Kızkardeş, Haydi Biraz Uyu!

Sabah bir arkadaşımla konuşuyorduk. "Mükemmel annelik" denilen şeyden. Çok sevdiğim bir hocam, olmayan şey hakkında konuşulamayacağını söylemişti. Olmayan şey hakkında konuşmak zaten bir tür yalan ya da hayaldir. Zira insan için mükemmellik var mı ki annelik için mükemmellik olsun? Söz gelimi geceler boyu uykusuz kalmak bizi daha iyi bir anne yaptı mı? Yani o esnada ayakta değil yatakta olmayı isteyen bir anne kötü anne olabilir mi? Kötü bir insan olabilir mi? Yetersiz olabilir mi?

Hepsinin cevabını bir nefeste vereyim ben: Hayır! Elbette hayır! 

Şurası gerçek ki, evladının ihtiyaçlarını anlamak ve karşılamak için elinden geleni yapan ve bunu sunmanın en düzgün yolunu arayan anne-babalar doğru yolda gibi geliyor. Ancak burada altı çizilecek husus bence "doğru" ya da "yanlış" değil; altı çizilecek olan "yol" kelamı... çünkü şüphesiz, ebeveynlik bir yolculuk ve sonunda evladınızı daha mutlu ve daha sağlıklı bir alana çıkartan yoldan ilerliyorsanız bu nispeten doğru yol olmalı, kendimce bu çıkarımı yapabiliyorum. Yani kendine ve çevresine zarar vermekten korkan, meraklı, vicdanlı, sözünü esirgemeyen bir çocuk. Ne dersiniz kulağa altın madalya gibi geliyor değil mi? Bu insanı yetiştirmek uğruna gösterilen çaba ne efor istiyor düşünsenize...

Ama öte yandan uykusuz gecelerimin beni daha iyi bir anne değil daha yorgun bir insan yaptığına eminim.

Gel gelelim evladım için değil uykusuz kalmak, bazen kolunu kes ver deseler iki saniyeden fazla düşünmeyeceğimi de biliyorum. Göze aldığım/alabileceğim fedakarlıklar annelik notumu yükseltiyor mu onu bilmiyorum. Ama daha mutlu, daha sakin ve kendi alanı olan bir insan olduğumda evladıma verdiğim her şeyin daha düzgün olabildiğini deneyimledim. Söz gelimi 1 saat kendimle kalıp okuma mı yaptım, şarjım dolmuş, hazırım! Biraz daha büyüdüğünde bir iki gün uzaklaştım mı mevcut çevremden, burnumda kokusu tütüyor, her şeyimle koşmak istiyorum evladıma. Mecbur olduğum için değil sadece istediğim için, bütün hücrelerimle istediğim icin... Bu ne demektir? Birilerinin koyduğu annelik kurallarına göre değil, yüreğimin en ucundan gelen o titreyiş, o hisle bir şey yaptım mı bu dolu doludur, samimidir. Ve evladıma gösterdiğim duygunun sahici olması benim için yalan ve gerçek arasındaki ayrım kadar keskin ve önemlidir. 

Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz? Annelik mevzuunda tek bir hakikat ilkesi olmadığı kesin değil mi?

Her konuda bocalama hakkımızı saklı tutarak diyorum ki emin olduğum ve asla vazgeçmeyeceğim şey evladıma olan sevgim. Hata yapsam da -ki insanız bu sevginin onarıcı gücü bize yardım edecektir. O yüzden mükemmel anne değil belki ama içindeki sevgiyi anlayan, saplantısızca ve kesintisizce aktaran anne olmak benim hayalim ve hedefim diyebilirim.

Yani canım kızkardeş, güzel anne... varsa etrafında güvendigin birisi, çağır yanına şimdi "Evvel Allah sana emanet" de ve git uyu ne olur. Yazıktır sana da... 

Ve bunca cümlenin üstüne içimden bir tek şey geciyor, Rüzgar Ali okuldan gelse de bi mıncıklamalı öpsem ;))


kişi tarafından beğenildi      1363 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share