Melek Geliyor

Hayalini kurdunuz ve sonunda kavuştunuz. Artık hamilesiniz.

Mutluluk, heyecan, korku, sevinç ne kadar duygu varsa hepsini yaşadınız. Çevrenizde, size "sanki ilk hamile kalan sen misin a kızım" diyen bir toplum.

Evet ben ilk kez hamile kaldım ve bu duyguların hiçbirini daha önce bu denli yoğun yaşamadım. Sen ne yaşadın, nasıl yaşadın bilmiyorum. Bunlar zaten benim duygularım. Sevgiliye duyduğun bir sevgi değilki bu, ya da anne babana. Her şeyden başka işte. Hem hayatın boyunca bunun sorumluluğu senin. Başa çıkabilecek ve istediğin şekilde yetiştirebilecek misin? Ya ona verebileceklerin kısıtlanırsa? Ya iyi bir anne olamazsam?

Kafanda bitip tükenmek bilmeyen milyon tane soru.

Bir de etraf denilen o topluluğun sana şöyle yapma, böyle yap diye söylemleri. Hiç bitmeyecek o toplum ve söylemleri, o yüzden bırakın söylesinler "he" deyip geçin. Başınızda bir büyük olarak, anne ve kayınvalide varsa, tabiiki yaşadıkları deneyimlerden bir parça kulağınıza küpe alabilirsiniz. Ama istemeyeceksiniz ilk zaman, o çocuk benim ve sadece ben bilebilirim gibi bir donanım yükleniyor insana. Çok değil lohusa depresyonun geçtikçe onları dinlemeye başlayacaksın.

Lohusa depresyonu da ayrı bir konu, o depresyonumu da ayrı anlatmak gerek :)  

Çok güzel bir hamilelik geçirdim. Ne mide bulantısı ne baş dönmesi, hiçbir şey olmadı. Hatta, neden benim midem bulanmıyor yoksa bebeğime bir şey mi oldu diye kuruntu bile yapmıştım. Mide bulantısı da olmayınca tabii boğazımdan da hiç kesemedim. Torbalar dolusu erik yiyordum, o zamandan belliymiş kız bebiş geleceği. Ye ekşiyi çıkar Ayşe'yi söylemi bende tuttu.

Altıncı ayımın sonunda bebek büyüdüğü için sağ böbreğimde büyüme yaşadım. İyi sancı yapıyor, adeta bir doğuma hazırlık sancısı çektim üç gün boyunca. O sırada taş mı düşürdüm büyüme mi durdu bilmiyorum, üç günün sonunda sancılarım sona erdi. Fazla ilaç almadan kurtuldum bu durumdan da. Hamilelik sürecimde bunun dışında büyük bir olayım olmadı.

Bitip tükenmek bilmeyen enfeksiyonumu saymazsak. Hamilelik öncesinde de vardı ama ilaç kullanmama rağmen geçmemişti. Hamile kalmadan önce geçmesi icin uğraşırsanız sizin için daha iyi olur, çünkü normal doğum düşünüyorsanız biraz olumsuz etkisi oluyor. Hamilelik sürecinde geçmesi için iki üç defa ilaç kullandım bunun için, fakat başarılı olamadım. Hamile olduğum için çok fazla ilaç kullanmak da istemedim tabii. Ama doğumdan sonra dikişleri atarken ebe hanımı zorladım bu yüzden. Yani siz siz olun biraz daha önem gösterin ben gösteremedim.

Hamileliğin son aylarında  "bu zamanlar en güzel zamanların, iyi değerlendir, bol bol uyu" diyenler tabiiki bende de oldu. Ama zaten zor kıpırdıyorum, nefes bile zor alıyorum, hı bir de benim kuyruk sokumumda sorun vardı, hamileliğe bağlı baskı olduğundan çok fazla oturduğumda ya da yattığımda iki büklüm zar zor kalkıp, yürümeye seke seke başlıyordum. İnsan anlamıyorki, bir an önce şu durumdan kurtulsam da yavrumu kucağıma alsam normal insanlar gibi olsam diye düşünüyordum.

Ama şimdi hakikaten bazı anlarımı özlüyorum. Hamilelik güzel sey be. Tadını çıkartabildiğiniz kadar çıkartın. Bunu söylememin sebebi, çocuk gelince zor rahat edersin, şimdi ettin ettin, gibisinden bir söylem değil tabiiki. Felaket tellalı hiç olmadım, olanlara da gıcığım. Zaten hormonlar tavan, bir de doğum nasıl olacak, bebeğim sağlıklı olacak mı stresi var. Bir de ben mi sokayım strese! En güzelini geçirmek senin hakkın. Hayat herkese eşit davranmıyor biliyorum. Ama hayatın güzelliklerini alıp kendini mutlu etmek senin elinde. Hayatın olumsuzluklarını alıp, mutsuz olmak da tabii. Her şey bitiyor, her şeyin sonu geliyor.

Tam 23 aldım. Sanırım kendi rekorumu da kırdım. Son ay yuvarlanarak yürüyordum zaten. Siz bu kadar almayın, ben olmayın:), ya da amann alın ne varki, sağlıksız beslenmedim birazcık fazla yemişim hepsi bu :). Kendinizle barışık olun o anda, dört buçuk ay sonunda, sadece yedi kilom kaldı verilecek.Yani veriliyor sıkıntı yapmayın.

Her şeyin başı mutluluk. Her şeyin başı sevgi. Mutluluğa giden yolda bırakın kendinizi üzmeyi, mutlu kalın.

Sevgiyle kalın.


kişi tarafından beğenildi      547 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share