Merhaba Duygusal Zeka!

Merhaba Duygusal Zeka!

Gün geçmiyor ki çocuğun gelişiminde yeni kavramlar, yeni etkenler ortaya çıkmasın! Tam da entelektüel zekaydı, akademik başarıydı derken mutlu ve başarılı bireyler yetiştiren bilinçli ebeveynler olmak için elimizden geleni yaparken ortaya bir de duygusal zeka çıktı. 1990'lı yıllarda John D. Mayer ve Peter Salovey adlı iki psikolog yaptığı çalışmalarda bireylerin akademik ve iş hayatlarında başarılı olmaları ve huzurlu ve mutlu bir yaşam sürdürmeleri için duygusal zekalarını gelişiminin en az entelektüel zeka gelişimi kadar önemli olduğunu öne sürmüşler.

Peki nedir bu duygusal zeka?

Duygusal zeka kişilerin, kendi duygularını ve başkalarının duygularını doğru olarak anlama, onları yönetebilme, stres ve çatışma durumlarıyla baş edebilme becerisidir. Örneğin çocuğunuzun akademik olarak belirli alanlarda başarılı olması veya sınavda aldığı yüksek not entellektüel zekasına bağlıyken, okulda kurduğu arkadaş ilişkileri, kırık not aldığı zaman bunu düzeltme çabaları veya sınav öncesi yaşadığı kaygıyla baş edebilmesi duygusal zekasına bağlıdır.

Duygusal zekayı değerlendirmek için 4 özellik belirlenmiştir:

  1. Öz-bilinç: Kendi ve ötekilerinin duygularının ne kadar farkında olduğumuz
  2. Öz-yönetim: Olaylar karşısında verdiğimiz tepkileri kontrol etme, dürtü ve davranışlarımızı yönetebilme, değişikliklere uyum sağlayabilme becerimizdir.
  3. Sosyal Farkındalık: Empati kurarak diğer kişilerin olaylar karşısında yaşadığı duyguları anlayıp onlara ihtiyacı olanı sunmamıza yardımcı olur.
  4. İlişki Yönetimi: İyi ilişkiler kurup sürdürebilmeyi gerektirir. İyi bir lider olmanın vazgeçilmez kuralıdır.

     
Duygusal zekanın önemini bir örnekle anlatmak yeterince açıklayıcı olacaktır. Sonunda çocuğunuzun yıllardır hazırlandığı üniversite sınavı geldi çattı.

  • Özbilinci yüksek olan bir çocuk sınava hazırlandığı süre boyunca kendini ve duygularını düzenleyip çalışma düzenini ona göre ayarlayıp sınav sonrasındaki hedeflerini buna göre belirleyebilmiştir.
  • Özyönetimi gelişmiş olan bir çocuk sınavın öncesindeki haftalarda yaşadığı kaygıyla baş edip kendini teskin edebilmiştir.
  • Sosyal farkındalığı yüksek olan bir çocuk ise binlerce öğrencinin girdiği bu sınavda başarılı olmanın gerektirdiği rekabetin farkındadır ancak bu rekabeti başkalarını rencide etmeden kendini geliştirerek sürdürmektedir.
  • İlişki yönetimi iyi olan bir çocuk ise bu süreçte öğretmenlerinden veya ebeveynlerinden gelen olumsuz eleştirilere açıktır ve onların fikirlerine kulak vererek zayıf yönlerini geliştirmeye çalışır.


Çocuğunuzun duygusal gelişimini desteklemek için yapmanız gerekenler:

  • Çocuklarınızın duygularını ve tepkilerini kabullenin.

Çocuklar için kendilerini değerli hissetmenin en önemli yolu anlaşıldıklarını hissetmektedir.  “Bu senin için çok zor olmalı”, “çok kızdığını anlayabiliyorum” gibi söylemleriniz çocuğunuzun anlaşıldığını hissetmesine yardımcı olacaktır.

  •  Duygularını ifade etmesi için onu cesaretlendirin.

Ona olaylar karşısında nasıl hissettiğini sorun. Sözel ifadesi yeterince gelişmemiş çocuklar için resim veya oyun kendilerini ifade etmeleri için en pratik araçlardır.

  • Duygularını adlandırın.

Burada seçeceğiniz kelimeler çok önemli çünkü çocuğunuz üzgünken siz onun kızdığını belirtirseniz çocuk tam tersine anlaşılmadığını hissedebilir.

  • Sakinleşme yöntemleri önerin.

Duygularını adlandırmakta veya sözel olarak ifade etmekte zorlanan çocuklar genellikle bedensel dışavuruma baş vurur. Onlara “biraz zaman iyi gelir mi sence?”, “biraz sakinleştikten sonra konuşmak daha iyi gelebilir”, “kızgınsın ama bunu başka şekilde de ifade edebilirsin, örneğin çizerek veya kelimelerle” gibi pratik çözümler üretin.

  • Hissettiği duygulara neyin yol açtığını anlamasına yardımcı olun.

Hakim olduğunuz durumlarda olayların adım adım üzerinden geçmeniz çocuğunuzun o duyguyu tetikleyen etkeni anlamasına yardımcı olacaktır. Eğer sizin olmadığınız ortamda olan bir olaysa çocuğunuza o duyguyu hissetmeden önce neler yaptığını, ne zaman hissetmeye başladığını sorun.

  • Ötekilerinin duygularını anlaması için ipuçları ve örnekler verin.

Ötekinin zihnini ve düşüncesini anlama daha erken yaşlarda başlasa da empati becerisinin gelişimi genellikle ilkokul yıllarına denk gelmektedir. Çocuğunuzun kendini başkalarının yerine koymasına izin verecek örnekler verin, öyle bir durumda kendi neler hissederdi bunu sorun.

  • Olumlu geri bildirimde bulunun.

Bir şeyi yapamadıkları için mutsuz olduğunda veya kardeşine, arkadaşına, size kızdığında söyleyeceğiniz olumsuz söylemler, yalnızca çocuğunuzun motivasyonunu düşürecektir. “Sınavdan düşük aldın ama başarılı olmak için çok çalıştın, bir dahaki sefere daha yüksek almak için neler yapabilirsin ona bakalım”  gibi olumlu taraflarını öne çıkartın.

  • Problem çözme becerilerini geliştirmesine yardımcı olun.

Listeler her zaman işe yarar! Karşılaştığı durum karşısında neler yapabileceğinin bir listesini birlikte yapın ve en uygun çözümün hangisi olduğunu bulun.

  • Başkalarını dinlemeyi öğretin.

Başkalarını anlamanın en önemli yolu dinlemeyi bilmektir. Kesinlikle sözünüzü kesmesine izin vermeyin ve ona bunu sakinlikle anlatın.

  • Kendi duygularınızı anlatın.

Suçlayıcı olmadan onun yaptıklarının sizde uyandırdığı duyguları ifade edebilirsiniz. Ancak unutmayın “beni çok üzdün”, “böyle devam edersen beni öldüreceksin”, “bunları hep beni kızdırmak için yapıyorsun” gibi söylemler yalnızca çocuğunuzda suçluluk duygusu uyandıracaktır. O yüzden “ev düzenli olduğunda mutlu oluyorum”, “beni dinlediğin zaman kendimi daha hissediyorum” gibi daha nötr söylemler kullanın.

 


kişi tarafından beğenildi      3076 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share