3 Aylık Bebekle Frankfurt

Her yurt dışı seyahatimizden önce gideceğimiz yerle ilgili blogları okur, harika bilgiler edinir, dersimize çalışmış şekilde yola çıkarız. Frankfurt için okuduğumuz bloglar gezi yönünden harikaydı ancak yemek tavsiyesi yönünden zayıf çok bulduk. Beğenmediğimiz ama çok övülen yemekler yedikten sonra, şiddetle tavsiye edilen bir tatlıcıya gittik ve şiddetle altını çiziyorum ki hiç beğenmedik. 'tamam dedim, eve dönüyoruz ve blog açıyorum ve insanlara Frankfurt'ta gelmemeleri gereken restaurantlar hakkında bilgi veriyorum' dedim.  Ama gitmeniz gereken yerleri de yazacağım merak etmeyin ;)

Ayrıca Frankfurt gezisi 3 aylık oğlumuzla gideceğimiz ilk yurt dışı seyahatimizdi. Bu sebeple bebekle yolculuk etmenin püf noktalarını ve dikkat edilmesi gerekenleri paylaşacağım ayrı bir yazı daha yayınlayacağım. Gelelim Frankfurt gezimize...

NASIL / NE ZAMAN GİDİLMELİ?

Biz Thy ile mayısın ilk haftası gittik.

Thy ile Adana'dan İstanbul Atatürk Havalimanına indik. Bir de ne görelim, fenomen dj Kerimcan Durmaz'da İzmir'den dönüyor, beni görünce fotoğraf çekinmek istemesin mi? Şaka tabii, koştum fotoğraf çekindim, kibar ve çok bakımlı biriydi.




İstanbul'da pullarımızı aldık (oğlumuz 3 aylık ve ona pul almamıza gerek yokmuş). Upuzun pasaport sırasına girdik, bebekli yolcu olduğumuzu belirtip kolaylık rica ettik ancak maalesef sıraya geçmemiz söylendi. Bebeğimizin altını lounge'ta değiştik ( bebek bakım odaları ile ilgili ayrıntılı bilgi ve teşekküre bir sonraki yazımda yer vereceğim).

İstanbul'dan 3 saatte Frankfurt'a indik. Frankfurt turistik bir şehir olmadığından biletlerin ucuz olduğu her hangi bir sezonu seçebilirsiniz. Havalimanından bilet aldık (türkçe dil seçeneğinin bulunduğu makinelerden nakit/kredi kartı seçenekleri ile gayet kolay), trene bindik, Frankfurt Hauptbahnhof' a gittik. Yol 20 dakika sürdü.

NEREDE KONAKLASAK?

Frankfurtta ne yapacağınıza göre değişir, fuar için gittiyseniz Messe civarında, İş merkezlerine yakın olmak isterseniz Willy-Brandt tarafında kalmalısınız. Biz turistik amaçlı gittik, ana istasyondan inince çok yürümek istemiyorduk çünkü yanımızda bebek arabası vardı. Bu sebeple ana istasyon (Hauptbahnhof) civarında  bulunan Europea Life otelini www.booking.com'dan ayarladık. Otelin kahvaltısını ve bir çok yere yakın oluşunu beğendik. Hafif tozlu odaları vardı ama çok sorun etmedik. Ayrıca mini bar ücretsizdi ve her gün yenilendi. Fiyatı da uygundu. O sokakta bulunan fiyatını ve fotoğrafını beğendiğiniz her otel kalmak için uygundur bence. Otel hem ana istasyona 3 dk yürüme mesafesindeydi, hem de kapısının önündeki Baseler Durağından tramvay geçiyordu, kullandık ve merkeze gittik.


   


      


FRANKFURT'TA GEZİLECEK YERLER

Römer Meydanı: 

Römer yazılır ama Rooğmeğr diye okunuyor arkadaşlar. En az 4 farklı kişiye nasıl gideceğimizi sorduk, 'hmm, römer?' cevabıyla 3-5 dk düşünenler, bilmiyorum diyenler.. en son haritadan gösterdik ve adam dedi ki 'haaaa Rooğmeğr, right here.' 

1. Aksanımız ne kadar kötü olabilir ki?

2. Elinde haritayla Römer Römer diyen bir çift başka nereyi soruyor olabilir ki? Kızdım.. neyse..


       


Görebileceğiniz en güzel ve en şirin meydan burası. Eskiden Romalılar yaşarmış o sebeple Römer denmiş. Sağ elde kılıç sol elde terazi taşıyan kadın heykeli tahmin edebileceğiniz gibi adalet heykeli.

Sanki 2 dakika uzaklıkla bir sürü gökdelen yokmuş gibi sanki her taraf bu kadar masalsı gibi..  Hediyelik eşyalarınızı magnetlerinizi alın ve nehre doğru ilerleyin.

