EYVAH ÇOCUĞUM 2 YAŞINDA!

“Terrible two”, “2 yaş sendromu” gibi halk arasında farklı tabirler kullanılsa da aslında 18-36 ay arasında değişen bu dönem çocuk için bir geçiş dönemidir. 0-1 yaş arasında tamamen yetişkine bağımlı olan bebek, bu dönemde duygusal, motor ve sosyal değişiklikler yaşar ve aslında bu süreçteki yaşanan ağlama krizleri, tutturmalar, inatlar tamamen çocuğun bu değişikliklere karşı verdiği tepkilerdir.

Mesela ergenlik zamanlarınızı düşünün. Yaşadığınız fiziksel, hormonal, ruhsal değişiklikleri hatta ebeveynlerinizle yaşadığınız tartışmaları, sürekli yaşadığınız “beni anlamıyorlar” hissiyatını hatırladınız mı? Heh… İşte 2 yaş çocuğunun yaşadıkları da (ergenlik kadar şiddetli olmasa da) aynı bu cinsten. Hem de 2 yaşındaki bir çocuk için daha da zor çünkü kendini ifade edeceği yeterli dil gelişimine henüz sahip değil. Bu döneme kadar kendini anneyle “bir” olarak gören çocuk farkındalığının artması sonucu çevresini algılamaya başlar, dil gelişimiyle kendini ifade edebileceğini anlar, motor gelişimiyle hareket becerilerinin farkında olur. Kısacası ayrı bir birey olduğunu görür ve bağımsızlığını ilan eder.

Burada ebeveynlerin yaptığı en büyük yanlış çocukların davranışlarına “şımarıklık” etiketi yapıştırarak onlarla güç savaşı içerisinde girmesidir
. Bu girişim hemen hemen her zaman başarısızlıkla sonuçlanır. Çünkü aslında çocuğun derdi güç savaşı değil kendi ihtiyaçlarının ve isteklerinin farkına vararak bireyselleşme arzusudur. Bu sendromun ne kadar süreceği çocuğun mizacına, ebeveynlerin tutumuna, süregelen yetiştirme şekilleri ve kurallara göre değişiklik gösterebilir ancak şunu unutmayın ki “pes” dediğiniz noktaya geldiyseniz bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur ve böyle bir durumda bir uzmana danışmakta fayda var.
 

  • Rutin! Rutin! Rutin!: Çocuğun doğumundan itibaren çoğu çocuk doktorları ve psikologların önerdiği en önemli şey çocuğun bir düzene sahip olması. Beslenmesi, uykusu, banyosu gibi günlük rutinlerinin aynı saatlerde olması. Bu rutinler aslında 2 yaş döneminde en çok çatışmaya girilen konulardan biridir. Eğer bu rutinleri erken dönemden itibaren oturtabilirseniz (ki oturtmalısınız!) çocuk neyi ne zaman yapacağını bilir ve bu çatışmaları daha rahat atlatabilirsiniz.
  • Sınırlar ve kurallar: Bu dönemde çocuklar sınırlara ve kurallara karşı gelmeye meyillidir ancak bunlar ebeveynlerin işini kolaylaştırıp uyumlu çocuklar yetiştirmek için olduğu kadar çocuğun ebeveynleri tarafından korunmuş hissetmesi için de gereklidir. Böylelikle ileride de kendisini koruması için gerekli kararları ve önlemleri almayı öğrenmiş olacaktır. Bu dönemde sınırlar ve kurallar konusunda net ve kesin olmanızda fayda var.

 
Çok sevdiğim ve sık kullandığım bir örnek vardır. Çocuk 5 tane de dondurma yemek ister 10 tane de ama ebeveyn olarak çocuğunuzun iyiliği için sizin ona vermeniz gereken 1 tanedir. Sadece hasta olacağı için değil hasta olduğu zaman kendini ebeveynleri tarafından korunmamış hissedeceği için.

Çocuklara neyi neden yapması veya yapmaması gerektiğini açıkça anlatın. “Zaten anlamaz” ,“Yapma deyince anlamıyor bunu mu anlayacak” deyip kestirip atmayın. Çünkü ona anlattığınız her bir şey çocuğun bu sınırları ve kuralları neden koyduğunu anlamasına ve içselleştirmesine yardımcı olacak.
 

  • Tutarlı Olun: Tutarlı olmak da tıpkı rutinlerde olduğu gibi çocuğun içinde bulunduğu bir durumda neyle karşı karşıya olacağına hazırlıklı olmasına yardımcı olur. Örneğin yapmaması gereken bir şey yaptığında bu davranışın yaptırımının (ceza değil dikkatinizi çekiyorum! Aradaki fark o kadar geniş ki o da başlı başına bir yazı :)) ne olduğunu bilmeli. Böylelikle olumsuz bir davranışla sebep-sonuç ilişkisi kurması o davranışın zaman içerisinde azalmasına yardımcı olacaktır.
  • Onun da seçim hakkı var: Dediğimiz gibi bu dönem çocuğun isteklerinin ve ihtiyaçlarının farkına vardığı ve bireyselleşmeye başladığı bir dönem. Ona hiçbir söz veya seçim hakkı tanımamak çocuğu olumsuz etkileyeceğinden ona mutlaka bu hakları tanımanız gerekiyor. Buradaki ince çizgi çocuğun kendine veya başkalarına zarar verip vermediği. Örneğin bir kış günü evden t-shirtle çıkmak istiyorsa bu çocuğun hasta olmasına sebep olabileceğinden kabul edilmeyebilir ancak o gün kızınız prenses kıyafetiyle evde dolaşmak istiyorsa bundan kime ne zarar gelir?


Öfke Krizleri

Ve 2 yaş döneminin vazgeçilmezleri: Öfke Krizleri.

Genelde refleks olarak ebeveynler çocuklarını sakinleştirmeye çalışırlar ve başarısız olunca da hem çocuğa karşı öfkeleri artar hem de kendilerini yetersiz hissedebilirler. Sevgili ebeveynler, yapmayın! Çocuğunuzu sakinleştirmeye çalışmayın! Tabii ki de ona yanında olduğunuzu ve duygularını anladığınızı hissettirmek önemli. Ancak şöyle bir düşünün siz en öfkeli anınızda veya yoğun bir şekilde ağlarken etrafınızdakinin ne dediğini dinleyecek halde olur musunuz? Çocuğunuzun da böyle bir anda sizin söylediklerinizle sakinleşmesini beklemek hem kendinize hem de çocuğunuza haksızlıktır. Sakinleştikten sonra onunla konuşup duygularını anladığınızı veya yerine getirilmeyen isteğinin nedenini anlatabilirsiniz.

Dikkat etmeniz gereken en önemli şey böyle bir anda çocuğunuzun isteğini yerine getirmezken ağlama krizine girdiği ve sakinleşmesi için isteğini yerine getirmeniz. Çünkü çocuğunuz bir kere istediğini elde etmenin yolunun bu olduğunu gördükten sonra inanın bu krizler daha da şiddetlenerek devam edecektir.

  • “Hayır”:

Bu dönem çocuğun “hayır” kelimesini anlamlandırmaya başladığı dönemdir. Muhtemelen çocuğunuzdan en çok duyacağınız kelime de bu olacaktır. Buna karşın siz bu kelimeyi mümkünse bu dönemde lugatınızdan çıkartın. Onun yerine sözcüklerinizi “neden”lerle “sonuç”larla süslemeye bakın.


kişi tarafından beğenildi      5282 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share