SAVAŞ VERİLEN O MÜTHİŞ GERÇEK "EMZİRMEK"

Daha doğar doğmaz "ikiniz de sağlıklı mısınız?" diye sormadan, "anne"nin sinirini tavan yapan o meşhur soru "sütün var mı?" derlerdi de inanmazdım bir cümlenin beni böylesine sinir edip kendimden geçireceğine.

Bir önceki yazımda da söylediğim gibi spinal sezaryen ile doğum yaptım. Tam 38+1 haftadadayken, kızımı kucağıma almıştım. Ve malesef ki sütüm ilk  hafta, hiç denecek kadar azdı. Hastanede sadece bir gece kaldım, ertesi gün öğlen evimizdeydik. Bir çok anne gibi kendimi emzirmeye öyle bir şartlamıştım ki, mama vermek aklımın ucundan dahi geçmemişti. Öyle ki hastane çıkışımızda hediye ettikleri çantadan çıkan numune mamayı bile bu nasıl bir teşvik diyerek eve gelir gelmez çöpe atmıştım.

Her bebek gibi ilk günler 2 saatte bir emzirmeye çalışıyordum kızımı. Ama nasıl derseniz; zorla, canla başla :( Çünkü göğüs uçlarım 2. gün yara olmuştu, böyle bir acı daha önce hiç tatmamıştım.

Evdeki halimize gelince tam içler acısıydı. Kızım emmek için ağlıyor, ama sütüm malesef çok az geliyordu. Bense, emzirmek istiyor ama acıdan resmen tepiniyordum.

​Ağlayarak ayaklarımı bir o yana bir bu yana atarken, bir süre sonra eşimin bacaklarımın üzerine oturduğunu biliyorum artık tepinmeyeyim diye. Kendimi sıka sıka emziriyordum. Öyle ki kan aka aka emzirip, kendimi delicesine sıktığım zamanlardan kalan, karnımdaki o et kesiğinin acısını bile sonrasında günlerce çektim. Ben ayrı, kızım ayrı ağladı, babamız bizi böyle gördükçe üzüldü üzerine birde o ağladı. Oscar'lık bir film gibi yaşadık o anları.

Bu böyle gitmez dedim, bir tedavi girişiminde bulunmazsam meme uçlarım kopacak dereceye gelecekti. İyileşene kadar emzirmesem bu sefer de sütüm kesilecekti. 3.gün uyanır uyanmaz kahvaltımı yaptım, sonrasında kendimi kızımla odamıza kapattım, gün boyunca süt sağıyordum. Amacım gece için süt toplamak, kızım uyuyunca da sabaha kadar belli aralıklarla krem sürüp bir an önce yaralarımı iyileştirmekti.

"Gün boyunca neden süt sağdın?", "Bir bebek gece boyunca ne kadar içebilir?" diyebilirsiniz. O zaten ayrı bir bitirişti beni. Haziran ayıydı, o sıcakta kan ter içinde 3 saat boyunca iki büklüm halde sadece 15 ml evet 15 ml "cik" süt sağabiliyordum, düşünebiliyor munuz? Ve bebeğim sabaha kadar toplamda 120-150 ml civarı süt içiyordu. Ağlıyordum sinirden bu çocuk nasıl doyacak diye.

Benim için özellikle mucize sayılan halk dilinde "ağız sütü" dedikleri, koyu kıvamda rengi sarıya yakın olan kolostrum süt çok değerliydi. Bebeğe sayısız antikor sağlayan, bağışıklık ve sindirim sisteminin gelişimini sağlamakta destek olacak o muhteşem sütten kızımı mahrum etmemeliydim.

İlk gece "acaba biberonu reddeder mi?" diye düşünürken, kızım sanki tüm çabalarımı görmüş, hissetmiş biberonla sütünü içmeyi reddetmemişti her uyanışında yalnızca 30 ml içiyordu ve yatıyordu. Ben ise onun her uyandığında sabaha kadar kremlerimi sürüp yeniliyordum. Evet 6. günün sonunda bu yöntemimde başarılı olmuştum, şükürler olsun. Yaralar iyileşmiş ve ben hemen göğüs pompasını bırakmış, o muhteşem emzirme duygusunu sonunda acısız tadıyordum.