Eisener Köprüsü :

Römer'den 1-2 dk nehre doğru yürüyün, aşıkların ayrılmamak için kilitlere isim yazıp astığı, bazılarının dilekleri kabul olsun diye asma kilit kilitlediği, bizim gibi turistlerin ise bol bol fotoğraf çekildiği bir köprü.. Nehir manzarası ve şehir manzarası da gayet güzel..




Main Tower:

Frankfurt un 200 metrelik en yüksek binası. Şehrin her yerinden görünüyor, çıktığınızda şehrin her yerini de görüyor. 15 Euroya bilet alıp çıktık, hava sisli olmasına rağmen çok beğendik manzarayı. Bir de adı Philips olan küçük bir gezginle tanıştık.


       




Goethe House:

Hirschgraben caddesinde, tabelaları takip ederek rahatça bulabileceğiniz bu müzeye gitmeye değer. Çantalarınızı girişte dolaplara kilitleyebiliyorsunuz. Varsa öğrenci kimliğinizi gösterin, indirimli bilet alırsınız. Goethe 1749'da bu 4 katlı evde dünyaya gelmiş. Kütüphanesi, mobilyaları, evin güzelliği bizi etkiledi. 


       


   


           


   




Avrupa Merkez Bankası:

Bu meydanın adı Willy-Brandt-Platz. Girip bankayı gezecek haliniz yok, şu euro işaretinin önünde bir fotoğraf çekilin yeter ;) Ama harcarken hiç bir şeyi 4 le çarpıp geziyi kendinize zehir etmeyin :)




Zeil Caddesi:

Şehrin en ünlü caddesi, bütün güzel markalar ve büyük avm ler bu caddede. Yemek ve tatlı için caddedeki yerlerden birini seçebilirsiniz. avm nin en üst katında çok güzel yemekler var mutlaka deneyin derim.


   

NE YENİR?

İşte geldik en sevdiğim bölüme;

Hous Wertheym: 



    

Römer meydanından nehre doğru yürürken sağ kol üzerinde göreceğiniz bu restaurantın gerçekten bir havası var,1479'dan beri ayakta. 2. Dünya savaşından yara almadan kurtulmuş, içerisine girmeli fotoğraf çektirmeli, ayıp olmasın diye bir içecek içmeli ve uzaklaşmalısınız. Şehrin en ünlü bira evi ama yemekleri gayet sıradan, lezzeti ortalama, çalışan abla herkese karşı çok suratsız. Bu kadar turistik bir mekanın çalışanı neden bu kadar sevimsiz olur ki? 

Yediğim ananaslı tavuklu yemeğini asla tavsiye etmem, diğer yemek fena değil, açken yenir.


     

Eat Fit: 

Hamburger aşığı bir çift olarak http://www.yoldabiblog.com/avrupa-gezileri/almanya/frankfurt-am-main/ ni okuduk , genel olarak çok bilgilendirici bulduğumuz bu blogun tek beğenmediğimiz tavsiyesi Eat Fit oldu. Küçük samimi bir mekan ama hamburger ekmekleri çok tatsız, eti ortalama güzellikte, patatesler ise sağlıklı olacak derken lezzetsiz ve pişmemiş şekilde geldi :(, mutsuz ayrıldık ama siz Frankfurta gidecekseniz ya da orada yaşayacaksanız filan, mutlaka o blogu bi okuyun. Güzel bilgiler var. 




Heagen Dass:

Burası hakkında çok şey duyduk. Zeil caddesinde bir tatlıcı. Özellikle Belgian Waffle için hayatımda yediğim en iyi waffledı diyen bir blogger vardı. Buradan kendisine soruyorum, hiç mi waffle yemedin arkadaşım :( Maalesef ki hiç beğenmedik. Birazı soğuk birazı sıcak şekilde servis edilen gayet kötü tadı olan bir waffledı. Bir şans daha verip sufle istedik, ancak soğuk ve kötü bir sufle geldi :( üzgünüz ama bızımla dıılsın.




Maredo:

Oh yareppim sonunda sizlere önerebileceğim bir yer.. Hadi yine iyisiniz aç kalmayacaksınız. Evet fiyatları ucuz değil ama steak için değer.. Haupwatche caddesinin başında yer alan bu steakçide hamburger de var. Biz evlilik yıl dönümü yemeğimizi burada yemeye karar verdik ve pişman olmadık. 





Almanya'da bir diğer ünlü yiyecek Bretzel.. bira ile deneyin.. Oğlumuz yanında anne sütü tercih etti.




Genel olarak Frankfurt şehri 2 günde rahatça gezebileceğiniz güzel bir Avrupa şehri. Biz 3 aylık oğlumuzu bebek arabasına koyup her yeri yürüyerek gezdik. Sadece 1 kere tramvay kullandık.

Bebekle seyahat ile ilgili de ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağım bir yazım olacak..


kişi tarafından beğenildi      605 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share