Kardeşini Kıskanıyor mu?

Son zamanlarda, çocuklarımın iletişimini gözlemledikçe, sanırım bir yerde hata yapıyorum diye düşünmeye başladım. Konuya başlamadan önce şu fikrimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yılların anne-baba-çocuk üçgenindeki görüşmelerimden çıkardığım sonuç, kendi yaşantı deneyimlerimle de birleşince daha da keskinleşti. O da şu;  bazı davranışlar kişinin doğuştan getirdiği kalıtımsal özelliği ise de çevreden aldığı uyaranlarla  çeşitli durumların değişebileceği yönünde oldu. Şunu demek istiyorum, aile bir sorunu olduğu için yardım talep ettiğinde sorunun kaynağında anne, baba ya da her ikisinden kaynaklı bir davranışın sebep olduğu noktasına ulaştım. Sorunu düzeltmenin de aileyi eğitmekten geçtiğini gördüm. Elbette, hepimizin doğuştan getirdiği özellikler var. Ancak; yetiştiğimiz çevrenin durumu ve bize bilinçli bilinçsiz dikte ettirilen algılarımız da mevcut. Buradan hareketle çocuk psikolojisi eğitimi almış ve ailelere seminerler vermiş olsam bile ‘sahada’ işlerin farklı yürüdüğünü gören bir anne olarak okuyun, yazının bundan sonraki kısmını.

Çocuklarımın arasında 22 ay var. İlk zamanlar bütün teorik bilgi birikimimle oğlumun yeni doğan kardeşini kıskanmaması için çaba sarf ettim, sarf ettik.  Sanırım, ilk yıllar başarılı da olduk. Gerileme (Regresyon) göstermeyen, içe kapanmayan, fırsatı değerlendirip kardeşinin bir tarafını çekiştirmeyen bir süreç geçirdik. Kızım varlığını hissettirmeye, ortama girdiğinde küçük olmanın sevimliliği ile dikkat çekmeye başladıktan sonra kıskançlık sinyalleri artmaya başladı. Agresif tutumlar, çaktırmadan çelme takıp düşürmeler, elinden oyuncak almalar başladı. Büyüdükçe rekabet arttı ve biz anne- baba olarak tutumlarımıza daha fazla dikkat etmemiz gerektiğini fark ettik, fark ettim. Kardeş ilişkilerinde ortaya çıkan kıskançlığa sebep olan tutumlarımıza daha fazla dikkat etmeye ve düzeltmeye başladım. Sonunda da hem sizin hem benim için bu yazıyı kaleme aldım.

………………………………………

Çok genel ifade ile kıskançlığın birinci sebebi, büyük kardeşin anne ve babasını paylaşmak istememesinden doğar. Küçük kardeş de büyüdükçe ağabey ya da ablasının becerileri karşısında kendini yetersiz görebilir ve büyük kardeşe tanınan ayrıcalıkları kıskanabilir.

Kıskançlığın ifade edilişi farklı şekillerde olabilir:

  1. Dile getirme/İfade etme: “Keşke hiç doğmasaydı.”, “Kardeşimden nefret ediyorum.” gibi cümlelerle kıskançlıklarını dile getirirler. Bizimkiler anlaşmaya varamadıklarında aralarında “kardeşliği boz” eylemi yaparlar.
  2. Regresyon/Gerileme: Bebek doğduğu zaman büyük kardeş kimi zaman, emekleme, parmak emme veya alt ıslatma davranışları gösterebilir. Bunun için bebek doğmadan önce çocuğa yaşına uygun ifadelerle anlatılmalı ve süreç iyi yönetilmelidir. Eskilerin “Pabucun dama atıldı.” ifadesi vardı, hala kimi ortamlarda söylenebiliyor. Bu ve buna benzer ifadelerden kaçınılmalıdır. Bebek doğduğunda “Bu kötü, çok ağlıyor, kaka da yapıyor.” diye bebeği kötülemek inandırıcı bir söylem olmadığı gibi çocuğun kıskanması için daha fazla sebep sunan bir davranış şeklidir.
  3. Sessizliğe bürünme/İçe kapanma: Bazı çocuklar evde bebeğe karşı gösterilen yoğun ilgiden kendisinin yeterince sevilmediğini düşünerek içe kapanabilir. Özellikle iki kardeş arasında kişilik özellikleri bakımından farklılık varsa –örneğin biri daha dışa dönükse- diğer çocuğun içe kapanması ve daha az dikkat çekmesi kısır döngü oluşturabilir.
  4. Zarar Verme/Şiddet: Yoğun kıskançlık duygusunda vurmak, çelme takıp düşürmek, aşırı fiziksel zarar boyutuna ulaşabilir.


