklarımızın başarılı olmasını istiyorsak onların içindeki ışığı izlemek zorundayız.

Doğdukları andan itibaren gözlemliyoruz çocuklarımızı. Aslında çok iyi biliyoruz neye yetenekleri olduğunu ama üstüne basıp yok ediyoruz o yeteneği. İnsan yetenekli olduğu konuda başarılı olur. Başarı yeteneğini geliştirmek için maddi ve manevi haz, imkan verir. Bu da daha büyük bir başarı getirir. Kısır döngü halinde ilerler. Bunun tam tersi de mevcut. Yeteneksiz olunan bir konuda yeterli başarı gösterilemezse, insanın içinde yapamıyorum, başaramıyorum duygusunu doğurur. Daha büyük bir başarısızlık kapıya dayanır. Bu yüzden, kıymayın ruhu edebiyat kokan romantik erkeklere, matematik dahisi olacak kızlarımıza.

Benim içgüdüsel dünyama dönecek olursak... Çok korkuyorum oğlum futbolcu olacak diye çünkü basketbolcu olmasını isterim. Sonra doktor da olsun. Ama dereceli bir yüzücü de olsun. Çok güzel yemek de yapsın. Klarnet de çalsın bayılırım ben. Resim de yapsın ben çöp adam seviyesinde kaldım, bana benzemesin. Liste böyle uzuyor. Kendisi henüz 2 yaşına yeni basacağı için her hareketini psikopat gibi gözlemlesem de net olarak nelere yeteneği olduğunu bilemiyorum. Tabii, kendi için hangi hayalleri kuracağını da.

Ama şunu çok iyi biliyorum, ona yapabileceğim en büyük haksızlık benim hayallerimi gerçekleştirmesini beklemek. Bu beklentilerin altında kalan sayısız çocuk var. Maddi olarak tüm imkanları sağlayıp yarış atı gibi oradan oraya koşturttuğumuz çocukların, gerçekten ne istediğini gözden kaçırıyoruz. Her şeye sahip ama hiçbir şeyi olmayan mutsuz çocuklar büyüyor.

Yetişkinler için bale kursunu duyduğumdan beri, hiçbir şey için geç değil diyorum. O yüzden herkesi kendi hayalini yaşamaya davet ediyorum. Böylece yarım kalan hayallerimizi başkasının tamamlaması yerine kendimiz tamamlayabiliriz. Ve çok eminim ki bu herkesi daha mutlu kılar.

Kendi hayallerine doğru koşan anne;))

Tecrubelianneler_ozgecan


kişi tarafından beğenildi      1813 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share