Kolik Bebek İçin Ne Yapmalı?

Bu konuda kesinlikle fikir sahibi değildim. Tüm bilgim, tek bir günlük tecrübe ve çevremdeki gözlemlerime dayanıyor. Annemin, süt yaptığı gerekçesi ile bana soğan yedirene kadar, her şey yolundaydı. Evimin sahnesinde tek bir gün boyunca, trajik ve komik bir oyun sahnelendi. Ee tabii ben de bu tiyatroda hem öğrendim, hem oynadım. İlk öğrendiğim şey, gazın acı verdiği ve yiyecek kaynaklı olduğu. Evdeki o sahneler hala gözümün önünden gitmiyor. Düşündükçe dehşete düşüyorum.

O nasıl bir feryat öyle kızım! Ama çok haklı değil mi? Gaz sebebi ile, biz bile gün geliyor kıvranıyoruz, elimizde bitki çayları ile dolaşıp, alternatif tıp kitaplarında, derdimize çare arıyoruz. Küçük bir bebek bu konuda kendi kendine nasıl yardımcı olabilir? Bu gazın nedeni bizleriz. Bunu kabul ederek başlamak, çözüme giden yolda sizi bir adım ileriye taşıyacaktır. Üstelik bu bir dönem. Yeni doğan döneminde (1-3,4 ay) karşılaşabileceğiniz bir durum. Ve geçici. Önemli olan bu dönemi en minimum düzeyde atlatmak.

Kolik, bildiğiniz gibi gaz sancısını şiddetli ve de düzenli çeken, hassas bağırsaklara sahip bebeklerimize taktığımız bir ad. Bir bebeğe kolik diyebilmemiz için, bazı faktörlerin bir arada bulunması gerekir. Bebeğin tek iletişim yolu ağlamaktır. Bezinin kirli olması, aç olması, uyku hali, tedirginlik, gürültü, emme isteği gibi nedenleri, ağlama yolu ile anlatabilir. İnfantil kolik dediğimiz durumda ise bu sebeplerden hiçbiri olmaksızın, bebeğin ağlama durumudur. Bir bebeğe kolik diyebilmemiz için;

  • Günün belli saatleri ağlama krizi,
  • Dizlerini karnına çeker pozisyona getirmesi,
  • Sakinleşmemesi,
  • Ani kasılmalar 

Bu kriterlerin hep beraber yoğun bir şekilde yaşanması durumunda, ''kolik bebek'' tabirini kullanabiliriz.

Kolik bebeklerin nedenlerine baktığımız zaman, hiçbir bilgi kesin olmamakla birlikte, eğer siz de bu faktörlerin en az biri varsa, evet bebeğiniz kolik olabilir. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre; zayıf bağırsak florası, gelişmekte olan bağırsak sistemi, gıdalar, zayıf ebeveyn ilişkisi, bağırsak hareketlerinin az olması, formula mama intoleransı, besin alerjisi başlıca nedenler.



Şimdi lütfen yukarıdaki tabloya bakın. Ortada halledilemeyecek, önlem alınamayacak herhangi bir faktör görüyor musunuz?

Bebeği dinlemeniz ve doktor tavsiyelerine uyulması durumunda bu süreç atlatılabilir bence. Şu an içinizden, ''Bir gün çocuğu ağlamış diye, kolik profesörü kesildi başımıza!'' diyebilirsiniz. Evet çok haklısınız. Kolik bir bebeğim yok. Ama çevremde kolik bebek sahibi bir sürü ebeveyn tanıyorum ve gözlemliyorum. Buradan bakınca ne düşünüyorum biliyor musunuz? Bebeklerini kendileri koliğe teslim eden insanlar var. Bunu bilerek yapmıyorlar. Her şey çevre baskısından kaynaklı. Doktorun önerileri, eve gelince nene-dede sayesinde '' Doktor ne bilir be! Kaç çocuk büyütmüş! Ağlamadan büyüyen çocuk mu var! Hergün yıkanmaz çocuk üşütür! Soğan ye, süt yapar! Ye anam ya da boşver!'' gibi cümleler ile tuz buz oluyor.

Çevrendekilerin daha uzman olduğunu düşünüyorsan sen bilirsin. Sana her zaman '' şöyle yatır, şunu bunu yap'' diyecekler. Hiçbiri doktorun önerileri kadar işe yaramayacak ama. Dene ve gör. Doktorların reçeteleri o kadar basit ki bu konuda. Evet haklısınız her yöntem her kolik bebekte işe yaramıyor. O zaman kendini geliştirecek, bebeğini dinleyeceksin. Bazı kolik kurallarına uyacaksın. Her bebek farklı. Doğal olarak her kolik de farklı. Her yenidoğanda görülme sıklığı  %10-30 arası olan kolik, çözümsüz bir dert olarak görülse de ebeveynin de bu kolik durumunu tetikleyebileceği ve bu oranı artırabileceği gerçeğini göz ardı etmeyin. 



