HER ÇOCUK FARKLIDIR VE ÖZELDİR

Son zamanlar bir tükenmişlik sendromu söz konusu bende. Aslında ara ara yaşarım bu durumu. Sadece uyumak isterim. Yok yok bunalımda değilim, kendimi tanırım ben. Yani aslında ihtiyacım olan şey basit. İşten eve gittiğimde sadece bir saat bir dinlenme molası. Bunu her gün mü istiyorum? Yok, hayır, olamaz, o zaman işler yetişmez, Göktuğ ne yapar her gün bir saat bensiz;). En azından haftada bir gün mesela. Neyse geçiyorum bu konuyu, son derece uzun zira.

Hani şu “ Terrible Two” dedikleri dönem var ya, biz öyle bir dönem geçirmedik. Ya da ben olaya çocuktur, ağlar, tutturur, isyan eder, düşer, kalkar, büyür gözüyle baktığım için bana öyle gelmedi.

Evet doğru, geceleri uyumak istemeyip gece 2'ye kadar oturduğumuz çok oldu. Israrla uyumak istemiyordu ama sebebi bizimle vakit geçirmek istemesiydi, 2 yaşında olması değildi ya da sadece 2 yaşında olmadı bu şekilde.

Evet, açlıktan ölse de yemek yemek istemediği zamanlar var ki bizde genelde oluyor, sadece 2 yaşında olmadı bu.

Evet, ağlama krizleri yaşadığı, hatta ağlamaktan bitap düşüp uyuyakaldığı zaman bile oldu
ama sadece 2 yaşında değil.

Araştırmaların sonuçlarını her zaman takip ederim ama bir de araştırmaların dışında kalan çocuk grubu, belki benim çocuğum o grubun içinde diye düşündüğüm olur. ÇÜNKÜ HER ÇOCUK FARKLI VE ÇOK ÖZELDİR. Bu sebeple psikolojimi hep dik tutmaya çalışırım.

Geçenlerde Profesör Dr. Haluk Yavuzer’in bir konferansını izledim ve aşağıdaki notları alıp kendi evimizdeki durumla karşılaştırdım.

  • Not 1: Önemlisin mesajı verin. Şeffaf bir çizgi olsun aranızda ama kırmızı çizgiyi de gösterin lütfen.

Değerlendirme 1: Önemlisin mesajını veriyoruz ama kırmızı çizgiyi göstermekte zorlanıyoruz.

  • ?Not 2: Esas sorumluluk annede gibi gözükür ama değildir.

Değerlendirme 2: Esas sorumluluk evde annede gibi gözüküyor çoğu zaman.

  • Not 3: Lohusalık depresyonu çok ciddidir. Destekleyen eş ve anneler varsa kolay geçer.

Değerlendirme 3: Lohusalık yaşadığımı hiç düşünmüyorum. İlk önce çocuğumu kaybetme korkusu yaşadım, sonra da en büyük destek eşim ve ailem oldu.

  • Not 4: 0-3 güvenli bağlanma dönemidir, dikkat edilmeli.

Değerlendirme 4: Çok ciddi bir şekilde geçirdik bu dönemi. Göktuğ 4 yaşında ve henüz atlatıyoruz. Daha önce ben tek başıma tuvalete bile giremezdim. Emzirme döneminde de anne sütü karın doyurmaktan çok bağımlılık yapmıştı.

  • Not 5: Çocuklara akşam eve gelirken hediyeler, çikolatalar getireceğinize, 45 dakika göz göze oyun oynayın, yeterli gelecektir.

Değerlendirme 5: İlk işe başladığım dönemde, kendimi çok suçlu hissettim ve bensiz kaldığı zamanları doldurmak için eve gelirken oyuncaklar aldım ama kısa bir süre oyuncağa olan sevincinden sonra bana sürekli eziyet ettiğini düşündüğüm ama aslında gözlerinin içinde ihtiyacım olan oyuncak değil seninle düzgün vakit geçirmek der gibi bakışı olmasıydı. Fark ettiğim zaman tabii ki ilgim farklılaştı, kalitesi arttı geçirdiğimiz zamanın. Şimdi daha mutlu.

  • Not 6: Sakin bir ortamda, loş bir ışıkta klasik müzik eşliğinde çocuk uykuya çok rahat dalar.

Değerlendirme 6: Genelde ben yanına yatınca uyuyor. Eğer yanına yatmayı geciktirirsem inat edip uyumayabilir.

  • Not 7: Mesleğini icra eden, ekonomik bağımsızlığı olan annenin birey olarak varlığı söz konusudur ve eşinin nezdinde de aile içi statü babında da değer görür. Çalışan anneyi yeğlerim sürekli çocuğun yanında olan anne zararlı olan annedir.

Değerlendirme 7 : Bu sözleri bir profesörün ağzından duyuyor olmaktan ayrı bir mutlu olduğum doğrudur. Ama bu cümlesini aslında uzun uzun da açıkladı. Mesela çalışmıyorsa evde de üreten anne olmalıdır dedi.

  • Not 8: Özellikle 0-2 yaş arası telefon, televizyonun zararları korkunç büyük, uzak tutunuz. Bakırköy’de akıl hastanesinde bağımlılık ünitesi bölümünde madde bağımlılığının yanında İnternet bağımlılığı ünitesi açıldı. Durum bu kadar ciddi.

Değerlendirme 8: Bu telefon, televizyon hastalığı ne yazık ki ilk önce bizlerde var. Çocuklarımızı uzak tutmak için, ilk önce biz uzak duracağız. Evde bu durumu olabildiğince engellemeye çalışıyoruz. Hiç vermiyor musun derseniz, bazen yemek yemediği zaman, vicdanım sızlaya sızlaya veriyorum.

Not alıp kendinizi yazarak değerlendiğinizde kendinize ayna tutuyorsunuz emin olun sevgili anne babalar. Yani ben aynada kendimi gördüm;).

Kalın sağlıcakla…


kişi tarafından beğenildi      3682 kez okundu
  • Yorumlar(1)
  • Tuğçe Azaklı

    20.06.2017 08:42

    Esen Hanım Merhabalar;\r\n\r\nAldığım o notun altındaki değerlendirme de bu durumun kısa bir açıklamasını yaptım. Çalışmıyorsa da evde üreten anne olmalıdır, diye belirtildi o konferansta. Çalışmak illa gün içerisinde belirli saatlerde dışarıda olmak değildir. Bu konu çok uzun. Lütfen yanlış anlamayınız.

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share