Melike'm. İki numaralı kızım sessiz sakin uysal kızım benim.

Hep yalnızlığı tercih eden, iki kardeşi olduğu halde yalnız kalıp, hayali arkadaşlar edinen meleğim. Henüz 17 aylıkken bir kardeşe sahip olan ve bu durumdan pek de memnun olmayan, sanki "ona ihtiyacım yok, benim arkadaşlarım var" der gibi bir tavırla hayali arkadaşlarına yönelmesi, beni en başlarda korkutmadı değil. Sürekli karşısında biri varmış gibi konuşmaları, gülmeleri ya da yemek yerken önündeki yemeğin birazını olmayan kişinin önüne koyması. Oyun oynarken bastığımız yerlere dikkat etmemiz gerekliydi, yanlışlıkla arkadaşının üzerine basabilirdik çünkü. Ve bu hayali arkadaşların isimleri bile vardı, birisi Apşon diğeri Mikam. Evet garip ama kendi koyduğu isimlerdi. Geçmeyecek diye korkuyordum. Bir uzmanla bütün bunları paylaştım, geçeceğini söyledi. Nitekim öyle oldu, geçti çok şükür. Kendimi suçlamadım değil, "acaba eksik mi kalıyorum yetemiyor muyum" diye sorardım kendime. İlgi bölünmüştü çünkü çocuğum, sanki hep bir şeylerden mahrum kalıryordu. 

Hala düşünüyorum, haksızlık mı yaptım diye...

Melike'ye, hiç soramıyorum, cesaretim yok. Çünkü söyleyeceği şeylerde haklı olabilir.

Canim kızım seni çok seviyorum, eksik ilgim için beni affet. Hayatta her şeyi doğru yapamıyoruz, bu hayatta yaptığım en doğru şey kızlarım fakat Melike ile Ecem'in arasında biraz daha yaş farkı olabilirdi diye düşünüyorum. Bir şeylerin eksik kalmaması adına, bunu yaşayan başka anneler de olabilir, endişelenmenizi gerektirecek bir durum değil. Çok uzun sürmediği sürece. Aksi durumda, bir uzmana danışmak şart!