PAMUK İPLİĞİNE BAĞLANMASA ŞU İLİŞKİLER ( EN AZINDAN ÇOCUKLAR İÇİN)

Yeni nesil evlilikler biraz pamuk ipliğine bağlı yaşıyor gibi geliyor bana bazen. Kadının beklentileriyle, erkeğinkiler çatışıyor ve arada varsa çocuklar hep mağdur. Sorunun nereden başladığını bile unuttukları upuzun tartışmaların sonucunu "boşanalım kurtulalım" cümlesiyle sonuçlandırıyorlar. Sinirle tamam dedikten sonra bir dinginlik sonra boşandıktan sonraki psikolojik durumu düşünürken bunalımlar ve sonra ya tekrar birleşme ya da gerçekten ilişkiye son vermek. Süreç bu şekilde ilerlerken sorunlar genelde basit oluyor. Kime göre, neye göre basit…

Kendi ilişkimden bahsederek örnekleyebilirim. En çok duyduğum cümleler çevremdekilerden “ Tuğçe neden bu kadar sakin karşılıyorsun, kafaya neden takmıyorsun, nasıl başarıyorsun, bana da söyle, ben tartışınca uykularım kaçıyor, sinirlerim alt üst oluyor .” ya da “ ayy benim kocam bana böyle bir şey söyleyecek, hayatı zindan ederim ona.” Bir başak kadının sakin ve rahat olması çok fazla söz konusu değildir, bilen bilir… 5 yıl arkadaşlıktan sonra evlenip, evliliğimizin de 5. yılındayız, toplamda 10 yıllık bir ilişki. Evet, ilk yıllarda yaşımızın da verdiği gerekliliklerle tabii ki en ufak tartışmada kahrolduğumuz, uyku uyuyamadığımız zamanlar oldu ama şimdi olmuyor. Birincisi tartışırken insanın ağzından çıkanı kulağı duymaz genelde, ölçmeden tartmadan o anda son söyleyeceğini ilk söyler. İkincisi ve sonuncusu, uzanan tartışmalarda sonuç olarak karşımdakiyle birlikte ben de sıkılacağım, ne gerek var :).  Evet, basit tartışmaları sallamıyorum bile.  En basit örneği bugünkü yazışmamızdan küçük bir diyalog buyurun aşağıda.

Gökhan: Yeni egoların var senin :)  hemen havaya giriyorsun.

Tuğçe: Yeni egolar mı? Sevdim bunu. Yenilenmek iyidir. :)

Şu mesajın üstüne günlerce sorun çıkaracak insanlar tanıyorum ben. Güldüm, geçtim… Unutmamam gereken şeyler var ayrıca bunların bilincindeyim.

Evde gözümüzün içine bakan bir çocuğumuz var. Bizim ego savaşımızdan çok daha önemli onun psikolojisi.

Ayrıca inançlarım gereği basit şeylere sıkıntı yapıp büyütünce daha büyük bir sıkıntı yaşamaktan korkarım.

Biz eşimle her şeyden önce arkadaş olmayı başardık, sonra karı koca olduk. Sahip olduğumuz şeyleri büyük emekler vererek kazandık. Çocuğumuzu bile 1 hafta yoğun bakımda ölüm kalım savaşı verdikten sonra kazanmışken takmam ben tartışırken söylediği hiçbir cümleyi kafama. Sakinleştikten sonra da, konuşurum, anlaşırım. Bir gün olur da anlaşamayacağım çok ciddi kırılacağım bir şeyle karşılaşırsam o zaman düşünürüm. Takılmam maddi sıkıntılara, Allah sağlık sıkıntısı vermesin, çalışıyoruz, kazanıyoruz, hallederiz derim.

Hayatı çok güzel giderken çocuğu kötü hastalığa tutunan, eşini kaybeden insanların geçmişe özlemini gördüm ben. Bu sebeple olan günümü zevkle geçirmeyi tercih ederim.

Bunların hiçbiri demek değil ki şiddet de görsen, aldatılsan da otur evde. Oturma sakın oturma.  Ezdirme kendini sevgili hemcinsim. Aldatılmayı erkeğin elinin kiri olarak görüp katlanan kadın da, kocam bana bencil dedi, dakika durmam boşarım diyeni de tanıdım.  Kusura bakmasın da ikisi de yanlış yolda.

Boşver takma her şeyi kafana, hele de evinde geleceği senin her hareketine bağlı bir kuzucuk varsa, dinç ol, gururlu ol, güçlü ol mutlu ol her zaman.


kişi tarafından beğenildi      2997 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share