Diş Çıkarmada Rahatlatıcı Öneriler

Herkese merhaba.

Çocuğumuzla beraber dişlerini de büyütüyoruz. Gelmelerini heyecanla bekliyoruz, büyümelerini izliyoruz, en sorunsuz şekilde gelişmeleri ve sağlıklı olmaları için elimizden geleni yapıyoruz, bildiğin inception, çocuk içinde çocuk.

Her çocuğun farklı genetik, kemik yapısı, beslenme alışkanlığı vs olduğundan kimi üçüncü ayında kimi ise yaşından sonra bile diş çıkarabiliyor.

Bebeğimiz doğduğundan itibaren, henüz gelmemiş olsalar da dişlerin hikayesi de başlıyor bana göre. Çünkü mesela ben kızım doğduktan sonra ve ikimiz de biraz toparlandıktan sonra sürekli, belki çoğu anne gibi, acaba ilk dişimiz ne zaman çıkacak, ay o alttan iki diş geldiğinde kim bilir nasıl tatlı olacak, sorularını sormaya başlayıp, bir yandan çocuğu olan arkadaşlarıma diş durumlarını sorup, bir yandan anne-baba etkisinden yola çıkabilmek için anneme, eşimin annesine bizim dişlerimizi ne zaman çıkardığımızı sordum. Tahmin yürütmeye çalışıyordum. Ne kadar anlamsız bir eylem şu an, şu tarihte, şu oturduğum yerden o heyecanlı halime bakınca. Ha çıkacak ha çıkacak diye diye neredeyse yaşına kadar bekledim, yaşıtlarının poz poz dişli gülen fotoğraflarına bakıp "bir şeyleri eksik yaptım, bir şeylerden geri kaldım" hissine kapıldım. Ve her insan evladı gibi benim kızımın da dişleri çıkmaya başladı birer birer. Yani korkmayın, kimse dişsiz kalmıyor:D Hatta ne kadar geç çıkarsa o kadar iyiymiş, diyeni de çok duydum, daha uzun ömürlü oluyormuş dişler.

Velhasıl bizim de yaşımıza girmeden hemen önce alttan iki tane pirinç tanesi baş gösterdi. (O kadar beklediğim dişler çıkınca ne bir kutlama yaptım ne diş buğdayı ne bir partimsi.)

Dişler için ne yaptım?

6. ayından itibaren kehribar kolye taktım. Çünkü kehribarı iyice okuyup araştırdım ve fiziksel olarak insan tenine değdiğinde iyileştirici özelliği olduğuna inandım. Şu fazla anlam yüklenen taşlardan, manevi beklentiye girilen bazı nesnelerden kesinlikle değil, bunu özellikle belirtme ihtiyacı duyuyorum çünkü kehribar kolyemizi görüp "sen böyle şeylere inanmazdın, bunu neden takıyorsun?" gibi sorularla karşılaşıyorum. İnanmak değil güzel arkadaşım, çam ağaçlarının, rüzgardan, hayvanlardan veya çeşitli doğa olaylarından kırılan, zedelenen dallarını, gövdelerini onarmak için salgıladıkları reçinenin aynı şekilde insan bedenine de iyi geleceğini düşündüğüm için takıyorum. Çünkü doğa. Çünkü bir nevi alternatif tıp. Bu kadar basit. Ağrıyı kesip kesmediğini asla bilemem ama gözle gördüğüm salyayı net bir şekilde kestiği oldu. Kusmalarımız bitince o küçük bezlerden kurtuldum sanıyordum, salya için daha çok bez tüketmeye başlamıştık. Bunu gerçekten kehribar kesti. Bunun sağlamasını da kolyeyi çıkararak yaptım. Neyse, konumuz kehribar değildi ama hatırlayınca gaza geldim yine. Bunun dışında da diş çıkarma dönemi için ikinci naçizane önerim, her gün verdiğimiz D vitaminini ayda yalnızca bir kere 4 damla yerine 1 ampul şeklinde vermek. Ampulu kırıp kaşığa şurup gibi dolduruyorsunuz, içiriyorsunuz, bu kadar. (Annem bize öyle yapmış, ondan öğrendim.)

