Masal

Bir Masal;

Zengin bir baba küçük oğlunu insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. Çok fakir bir aile, çiftliğinde baba ve oğlunu bir gün boyunca ağırladı.

Yolculuktan dönerlerken baba oğluna sordu;

– İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?

– Evet! Gördüm baba

– Ne öğrendin peki? Anlat bakalım.

Oğlu cevap verdi;

– Bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar.

Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı. Oğlu devam etti;

– Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için teşekkür ederim baba!

Zengin bir ruhun olsun kızım, zenginliğin paylaşmakta ve paylaştığın insanın gözlerinde ki ışıltı olduğunu hiç unutma. İyi uykular, tatlı rüyalar Aden'im......

Her anne gibi ben de kızıma geceleri Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Ali Babanın Çiftliği gibi masallar anlatıyorum. Ama geçen gün evden çıkıp işyerime giderken köşe başında Suriyeli bir aileye rastladım. Çöp konteynerına yaslanmışlar sanki geceyi orada geçirmişlerdi. Akşam eve dönerken hala orada olduklarını fark ettim. Bir çocuk 5-6 yaşlarında diğeri 2-3 yaşlarında. Çaresiz bir anne onları yanından ayırmak istemiyor. Bir anda duraksadım, büyük olan koyu kestane saçlı bitkin suratlı ama gülümsemesi yüzünden eksik olmayan oğlan çocuğunun ayağının tek bir tanesinde ayakkabı vardı diğeri çıplaktı. Cebimde çok nakit yoktu ama en azından akşam yemeği ve kahvaltıya yeterdi. Anneye yavaşça iliştirdim. Bütün akşam uyku tutmadı, bir bebeğime baktım bir gözümü kapatıp o yavruları düşündüm. Sabah hızla işyerine geçtim koştururak çöp konteynerının  yanına gittim, gitmişlerdi.........

"Özür dilerim güzel çocuk senin ayaklarını öyle yere bastırmamalıydım, düşünemedim"...

Akşam eve dönüş kızımın yemeği banyosu derken masal zamanı geldi. Bende Fakir köyü anlatmaya başladım.

"Umarım anlarsın, her masal pembe olabilir fakat gerçekler pek de öyle değil ama bir gün gerekince sende olanı paylaşırsan bazı hikayeler pembe olur kızım."

Ve ertesi gün telefonum çaldı, bir arkadaşım yeni kurdukları dernekte olmamı istediğini yetim, göçmen, ihtiyacı olan tüm çocuklar için beraber çalışabileceğimizi söyledi. Şimdi çok daha kalabalık hikayelerde bir gülücük olma şansım olmuştu.

Hadi bu bayram çocukları baştan aşşağı giydirelim dediler hem de 1 çocuk başına 50 tl ile 100 tl arasında. Kaç çocuk olur dedim 300-500 çocuk arası dediler. Bir ohh çektim belki anlatırsam bu bayram 1 kişi daha 1 çocuk sevindirir dedim o nedenle dayanamadım yazmaya başladım.. Aaa olmadı yapamadınız, belki akşam çocuğunuza arada kendiniz bir masal yazarsınız gelecekte o bir çocuğu gülümsetir.

Bu bayram bir de çantama 2 çift ayakkabı koyacağım kim bilir belki yine o konteynerın  yanında karşılaşırız gülümsemesi yüzünden eksik olmayan oğlan çocuğu .......

Her anne çocuğuna pembe hikayeler anlatmalı ama gerçeğinde kendilerince bu kadar güzel masallara çevrilebileceğini ekleyerek. Şimdi bir çok pedagog bu fikrimi onaylamayabilir. Yine de ben arada fakir köyü ve çocuk ayakkabısını çantada taşıyan anneyi ona anlatacağım..
 


kişi tarafından beğenildi      426 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share