Nasıl yapalım da sorumluluklarını bilen çocuklar yetiştirelim?

Bizim beklentilerimizi gerçekleştirme düzeyine göre çocuğumuzun sorumlu ya da sorumsuz olduğunu düşünürüz.

Mesela odasını düzenli tutmasını bekleyen bir anneyseniz ve çocuğunuz isteğinizi yerine getirebiliyorsa mutlusunuzdur ve sıklıkla hatta gurur duyarak etrafa kendine yetebilen, kendi işini yapabilen bir çocuk olduğunu anlatırsınız.

Tabii bu işin güzel yanı.

Beklentiler ile eylemler birbirini karşılıyor.

Bir de tersini düşünün. Yapması gerekenleri yapmıyor, sorumluluklarını bilmiyor, kendi görevlerini yerine getirmiyor. Nasıl hissederiz? Kızgın, öfkeli, sürekli söylenen, daha fazlasıyla yorulan bir ebeveyn…

Yani kötü.

Bunlar bizim cephemizden bakılınca görülenler.

Birde çocuğun cephesinden bakalım. Kendi işini yapamayan, ayakkabısını giyemeyen, ödevlerini yapmayan, çantasını toplamayı bilmeyen, yemeğini yiyemeyen, okulda eşyalarını kaybeden bir çocuk.

Yani mutsuz bir çocuk. Bu da çok kötü…

Mutlu insan kendi kendine yetebilen insandır. Nedir kendi kendine yetmek? Beslenme, temizlik, giyinme-soyunma gibi temel gereksinimleri bir başkasına gereksinim duymadan halledebilmenin yanı sıra iletişim temelli sosyal becerilere sahip olma, güçlü ve zayıf yönlerinin farkında olma yani kendini tanıma gibi pek çok beceriyi kapsar. Küçük yaşlardan itibaren sorumluluklarını bilen ve yerine yetiren çocukların ileri yaşlarda özgüvenli, sosyal, kendini tanıyan, becerilerinin farkında olan bireyler olduğu bir gerçektir. Bu nedenle de bırakalım çocuklar kendi sorumluluklarını yerine getirsinler.

Bu noktada şunu unutmayalım!

Anne babaların beklentileri birbirinden farklı olduğu gibi çocukların bu beklentileri yerine getirme düzeyi de aynı değildir. Aynı zamanda ve aynı beceri düzeyinde sorumlulukları öğrenip yerine getiremeyebilirler.

Bireysel farklılıkları göz ardı edemeyiz.

Sorumluluk duygusunun gelişmesinde çocuğun kişilik özelliği, yaşı ve anne babasının tutum ve davranışları ve çocuğa tanınan fırsatların önemi büyüktür. Dikkat edilmesi gereken önemli bir noktada kendi işini yaparken çocuğun engellenmemesidir.

Koruyucu anne-babalar, bebeklikten itibaren “O yiyemez, daha çok küçük” ”O giyemez, ben giydireyim” diyerek çocuğa ait işleri kendileri yaparlar. İlköğretim çağına gelindiği zaman okul çantasını hazırlama işi bile anne babanın görevidir. Bazı anne babaların konuyu abartarak çocuğunun yerine ev ödevlerini bile yaptığını görürüz. Bir soru sorulduğunda çocuğunun yerine cevap vermeye kalkan anne-babalarla da (dış ses anne babalar) sıkça karşılaşırız. Bu ve benzeri davranışlar çocukta sorumluluk duygusunun gelişimini engellediği gibi kişilik gelişimine de olumsuz etki yapar.

Her ihtiyacı anne-baba tarafından karşılanan, devamlı neyi nerede ve nasıl yapacağı kendisine hatırlatılan, yanlış yaptığında azarlanan ve kınanan çocuklar gölge bir kişiliğe sahip olabilirler. Bu çocuklar ebeveynlerine sormadan herhangi bir şeyi yapmaya cesaret edemezler ve bir süre sonra kendine güven azalır hatta yok olur. Karşılaştıkları bir problemi çözmekte güçlük çekebilirler.

Duygularını, tepkilerini rahatça ifade etmesine, gerektiğinde ‘hayır’ demesine izin verilmeyen çocuklar; bağımsız bir kişilik geliştiremediği için sorumluluk duygusu kazanmakta da zorlanırlar.

Sorumluluk sahibi ve kendi kendine yetebilen çocuklar yetiştirmek anne babaların sorumluluğudur. Bu sürecin erken yaşta başlaması ve kararlılıkla sürdürülmesi gerekir.

Okulöncesi dönemde çocukların yerine getirebilecekleri sorumluluklar nelerdir?

