Mutlu Çocuklar Nasıl Yetiştirilir?

Sizler de etrafınızda çokça görmüşsünüzdür son zamanlarda; çocuklar suratı asık, devamlı şikayet ediyor, az konuşuyor, hep bir şeyler istiyor, her şeyleri var fakat yine de mutlu değiller. Peki ama bazı çocuklar kahkahalarla gülüp, ailece gidilen yemeklerde ellerinde ipad ve telefon olmasa bile kendini oyalayabiliyor ve yüzü gülüyorken, düşünce bile ağlamıyorken, neden istediği her oyuncak alınan, her dediği yapılan, devamlı bağıran ağlayan her şeyden şikayet eden çocuklar bir türlü mutlu olamıyor?

Her anne baba mutlu çocuk yetiştirmek istiyor mu?

Bazı aileler çocuğum en başarılı olsun en iyi sporu o yapsın her oyunu o kazansın ben öyle mutlu olurum derken acaba çocuklarını mutsuzluğa mı itiyor?

Benim gibi anneler de çocuğum yeter ki ömür boyu sağlıklı, mutlu olsun, tabii ki çalışkan olsun ama hayattan zevk alsın, arkadaşlarıyla uyumlu olsun gereğinde alttan alsın gereğinde hakkını arasın yaşına göre davransın iyi bir insan olsun diyor. Çok şanslıyız ki oğlum ve benim etrafımdaki tüm anne baba ve çocuklar sevimli, doğal, içten, terbiyeli, insancıl, paylaşmayı seven mutlu insanlar. Çoğu benim oğluma baktığım gibi bakıyor. Oğlumu sabah okula ben bırakıyorum ben alıyorum çünkü giderken onun sevdiği, dönerken benim sevdiğim şarkıları dinliyor birlikte söylüyor ve eğleniyoruz, tabii ki arada sırada işe giderken dayısı bırakırsa veya okul çıkışı teyzesi, anneannesi, veya babası alırsa inanılmaz mutlu oluyor çünkü ebeveynler kadar teyze, enişte, hala, dayı, amca, anneanne, babaanne, dede, kuzen ve diğer akrabaların ilgisi oğlumu çok sevindiriyor, ne kadar ilgi gösterilir birlikte kitap okunur, basket, futbol maçı, satranç, tavla, saklambaç ve sair oyunlar oynanırsa çocuklar seveni daha da çok seviyorlar.

Bakın çarşıya gitmek oyuncak kıyafet almak yemeğe götürmek saydıklarım arasında yok. Mutlu çocuklar düzenli ve prensipli yaşayan, "hayır"ı bilen çocuklardır. Bir şey alınan değil bir şey paylaşılan çocuklardır. Evde bir yardımcı olsa bile iş dönüşü babasıyla lego yapan, araba oynayan özellikle güreşen çocuklardır. Annesi haftasonu organizasyon işindeyken babasıyla futbol oynayan sinemaya giden okuldaki arkadaşlarını anlatırken bir dondurma yiyen çocuktur. Annesi seyahattayken anneannesiyle her türlü keyfi yapan, okulunu kursunu da ihmal etmeyen çocuktur.

Aynı yukarıdaki fotoğraftaki Kaan gibi. Sabah okula annesinin şarkı söyleyerek götürüceğini bilen, okul çıkışı babasıyla beşiktaş maçına gidip tüm basketçileri ezberleyen, eve döndüğünde üniversite çıkışı uğrayan 15 yaş büyük kuzeniyle basket oynayarak taktikler öğrenen, anne evde yokken tv eşliğinde yemek yedirme lüksünü yaşatan anneanneyle bunu sır olarak paylaşan, ne istersin diyen teyzesine bir ihtiyacım yok diyen fotoğraftaki Taha gibi.

Sevgili anne ve babalar çocuklarınızın mutlu olması için önce siz mutlu olun ve hep mutlu insanlarla birlikte olun. Hep şikayet eden kişilerin çocukları da kendileri gibi mutsuz olacaktır. Siz böyle iseniz düzelmeye kendinizden başlayın. Akşam yemeğe çıkacaktınız çocuğunuz ateşlendi, bırakın yemeği, soyunun, makyajınızı silin, ilacını verin ve ona sımsıkı sarılın. O gece yanınızda uyumasına izin verin. O anında yanında olun, yatağınızda kusarsa aman nolacak yarın çarşaf değişim günüydü zaten deyin. Onu her haliyle ve her an sevin, her şeyi paylaşın, çok kitap okuyun ve her sorusuna cevap verin.

Arabayı park ederken sizden önce inip kaldırımda ileri git geri gel demesine izin verin. Eve girerken ellerinizde ağır paketlerle uzun da sürse anahtarı kapıya sokup çevirmesine izin verin. Ona güvendiğinizi sık sık söyleyin. Geçen gün oğlum iskeleden atlarken bana cevap olarak evet anne yapabilirim ben de kendime güveniyorum dedi. Arkadaşlarıyla oynarken sessiz ol, sus demeyin. Siz yemeğe çıktığınızda sohbet ederken biri sizi sustursa ne dersiniz? Restaurant sahibi rica bile etse oraya bir daha gitmezsiniz. Çoğunuzu bu davranışlarla kendinizden uzaklaştırmayın. Sırayla konuşalım deyip terbiye tabii ki verelim, sessiz olunacak yerleri, cami, kilise, sınıf gibi, tabii ki öğretelim.

Fakat bırakalım eğlensinler. Yıllarca eğlenirken sus denen çocuk, ergenlik ve sonrasında eğlenmemeyi gülmemeyi ve surat asmayı seçecek. Çünkü farketmeden ona bu öğretildi. Annelerimizin yaptığı gibi çocuklarımızı işimizin eğlencemizin önüne ilk sıraya koyalım, saygıyı, sevgiyi, özgüveni aşılayalım...

Unutmayalımki çocuklarımız söylediklerimiz gibi değil aynı bizim yaptıklarımız gibi olacaklardır.

Hepimizin sağlıklı, mutlu, hayırlı evlatları olması dileğimle...

Sevgiler 


kişi tarafından beğenildi      12116 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share