HACIYATMAZ ANNE

Bir kadın ve bir anne mükemmel olmak zorunda değildir ancak; var olmak, ayakta kalmak zorundadır. Hoş bu bizim fıtratımızda var. Her şeye ve herkese rağmen, inatla ayağa kalkmak ve küllerimizden doğmak üzere programlanmışız. Şöyle bir düşündüğümüzde, en basiti, her ay en az bir hafta hormonlarıyla dans eden biz; uçan sineğe duygulanma, ayağımızı çarptığımız sehpaya sinirlenme, gördüğümüz rüyadan on kat fazla etkilenme potansiyeline sahipken; demir depolarımız kendini tüketmiş, kansızlıktan gözümüzün önünde uçuşan sineklerle mücadele ederken, yaz günü hırkayla gezme ihtiyacı hissedip, halsizlikten dizlerimiz titrerken, yavrularımızı sırtımıza alıp sallanan köprü hissiyle eğlendirebiliyorsak neyin tükenmişliğini yaşayalım?

Bir kere biz, 'hacıyatmaz'ın ete kemiğe büründürülmüş haliyiz, kendimize gelelim.Yorgunluktan sendeleyip, buna kahkalarla gülen, haydi düştük diyelim, yerdeki ekmek kırıntısını görüp, dizlerimizin üstünde onu çöpe götüren yine biziz:), silkelenelim.

Sırf çocuklar bir şeyler keşfediyor diye, aynı oyuncağı, aynı yerden, en az günde on kere toplayan, ninja kaplumbağalara dönen diz kapaklarına, sahneye çıkacak assolist gibi şefkat gösteren bizzat kendimiziz, ayılalım. Pes etmeyi, yıkılmayı, hatta bunların ihtimalini aklımızdan çıkaralım.

'Hacıyatmaz'ız biz, sendeleriz ama yıkılmayız, unutmayalım. Tamam, mükemmel olmayalım, ama var olalım, ayakta kalalım.

Ayakta kalıp var olunca, mükemmeli kovalayacağımızı da unutmayalım ;)


kişi tarafından beğenildi      1193 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share