ONA KÜÇÜK SORUMLULUKLAR VERİN

Küçük Prens okuyanlar bilir, Prens gezegenden gezegene giderken sadece bir kralın bulunduğu gezegene varır. Aralarında şöyle bir diyalog geçer;

Kral: Bir generale kelebek gibi çiçekten çiçeğe uçmasını ya da martı olmasını buyursaydım, o general aldığı bu buyruğu yerine getirmeseydi suç kimde olurdu? Onda mı bende mi?

Küçük Prens: Majestelerinde olurdu.

Kral: Herkesten verebileceği kadarını istemeliyiz.

İşte tam da bu yüzden çocuklarımızdan bir şey istediğimizde veya bir sorumluluk verdiğimizde yerine getiremezlerse önce kendimize sormalıyız acaba ben yapabileceğinden fazlasını mı istedim diye. Çocuklarımıza sorumluluk vermek onların özgelişimleri için oldukça önemlidir. Verilen sorumluluğu yerine getiren çocuklarda yapabiliyorum, başarıyorum, kendi başıma yetebilirim düşüncesi ortaya çıkıyor ki bu da özellikle annelere olan bağımlılığı azaltıyor. Hepimiz çocuklarımızın bize bağlı olmasını istiyoruz ama bağımlı olmasını istemiyoruz. Bu yüzden sorumluluk vermek özgüvenlerini okşayacağından yaşına, yeteneklerine, ilgi alanlarına uygun sorumluluklar vermeliyiz.

Ancak bir çocuğa hiç sorumluluk vermemek ne kadar olumsuz ise yapamayacağı sorumluluk vermek de bir o kadar olumsuzdur. Çocuk yapamadığında daha çok küçük yaşlarda kendini başarısız olarak görmeye başlayacak ve bu bütün hayatını etkileyecek bir kişilik problemine dönüşecektir.

Konu ile ilgili bizim evin hallerine gelecek olursak, Altay (oğlum olur kendisi 24 aylık), hayvanları çok sevdiği için eve hayvan alalım dedik, uzun uzun düşündükten sonra evimize en uygun hayvanın balık olduğuna karar verdik. Ala ala balık mı aldınız demeyin başlangıç için çok iyi bir adım bence. Altay balıkları ile konuşuyor ve günde 3 kere mamalarını veriyor. Kendi yemek yiyeceği zaman aklına balıkların maması geliyor hemen gidip yem atıyor. Ama Altay’dan balıkların suyunu temizlemesini beklemiyoruz tabii ki. Balıkların yemini düşünmesi onun için büyük sorumluluk. Bizim için de yeterli. Balık almayı düşünenlere küçük bir tüyo, her yerde her zaman bulunan balıkları tercih edin. Çünkü ne kadar iyi baksanızda istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden çocuğunuz fark etmeden yerine yenisini koyabilirsiniz.

İşin sonucuna gelirsek; sorumluluk verin odalarını toplasınlar, çiçek büyütsünler, hayvan baksınlar, çamaşır katlasınlar gibi… İş bölümü yaparken kız işi erkek işi ayırmayın. Kendilerine yetecek özgelişimleri tamamlasınlar. Ama fazlasını beklemeyin, ne siz ne de çocuğunuz hayal kırıklığına uğramasın.

Sevgilerle,

Turuncu balıkları seven anne :)

tecrubelianneler_ozgecan

 


kişi tarafından beğenildi      2532 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share