Çocuk musun, anne misin?

Bazen minik bir kız çocuğu, bazen beton gibi sağlam bir anne. Ayıptır söylemesi, ikisi de çok yakışıyor bize. Belki de mucizeviliğimiz de buradan geliyor; için için ağlarken, pazularımızla gözdağı verişimiz belki de asıl mesele.

Açılmamak için direnen kavanoz kapağıyla mücadele ederken, hırslı bir kız çocuğu oluyoruz, çocuğumuzun su şişesini açarken cevval bir anne. Sehpanın köşesine vurduğumuz serçe parmağımızın acısını küçücük bir kız olarak yaşıyoruz, yavrumuzun acıyan yerine merhem olurken bir lokman hekim.

Yediğimiz acı biberin sebep olduğu göz yaşlarını silerken savunmasız bir kız çocuğu oluyoruz, evladımızın yanan diline anne fırtınası.

İşittiğimiz bazı sözler yüreğimizi dağlayınca, minicik çocuk gibi ellerimizle kapatıyorken kulaklarımızı, yavrumuzu incitecek sözler karşısında, onun kulaklarına bir tatlı anne ninnisi oluyoruz.

Oluyoruz işte, hem çocuk oluyoruz, hem anne. İkisinin de hakkını veriyoruz, başarıyoruz. İçimizde, bir köşede uyuttuğumuz, ama asla büyütmediğimiz kız çocuğunun varlığından bolca nasipleniyoruz. Gün oluyor üstümüze gelen zorluklardan küçük kızın kanatlarıyla kurtuluyoruz, gün geliyor kuvvetli bir kasırgada onu, yerde sapasağlam tutuyoruz.

Oluyor oluyor, çok da güzel yapıyoruz.


kişi tarafından beğenildi      511 kez okundu
  • Yorumlar(1)
  • Özlem Sermanaytenn

    01.07.2017 22:00

    Emwğine ağzına sağlık arkadaşım....

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share