"Hoş bir biçimde yaşlanmanın sırrı, yeni insanlar tanıma ve yeni şeyler görme coşkusunu asla kaybetmemektir."

                                                                                                                                                                  Jackson Brown

Yaşlılarımız;

Annemiz, babamız, sevdiklerimiz, büyüklerimiz…

Çocuklarımız;

Göz nurumuz, geleceğimiz, canlarımız…
 



Çocukluk; öğrenmeye ve gelişmeye açık, ihtiyaçların karşılanmasında yardıma gereksinim duyan, enerjik, sevgi ve ilgi gereksinimi yüksek bir dönemken,

Yaşlılık da; öğrenme sürecini tamamlamış, ihtiyaçların karşılanmasında yardıma ihtiyaç duyan, enerjinin azaldığı, sevgi ve ilgi gereksinimi çok olan bir dönemdir.

Yaşlıların sosyal hayattan uzak tutulmamaları, günlük yaşama dahil edilmeleri, arkadaş sohbetleri yapabilecekleri ortamlarda bulunmaları, becerileri doğrultusunda sorumluluk almaları gerek zihinsel gerekse bedensel sağlıkları açısından son derece önemlidir. Yaşlanan ve bakıma ihtiyaç duyan büyüklerimizin bazıları kendi evlerinde kalmakta iken bazıları evlatlarının yanında ya da onların gereksinimlerine göre düzenlenmiş huzurevlerinde kalmaktadırlar.



Seattle’daki Providence Mount St. Vincent huzurevi 400 kişinin hizmet aldığı bir yaşam tesisi. Bu huzurevinin içinde “Kuşaklararası Öğrenme Merkezi” adında bir anaokulu açılmış. Günün belli saatlerinde ve bazı aktivitelerde anaokulu çocukları ile huzurevi konukları bir araya getirilmektedir. Beraber yemek yemek, müzik dinlemek, hikaye anlatmak, resim yapmak gibi aktivitelerde bir araya gelen iki grup güçlü yanları ile birbirlerine zenginlik katmaktalar.

Bu çalışma sayesinde çocuklar;

  • Yaşlılık ve yaşlanma süreci ile ilgili bilgi sahibi oluyorlar,
  • Yaşlılardan çekinmemeyi öğreniyorlar,
  • Koşulsuz sevgi ihtiyaçlarını karşılıyorlar,
  • Yetişkin bireylerle sağlıklı iletişim kurma becerilerini geliştiriyorlar,
  • Kendilerinden daha deneyimli olan yaşlılardan yeni bilgiler öğreniyorlar.
     



Huzurevi sakinlerinin tarafından bakınca da;

  • Kendilerini daha enerjik ve mutlu hissediyorlar,
  • Yeni güne yeni bir amaç için uyanıyorlar,
  • Kendilerini faydalı ve işe yarar hissediyorlar,
  • Bir çocukla ilgilenirken, oyun oynarken ya da uyuturken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorlar.


Bu projenin mimarları da çalışmadan aldıkları verimden son derece memnunlar. Kendilerini sosyal hayattan izole edilmiş, yalnız hisseden ve bunun sonucunda depresyon ya da benzeri hastalıklar gözlenen yaşlıların bu uygulama ile daha sağlıklı ve aktif olduklarını ifade etmişlerdir.

Sema Aydoğan

http://semaaydogan.com/