2 – 3 yaş çocuklarının alabilecekleri sorumluluklar:

  • Oyuncaklarını toplayarak sepete ya da kutuya kaldırabilir,
  • Kitap veya dergileri üstüste dizebilir,
  • Peçete, çatal ve kaşıkları masaya götürerek hazırlık aşamasına yardım eder, düzgün olmamakla birlikte masada yerlerine yerleştirir,
  • Kendi yemeğini yiyebilir,
  • Yemekten sonra kirli tabakları lavabonun içine kaldırabilir,
  • Yardımla giyinip, soyunabilir,
  • Ayakkabılarını çıkardıktan sonra vestiyere kaldırabilir,
  • Diş fırçalama, tuvaletten sonra ellerini yıkama, sifona basma gibi temizlik işlerini yerine getirebilir,
  • Kendisi ile ilgili durumlarda sunulan seçeneklere göre karar verebilir. Kek mi yapalım, kurabiye mi yapalım? şeklinde iki seçenekten birini seçebilir.


4 yaş çocuklarının alabilecekleri sorumluluklar:

  • Sofrayı hazırlamaya yardımcı olabilir,
  • Oyun oynadıktan sonra oyuncaklarını veya kendine ait eşyaları yerlerine kaldırabilir,
  • Oyun oynarken nerede olacağını anne babasına haber verebilir,
  • Toz alma gibi basit ev işlerinde yardımcı olur,
  • Bulaşık makinesinin doldurulmasına ya da boşaltılmasına yardım edebilir,
  • Alışveriş dönüşü malzemelerin yerleştirilmesine yardımcı olur,
  • Alışveriş sırasında malzemelerin raflardan alınmasına yardımcı olabilir,
  • Basit bazı yiyeceklerin hazırlanmasına yardım edebilir, (meyve salatası hazırlamak…)


5 yaş çocuklarının alabilecekleri sorumluluklar:

  • Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlayabilir,
  • Yatağını düzeltebilir, odasının temizlenmesinde yardımcı olabilir,
  • Basit bir kahvaltıyı hazırlayabilir,
  • Yemekten sonra kirli tabak, çatalı lavabonun içerisine ya da bulaşık makinesine kaldırabilir,
  • Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçer ve kendi başına giyinir,
  • Kirli giysileri sepete atabilir,
  • Telefona gerektiği şekilde cevap verebilir,
  • Ayakkabılarını bağlayabilir,
  • Kendi kendine hazırlanabilir. (saçını tarama…)


Sorumluluk duygusu kazandırmada anne babaya düşen görevler nelerdir?

  • Çocuğunuz sizinle işbirliği yapsa da yapmasa da koşulsuz sevgi ve onay gösterin. Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzun size bağımlı olduğunu düşünüyorsanız aşırı koruyucu tutumunuzu değiştirin.
  • Unutmayın ki çocuğunuz sorumluluklarını yerine getirmiyorsa bu muhtemelen sizin ona zamanında fırsat tanımadığınızdan kaynaklı olabilir.
  • Çocuğunuzun kendi davranışlarının sorumluluğunu almasına ve iyi gitmeyen davranışlarını değiştirmesine fırsat verin.
  • Çocuğa yaşına uygun sorumluluklar listesi hazırlayın. Sorumluluğunu üstlenmek istediği işleri bu listeden seçmesine fırsat verin ve onun doğru kararlar verebileceğine olan güveninizi koruyun. Bu listeden seçim yapması konusunda onu zorlarsanız ya da yapacağı işleri siz seçerseniz sorumluluk duygusunu geliştirmeniz zorlaşır.
  • Ev ile ilgili sorumlulukları çocuklarınız arasında paylaştırırken adil olun. Bunun en iyi yolu işlerin sırayla yapılmasıdır.
  • Çocuğun kırıp dökmesinin ve yaşadığı olumsuz deneyimlerin öğrenmenin gerekli şartı olduğunu unutmayın. Bardağa su koyarken taşırması vb…
  • Çocuğunuzun yaptığı yanlış seçimlerin (tehlikeli işler ve kendine zarar verecek şeyler yapmadığı sürece) sonuçlarını yaşamasına izin verin ki onlardan bazı dersler çıkarabilsin.
  • Çocuğunuza yardım edeyim derken, onda sorumluluk duygusunun gelişmesini engelleyebileceğinizi unutmayın. Tabi ki işin nasıl yapılacağını bilmiyorsa ona bunun yöntemini göstermek gerekir ama bu onun işlerini sizin yapmanız anlamına gelmemelidir. 
  • Çocuğunuza uygun ve doğru model olun. Sorumluluk kazandırmak istediğiniz halde sizin o sorumluluğu yerine getirmemeniz onu olumsuz etkileyecektir. Dişlerini fırçalamasını istiyorsanız sizi dişinizi fırçalarken görmesi gerekir…
  • Sorumluluklarını yerine getirmediği zaman ne gibi ceza veya yaptırımlarla karşılaşabileceğini söylemek yerine işini bitirdiğinde onu manevi yönden destekleyerek (aferin, çok güzel oldu, teşekkür ederim gibi) güven duygusunun ve sorumluluk bilincinin gelişmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzun yaşına uygun sorumlulukları yerine getirmesini beklerken asla sizin kadar sorumlu olmasını beklemeyin.


Kendine yetebilen, gereksinimlerini karşılayabilen, kendine güvenen, bağımsız, sorumluluklarının bilincinde bir nesil yetiştirebilmek dileğiyle…

Sema Aydoğan

http://semaaydogan.com/


kişi tarafından beğenildi      7976 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share