TIKA LOHUSACIĞIM KULAKLARINI

Hamilelik sürecimiz bir önceki yazımda anlattığım gibi çok heyecanlı ve güzel geçmişti. Eşimle her gün hayal kuruyorduk diyebilirim. Oğlumuz için özenle hazırlanıyorduk, ona rahat, mutlu bir hayat verebilmek için. Hamile olduğumu öğrendiğim günden itibaren bir dosya ve bir defter hazırladım oğluma. Dosyanın içerisine ultrason tahlil sonuçlarını hafta hafta ayırarak biriktirdim. Her kontrolde ne kadar büyüdüğünü görmek mümkündü. Her hayalimizde ''Oğlumuzla gideriz, ona da alırız''  cümleleri eksik olmuyordu.

Veee çok şükür sağlıkla kavuştuk birbirimize.. Her şey tahmin ettiğim hayalimdeki gibi gidiyor. Sonra mı? Lohusalık dönemindeyim. Acemiliğim had safhada. Her anne gibi en iyi ben yapmak, bilmek istiyorum. Oğlumla eğlenmek büyümek istiyorum. Ama ne mümkün, kursağımda bırakanlar çok oldu tabii.. 

-Aman yağmurda dışarı çıkmayın, mazallah hasta oluverir..

-Sıkı sıkı giydir, rüzgar almasın.

-Sütün geliyor mu? Yetecek mi? Emmek isteyecek mi bakalıım...

Herkes fikrini söylüyor ve tabii bende acemilikle onların tecrübeli anneler olduğunu düşünerek her söyleneni kazıyorum bir köşeye.

Sonrası mı?

Benim için felakete gidiyordu. Her şeye sinirlenmeye, tahammülsüzlüğe ve kendimi tanıyamamaya başlamıştım. Öyle ki Ege 40 güne kadar uslu, sakin, ağlama krizleri olmayan bir bebekti. Gün geçtikçe ben her söyleneni yapmaya başladıkça Ege değişmeye başladı. Kolik bir bebeğe dönüştü. Geceleri kalkıp sebepsizce ağlar oldu. 5 saat hiç susmadan ağladığını bilirim ve ''Ben çocuk bakamıyorum, yapamıyorum'' diye onunla beraber ağladığım da olmuştur..

Hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor. Dışarı çıkmaya korkar oldum çünkü her çıktığımda ağlayacak ve ben susturamayacağım endişesi aldı başını gidiyor bende. Haa birde  o öylece ağlarken yine beni doğru olduğunu savunup yanlış durumlara iten insanları da unutmamak gerekirdi. Bir terazi düşünün sağına onların anneliğini koydum, soluna da ANNELİĞİMİ.

Sonunda ben kendimi '' Ne yapıyorsun, senin doğruların var. Mantığını kullan, çık acemi pasif hallerden'' diye serzenişlerde bulunurken durdurabildim. İlk önce Ege'nin odasını ayırmakla başladım. Artık klimalı odada değil, aralık ayında 20-21 dereceli odada, tek kat kıyafetlerle, yağmurlu havalarda dışarıya çıkmakla bu durumu yenmiştim. Hatta karla bile tanıştırmıştık. İşte her şey düzene girmeye başlamıştı. Daha sakin ve kolik bebeklikten çıkmıştık. Gece uykularımız düzelmişti. Rutindi artık 2-3. kez emmeye kalkıyorduk. Bebeğim mutlu, ben mutluydum. Ohh be dedim eveett istediğim hayat tam da bu.

Yani lohusacığım o ne der, bu ne der düşünme, önce SEN. Evet ilk çocuğumdu ama artık neyin doğru, neyin yanlış olduğuna oğlumu çevremden daha iyi tanıdığım için ben karar veriyordum. Tabii ki  açıktım eleştirilere, ama tıkamıştım kulaklarımı. Herkesten önce BEN'dim. Yakalamıştık güzel günleri.. Verdik el ele HADİ dedik YENİDEN BAŞLIYORUZ.

Sen de tıka kulaklarını.

HADİ YENİDEN BAŞLA!


kişi tarafından beğenildi      10391 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share