Kolik bebekler düzeni severler. Bu konuda birçok uzman aynı görüşe sahipler. Ebeveynin panik hali de aynı doğrultuda kolik sancısın tetikliyor bence. Sakinleştirmek adına yapılan araba gezileri, oradan oraya saatlerce sallama seansları kısa vadeli çözümler ne yazıkki.  İşe kolik üzerindeki payınızın olduğunu kabul etmekle başlayın. Yedikleriniz, içtikleriniz sütünüze, oradan da bebeğinize gidiyor. Gaz da peşinden. O zaman beslenme alışkanlığımızı bir gözden geçiriyoruz. Beslenirken şunu unutmayın, bazı yiyeceklerin yaptığı gaza biz bile dayanamazken, bebeğinizin dayanmasını beklemeyin. Gaz yapan yiyecekleri araştırın. Sütünüze geçmesi için, bol bol rezene, anason, kimyon tohumu içeren bitki çaylar tüketin, su mutlaka günde en az üç litre tüketilmesi gerektiğini söylemesemde olur bence :D, sakin olun, günün hangi saatleri kolik sancısı çektiğini, sancı çekerken neyin onu sakinleştirdiğini gözlemleyin, bebeğinizi ve annelik içgüdülerinizi dinleyn. Doktor tavsiyelerine uyun. Sizden yapılması güç, zor olan hiçbir şey önermiyorlar bu konuda. Rutin oluşturun. Mutlak suretle uyun. Önce ılık bir duş, güzel bir masaj, söyleyceğiniz veya dinleteceğiniz hafif bir müzik, hikaye okuma onu rahatlatacaktır. Bu rutini, özellikle kolik sancılarının arttığı saatlerde yapmaya özen gözterin. Etkisini gösterebilmesi için, hergün tekrarlamalısınız. Haftanın birkaç günü değil. 
 



Beslenme, kolik sancılarının bir diğer nedeni olarak biliniyor. Anne sütünden ve beslenmesinden kaynaklı olabildiği gibi, formül mamalar da kolik nedeni olabiliyor. Mama markanızı değişebilirsiniz. Bundan önce, koliğin bir diğer nedeni olan alerji, protein intoleransı doktor kontrolünde araştırılmalıdır. Son yapılan araştırmalarda hormonların da, kolik ile dolaylı yoldan bir bağlantısı olduğu düşünülüyor. Doktorlar, sık sık ve az az beslenmenin, kolik bebeklerin sancı oluşumunu azalttığını düşünüyorlar. Ayrıca davranışsal bir takım yaklaşımlar bebeği sakinleştirdiği gibi görüşler var. Örneğin; kundak, SSSS sesi, karın ve ayak altı masajı, emmek, ten teması gibi. Kullanılan biberonu da, bebeğin hava yutmasını engelleyecek tasarım harikası biberonlardan seçmekte fayda var. Bunlar kolik sancısı çeken bebeğe sahip olan aileler için, hayat kurtaran püf noktalar. İlaç karşıtı biri olarak, bu taktikleri uygulamadan, sonuçları görmeden kullanılması taraftarı asla değilim. Bu tip ilaçları, doktor önerisi ile en son çare olarak düşünülmelidir.

Bu konuda en çaresiz kalınan, en son akla gelen ise kolik bebeğin aileyi etkileme durumu. Düşünüyorum da, kızımın her gün aynı saatlerde bitmek bilmeyen ağlama ve feryatlarından anne ve baba olarak, psikolojik olarak etkilenmemek mümkün değil. Sanırım biraz sabırlı ve sakin olmak gerek bu gibi durumlarda. Yararı olabilecek her türlü uygulamayı denemek, istikrarlı ve özenle uygulamak kolik ile baş etmenin en doğru yolu gibi geliyor bana. Zaten bahsettiğim bir çok öneri ve teknik atla deve değil. Bir çoğu zaten bebek bakımındaki rutinlere dahil aslında. Sadece, kolik bebeğe sahip olmak bir miktar fazla özen, düzen, sabır ve dikkat gerektiriyor. Ve bunun bir dönem olduğunu sürekli hatırlamak gerekiyor.

Benim kolik ile ilgili aldığım notlar, beynimin süzgecinden geçen bunlar. Denemesi bedava. Özenle yapıldığı ve kurallara uyulduğu sürece, bir tehlike arz etmeyen öneriler bunlar. Ben bir çoğunu rutin olarak yenidoğan döneminden itibaren uyguluyorum. Bunları uyguladığım için kolik sancısı çekmedim demiyorum asla. Ama, bunları uyguladığım için huzurlu ve düzenli gece uykularımız oldu :D

Umarım bu öneriler sizin de işinize yarar. Başka öneriler de var tabii ki. Denemeden bilemeyiz. Siz nasıl kolik ile başa çıkıyorsunuz? Rutinlerinizde neler var?

Benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum :)

Şimdiden mersi. :D

Sevgiler.

Kıbrıslı Anne

http://www.hilalmocan.com/kolik-nedir/

https://www.annebebek.com.tr/bebek/Yenidogan/Kolik-Hakkinda-Bilmeniz-Gereken-Her-sey-/481


kişi tarafından beğenildi      1508 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share