Ve hissediyordum o emdikçe aramızdaki o direniş bittikçe sütüm artmaya başlamıştı. Bu süreci atlatabilmiş olmamız bizim için mucize gibi bir şeydi.

Peki ben yaralarım geçince süt artışı için neler yapmıştım?

  • Öncelikle kendinizi psikolojik olarak emzirme sürecine alıştırmanız ve istemeniz lazım.
  • İlk hafta kızımın uyuduğu aralar, hiç durmadan pompa ile süt bezlerini uyarıp, süt veriminin artmasını sağladım.
  • Her emzirmeden sonra mutlaka 2 bardak su içtim, ortalama günde 18-20 bardak su tüketmiş oluyordum.
  • Haricen süt kalitesini ve üretimini arttırmak için kuru inciri kaynatıp komposto olarak tükettiğimde göğüslerin süt dolduğunu adeta hissediyordum.
  • Emzirme döneminde her zaman olduğu gibi düzenli beslenme önemli, beslenmenize bağlı olarak sütünüz kesinlikle artıyor veya azalıyor.
  • Şeker koymadan taze meyve hoşaflarını gün içerisinde de rahatlıkla içebilirsiniz.
  • Her annede gaz yapan besinler farklıdır, o yüzden sizde gaz yapmadığını düşünüyorsanız mutlaka her öğününüze süt ürünü ekleyin. Peynir yoğurt vb gibi.
  • Bol sebze tüketin, özellikle bezelye ciddi süt artışı sağladı.
  • Şerbetli ve şekerli ürünler ise tam bir şehir efsanesi. Beyaz şeker yerine, kaliteli karbonhidrat kaynağı olan tam tahıllı ürünleri tercih edebilirsiniz
  • Çay ve kahve tüketimine gelecek olursak, günde 2-3 fincandan fazla olmamalı. Zira kafein kana karışıp, etkisiyle sizde ve kuzucuğunuzda uyku problemi yaratacaktır. Yerine hem süt üretiminde, hemde gaz problemleri içinde faydalı olacak rezene çayını ekleyebilirsiniz.
  • Günlük aldığınız kaloriden 1000 kalori daha fazlasına ihtiyacınız var bu dönemde, o yüzden öğünleri atlamayın.


Toplayacak olursak eğer, her annenin sütü bebeğine yeter. Bunu en başta hiç denecek kadar az sütü olan bir anne olarak söylüyorum sizlere. Ortalama süt artışı ve düzene girmesi için en az 1 aylık zaman geçmesi gerekiyor.

Sizin yapmanız gereken tek şey "memeyi boşaltmak". Şöyle düşünün, sık sık emzirir ve memeyi boşaltırsanız otomatikman "süt lazım üretmem gerekiyor" komutunu alıyor ve başlıyor çalışmaya. Ama diğer türlü dolu olursa " bu kadar yeterli demek ki" diyerek üretimi yavaşlatıyor. Kısacası emzirdiğinizde bebeğinizle yakaladığınız o bağlılık hissi bile süt üretiminizi arttırır. Ben sonunda başarmıştım, kızım tam istediğim gibi her iki memeyi de alıyor ve boşaltana kadar içiyordu. Bu yüzden gelişimimiz de çok çok iyiydi.

Diyeceğim o ki, dışarıdan gelen o yanlış seslere kulaklarınızı tıkayın. "Bu çocuk doymuyor, mama denesen belki susar" önerilerine aldanmadan önce emzirmeye şartlayın kendinizi. 

Bazen de gerçekten birçok nedenden dolayı süt kesilebiliyor veya hiç gelmiyor. Muhteşem bir duygu evet ama hiç süt verememeniz sizin kötü ve yetersiz bir anne olduğunuzu göstermez asla. O zaman da formül mamalar bizlerin en büyük yardımcısı oluyor. Onlarda da bebeğiniz için en doğru marka seçimini yaptığınızda, ek gıda sürecine kadar kuzunuzun tek besin kaynağı onlar olacak.

Emin olun annelik duygusu ile bebeğinizin dilinden anlayacak ve doğru yolu siz kendiniz bulacaksınızdır.

Hepinize sevgiler :)


kişi tarafından beğenildi      5446 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share