12-18 Ay Arası Dil Gelişimini Desteklemek İçin Neler Yapılabilir?

Merhabalar annemisin.com sitesinin sevgili anneleri; sosyal medyada gelişim konuları altına sıkça gelen bazı sorular olduğunu gördüğümüzden sizlere gelişim alanlarından –dil gelişimi- hakkında bilgi vermenin doğru olacağını düşündük.

Burada şunu belirtmek isterim; dil gelişimi tüm çocuklarda aynı şekilde seyreder ancak öğrenmenin seviyesi çocuğun bulunduğu yakın çevre özelliklerine, gelişimsel durumuna, mental yeterliliğine göre değişiklik gösterebilir.

Bebeklerde anlamlı sözcükler 12. ay civarı görülür. Bu yaş civarı sembolik dil değimiz kavramlar ön plandadır. Örneğin arabaya ‘düt’ , trene ‘çufçuf’ gibi sembolik dil vardır. Bu kısımda şöyle bir açıklama yapmak gerekirse bu kelimeler aile büyükleri içinde yer ederse çocuğun gerçek sözcüğü öğrenmesi gecikebilir. Yine, bir yaş civarı bebekler çevresindeki sesleri taklit ederek öğrenirler ama bu gelişme yavaş olabilir.

Anne bebeğine herhangi bir nesneyi verirken adını söyler ise sözcük ve sembol arasındaki ilişki daha rahat kurulur. Örneğin verilen oyuncağın adı söylenirse gerçek anlamla birleştirme kolay olur.

Gelişim dönemleri yazılarının altındaki yorumlarda sıklıkla şöyle sorular olabiliyor ya da anneler bir başka annenin çocuğunun yaptıklarını kendi çocuğu ile kıyaslayıp gecikme mi var diye endişelenebiliyor. İnternette okunan bilgilerle kıyaslamak da aynı sonucu doğruyor ve özellikle buna yatkın annelerin kaygı seviyesinin artmasına neden oluyor. Bu bağlamda benim yazımda geçen bilgilerde dâhil olmak üzere kitaplardaki tüm bilgiler yıllar içindeki çalışmalarla ortak değer kabul edilerek sunuluyor. Unutulmaması gereken bir şey var ki; her çocuğun bireysel gelişim eğrisi ayrıdır. Annelerin yapması gereken, gelişim dönemlerini bilmek, eğer gecikme olduğunu düşündüğünüz bir durum var ise kaygılanmadan çocuk hekiminize durumu anlatmak olmalıdır. Unutmayın, çocuk doktorları bebeklerin gelişimini bir bütün olarak izlemekteler sorun yoksa sizi bilgilendirir sorun varsa erken müdahale şansı doğurur. Bu sebeple sosyal medyadaki -doğru bilgiler- takip edilebilir ancak kaygılanmak hatalıdır diye bağlayarak asıl konuya dönmek istiyorum.

18 ay civarı bebekler ise kendine söylenenlerin büyük bir kısmını anlayabildikleri gibi bazı yönergelere uymayı da becerebilirler. Dili anlamak, dili kullanmaktan daha önce geliştiğinden anladığı sözcükleri size kullanması zaman alacaktır. ( Bu kısımda özellikle çocukların yanında söylediklerinize onlara hitabınıza ya da belli olayları aktarışınıza dikkat etmenizi öneririm. Bazen annelerden ‘Anlar mı o kadar şeyi’ diye sorular alıyorum evet anlıyorlar sadece konuşamıyorlar)

Bu yaş civarı şu kadar kelime bilir, bu kadar kelime söyler gibi internette sayılar bulabilirsiniz. Bunların teknik olarak bir anlamı yok. Çünkü bunlar mutlak doğrular değildir sadece anneleri kaygılandırır. Kelime dağarcığının az ya da çok olması yakın çevre koşulları ile doğrudan ilişkilidir.  Burada anne ve babalara önerim: Çocuklarının dil gelişimini izlerken her hafta yeni sözcüklerde artış olup olmadığını izlemeleri yeterlidir. Çevrede iyi ve yeterli uyaran varsa dil gelişimi olumlu anlamda etkilenir. Ayrıca evde başka kardeşin varlığı da bu anlamda küçük kardeşe olumlu tesir eder.

Peki, anne babalar konuşma gelişimi için nasıl destek olabilir?

Annelerin bebekleri ile düzenli olarak konuşması birinci kuraldır. Bebeği konuşması için zorlamamak da önemli diğer bir kuraldır. Annenin ya da bakıcının evde sessiz kalması nasıl olumsuz etki ederse konuşması için zorlamak da o derece yanlıştır. Çünkü bu durum çocuğa ters etki yaparak sessizleşmesine neden olabilir. Çocukla düzenli konuşulmalı ancak bebek dilinde konuşmaktan kaçınılmalıdır. Kavram kitaplarını birlikte incelemek, tekrar etmek kelime hazinesini genişletir. Bu aynı zamanda çocuğun algı ve hafıza yeteneğini de geliştirir.

Kasları tam gelişmediğinden sözcükleri doğru telaffuz edemeyecektir bu durumda aşırı tepki vermekten kaçının (gülme, şaşkınlık, dalga geçmek gibi)

Son olarak, pek çok gelişim alanında normal gelişim gösteren çocukların geç yürümesi, geç konuşması nadiren endişe yaratıcı bir durumdur. Bu nedenle gelişimi bütünsel düzeyde izlemek ve bireysel farklılıkları akıldan çıkarmamak en sağlıklı izleme yöntemi olacaktır.

Sevgilerimle,

Dilek Söylemez

Psikolojik Danışman

İletişim:

www.dileksoylemez.com

www.instagram.com/dileginimgeleri


kişi tarafından beğenildi      860 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share