Kıskançlığı tetikleyen durumlar:

Anne-baba tutumları kıskançlığın oluşmasında ve derece olarak artmasında çok etkili olmaktadır. Kardeşler arasında çıkan tartışmalarda taraf olmak ya da haklıyı haksızı ayırmaya çalışmak hatalıdır. Herhangi bir durumda kim haklı kim haksız ayrımına girmeyin. Sonuç ne olursa olsun birinin hakkını yemiş olursunuz.

Eşit davranmaya çalışmayın. Eşit davranmaya çalışmak, çocukların gözünde, kıskançlık için daha fazla sebep olduğunun düşünülmesini sağlar. Her durumda eşit davranma kaygısı çocukların kendi davranışlarındaki farklılıkları kabullenmelerini de güçleştirilir. Burada bir parantez açmak istiyorum. Biz bunu çok yapıyorduk ve eşit olmaya çalışmakta zorlanmaya başladığımda fark ettim. Şimdi duruma göre davranıyorum ve neden öyle yaptığımı da açıklıyorum. Parantezi kapadım.

Rekabetin olduğu ortamlarda kıskançlık artabilir. Burada rekabeti oluşturan durumları irdelemek gerekir. Olumlu özellikleri öne çıkan kardeş, doğal olarak diğerinin öfkesini de üzerine çeker. Artık tüm anne babalar kıyaslama yapılmayacağını bildiğinden, konuya detaylı girmiyorum.

Anne ya da babanın kendi sıkıntıları nedeni ile kavga eden çocuklarına aşırı tepki gösterdiklerinde, haksızlığa uğradığını düşünen kardeş diğerine öfke duyabilir.

Anneye aşırı bağımlı büyüyen, zihinsel, fiziksel, duygusal zayıflıkları olan çocuklar kardeşlerle rekabete girmeye daha yatkın olurlar.

Kıskançlığı tetikleyici durumları azaltmak için:

  1. Her kardeşle ayrı olarak kaliteli zaman geçirmek, hem çocuğa kendini özel hissettirmek için, hem de onun duygu ve düşüncelerine daha iyi ulaşabilmek için faydalı bir etkinlik olacaktır.
  2. Arada çıkan tartışmaları kendi kendilerine çözmelerine fırsat vermek gerekir. Her tartışmayı onların yerine çözmeye çalışırsanız sorun çözme becerilerinin de gelişmesine engel olursunuz.
  3. Tarafsız olmak ve hakem rolüne girmemek de önemlidir, hatta en önemlisidir.
  4. Özellikle kimin haklı ya da kimin haksız olduğu değil de, bulacakları çözüm yolları üzerinde durulmalıdır.
  5. Kardeşlerin iyi geçindiği, paylaşımlarının olduğu durumları o anda fark etmek ve ödüllendirmek bu gibi davranışların daha çok tekrarlanmasını sağlar. Ben “İkiniz böyle güzel oynadığınızda çok mutlu oluyorum, kendimi iyi hissediyorum.”  gibi cümlelerle olumlu davranışlarını pekiştirmeye çalışıyorum.

.....................................................................

Son zamanlarda bizim evdeki gidişatı düzeltmek için uyguladığım bir yöntemi daha sizinle paylaşıp yazımı bitireyim. Baş başa kaldığımızda yanımızda olmayan kardeşle ilgili konuşmalar yapıyorum. “Son günlerde kardeşin/ağabeyin nasıl değişti fark ediyor musun? Sana yaptığı şu davranışı çok takdir ettim. Senin de ona şu şekilde davranmandan çok memnunum.” şeklinde olumlu durumları fark ettiğimi ve takdir ettiğimi belirten konuşmalar yapıyorum. Davranış değişikliğini sağlayabilirsem yine buradan sizinle paylaşırım.

Kardeş kıskançlığı konusu uzun ve geniş, detaylı olarak söylenecek çok şey var. Belki ilerleyen zamanlarda yeniden değinirim çünkü yaşla beraber yaşanılanlar da değişiyor.

Sevgilerimle,

Dilek Söylemez

“Hayat, ona ne yüklediğinle anlam bulur.” D.S

İletişim:

www.dileksoylemez.com

İnstagram: @dileginimgeleri


kişi tarafından beğenildi      883 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share