Harekete Geçmek İçin Çok Sebep Var!

Tam psikolojimi ayarlıyorum; bugün her günden daha güzel olacak umuduyla uyanıyorum, huzurla işe geliyorum ki bu işe gelmeler -huzurla bile olsa-bizim evde hooop yataktan fırla, elini yüzünü yıka ve Gökhan’ı en az 10 tekrar yaparak ‘ haydi geç kalıyoruz, uyan lütfen’  çağrısı yaparken, hızlı bir şekilde giyinip Göktuğ’u uyandırıp, hazırlayıp kreşe bırakma işleminden sonra gerçekleşiyor. Yani bizim evde öyle normal uyanmıyorum hiçbir sabah, kalktığımda gerinmekten bile çekiniyorum vakit alır belki diye:)) Ama huzurlu olmak, yaptığın her işi sevmek ayrı bir beceri artık, biliyorsunuz. İşe geldikten sonra, ufak bir haberlere göz gezdireyim, ülkede neler oluyor bihaber yaşamayayım diyorum ama baktığıma bakacağıma pişman oluyorum. Çocuk tecavüzleri, istismarları, pedofilik durumlar hayatımızın en orta yerine oturmuş. Hiç bakmasam, okumasam daha iyi diye düşünmüyorum bile. Daha çok okuyorum, Tecavüzcülerin, pedofililerin psikolojilerini araştırıyorum. Nasıl yaklaşıyorlar insana diye. Farkındalık için ne yapmalı diye kafa yoruyorum. Her türlü sonucu ilk önce evde eğitimde buluyorum. Bir durup düşünüp, kahroluyorum. Diyorum ki; biz Müslüman bir ülkeyiz, nasıl, ne zaman bu kadar çirkinleştik, nasıl bu kadar bencil, cahil, vicdansız olduk!

Tam diyorum ki bugün enerjim çok yerinde; bir bakıyorum ablanın teki eşini aldatmış, aldattığı adam kadının yavrusunu öldürmüş atmış bir su birikintisine. Abla diyor ki: "Ben nereden bilebilirdim çocuğuma zarar vereceğini, birlikteliğimizdende herkesin haberi vardı, kimseden saklamadım." Şoka girmenin de üstünde bir şeyler oluyor bütün vücudumda. Bir yavrunun ömrü gidiyor annesinin (anne demeye bin şahit ister) keyfi sebebiyle, ama verdiği cevap içler acısı. Yine nutkum tutuluyor, enerjim geri çekiliyor. Bir KADIN diyorum, bir ANNE nasıl yapar, aklım almıyor.

Tam diyorum ki çok şükür, işim rahat, maaşımı zamanında alıyorum, sonra bir duyuyorum ki bir yakınım işten ayrılmış, bir diğeri mecbur çalışıyor ama maaşını alamıyor, öteki patronun baskısı altında bunalmış, çıldırmak üzere. Bir işçinin haklarını tam ver, çalışmıyorsa eyvallah koy kapıya. Haklarından kesip bunu patronluk, insanlık, para kazanmak bilmek ne demek. Evde bekleyen çocukların hayalleri var. Maaşını alamayan anne baba, nasıl gerçekleştirecek çalışıp alamadığı parayla yavrusunun hayallerini. Hoop yine düşüyor modum.

23 Nisan’da sosyal medyada, ben dahil herkes, çocuklarının mutlu gösterilerini paylaşırken, bir fotoğraf gördüm, çocuğun sırtında büyük demirden yapılmış bir araba ve içinde çöplerden topladığı kağıtlar. Fotoğrafın üstünde de onun da 23 Nisan’ı bugün yazıyor. İçimden diyorumki en çok senin kutlu olsun çocuk, umarım bir sonraki çocuk bayramında sen de sokaklarda değil sahnelerde olursun.

Enerjimi her gün en yüksek seviyede ayarlayıp çıkmaya çalışıyorum evden. Yoğun bir hayat tempom var ama şükürlerle dolu. Çalışan bir kadın olarak gurur duyuyorum her zaman bu yoğunluktan. Çevremdeki ya da hiç tanımadığım insanların başına gelenlere kafa yormamayı, tercih edemiyorum. Vurdumduymaz insanların yüzünden bu hale gelmedi mi toplum! Farkında olun, bir el uzatın, bir iyiliğe sebep olun. Bu ülkede hala tecavüze uğrayan kız-erkek çocuklar var, üstelik çok acı ama babası ya da abisi tarafından istismara uğrayan çocuklar var, bunu görüp susan komşular var. Maddi imkansızlıklar ve çok çocuk sebebiyle küçücük yaşta evlendirilen yavrular var, sakın çocuk gelin demeyin, en nefret ettiğim kelime. Çocuk ve gelin yan yana kullanılamaz, farklı dünyalardır. Uyuşturucu batağında gençler var, koca işkencesini bırakın, sevgilisinin bile işkencesine uğrayan kızlarımız, kadınlarımız var. O da sevgili yapmasaymış demeyin sakın. Sevmek işte, hepiniz biliyorsunuz, farklı duygular. Boyutunu ayarlayamamak bir yanlış olabilir ama sonuçlarına katlanmak için kaderiyle baş başa bırakmamak gerekir. Üç maymunu oynamak en büyük insanlık suçudur. Ee ne yapmalı demeyin. Kanunları, haklarınızı iyi bilin, iyi kullanın. Devletin kamu spotlarını sıkı takip edin, her konuyla ilgili birimler var. Ekmeğinizi bölüşeceğiniz dostlar da bulabilirsiniz kendinize, kurtarabileceğiniz bir yavru vardır belki ufacık dokunuşlarla. Bir deneyin, bir deneyelim hep birlikte. Unutmayalım kimse başına gelecek hiçbir şeyi önceden bilemez. Her şey herkesin başına gelebilir… 

Aydınlık yarınlar, biz annelerin ve babaların elinde. Dünyaya hoş gelen bebeklerimiz için harekete geçmek için çok sebebimiz var.
 

Konuk yazarımız Tuğçe Azaklı gibi siz de bir el uzatıp bir iyiliğe sebep olmak isterseniz Koruncuk Vakfı'ndaki korunmaya muhtaç çocuklar için http://www.koruncuk.org'dan bağış yapabilir veya Tuğçe Azaklı gibi siz de bir yazı yazarak farkındalık yaratabilirsiniz. 


kişi tarafından beğenildi      802 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share