İlke'nin ilk azı dişinde biraz huysuzluk hissedip dişe bağladık ancak sonradan çıkan 3 dişi, hem patlamış, hem çıkmış hatta uzamış şekilde sonradan fark edince anladım ki bu yaptıklarımızın rahatlatma ve kolay diş çıkarma konusunda faydası var. Hele ki sağdan soldan duyduğum her diş çıkarma esnasında ateşlenme, ishal vs gibi etkilere kendimi şartlayıp, hiç çaktırmadan çıkan dişleri görünce, tüm annelere aynı etkiyi yapar umuduyla anlatıyorum, paylaşıyorum. Dikkat. Tüm dişlerimiz sıfır sorun, sıfır mızmızlık ile elbette çıkmadı, biz de iştahsızlıktan çok çektik mesela, o esnada, hatta geceleri sadece calpol ile uyuyabildiğimiz de oldu. Özellikle ilk üç kesici diş çıkarken canı yandığı için elletmiyordu ama bir yandan da diğerleri kaşınıyordu ve kaşımak için ağzına değen her şeyde kıyamet kopuyordu. Bunlar sürecin olmazsa olmazı zaten. Bu iştahsızlık ve acıya da soğuk elma armut, havuç vererek çözüm bulmuştum. Soğuk acıyı uyuşturuyor.  Farkında olmadan meyve de kemirmiş oluyordu. Bir ara da calgel almıştım ama onunla da ilgili daha sonradan okuduğum bazı etkiler canımı sıktı, içinde anestezi etkisi veren madde olduğu için çocuk onu yuttuğunda boğazını da uyuşturabilir, dilini de uyuşturabilir, ağzındaki bir nesneyi fark etmeyebilir vs diye. Belki de o korkunç tablo çizen internet haberlerinden biriydi ama söz konusu çocuklar olunca insan asparagasları bile ciddiye almadan edemiyor.

Dişlere Bıcı Bıcı 

Yaşımıza girerken dişler bize "ce" dedi, uzun süre öylece durdu. Çok yavaş uzadılar, üst dişler de geç geldi. Sonra birkaç ay geçince ne olduysa patır patır çıkmaya ve kocaman olmaya başladılar. Tam da 18. ayımızı doldurduğumuz zamandı ve kontrolümüz de vardı. Doktorumuza göre de diş gelişimi normal seyrine girmişti ve ARTIK DİŞLERİMİZİ FIRÇALAMAYA BAŞLAYACAKTIK.

Evet, ağrı çekmesin diye çabalamama rağmen dişlerin temizliği konusunu daha önce düşünmemiştim. Hala ne zaman çıktı, kaç eksik var derdindeydim. Geç olmadan dişleri temizlemeye başlamamız lazımdı çünkü çocuk artık her şeyi yiyor. Çürümemesi için sebep yok!

Daha ilk günden fırçalamam lazımdı. Kendime sinir olup hemen o gün diş fırçalarını ve macunlarını araştırmaya başladım. Muhtemelen bu yaptığıma da ilerleyen zamanlarda güleceğim ama yine ilk fırçanın macunun seçimine fazla anlam yükledim, aman en iyisi olsun, onun da seveceği bir şey olsun, acaba pillilerden mi alsam, fırçası yumuşak mı olmalı, plastik mi silikon mu gibi sorular sorup, önümde açtığım onlarca sekmeyi tek tek incelerken buldum kendimi. Daha dişler ilk çıkmaya başladığı an temizliği için parmağa geçirilen silikon kaşıyıcılar-fırçalar varmış, onu da fırça bakarken görüp çok büyük bir şeyi atlamışım hissine kapıldım. Neyse.

Sadede geleyim, üç seçenek kaldı elediklerimden. Tamamen organik ve kimyasal içermeyen Jack N Jill macun, bir arkadaşımın şiddetli önerisi olan R.O.C.S ve benim en çok içime sinen ve hemen edindiğim Baby Banana.

Önce neden Baby Banana'yı sevdim biliyor musunuz çünkü biraz paranoyak olabilirim. Ürünleri incelerken bu fırçanın ortaya çıkma hikayesini okudum. Aşağıda kısaca paylaşacağım (alıntıdır). Bu bana neden olmasın? Tüm felaketler başıma gelebilir ve elimden geldiğince hepsine karşı önlem almış olmayım hissim. Ahh. En iyi ürün, ödül alan ürün vs olmasından ziyade tamamen esniyor oluşunun bir nebze daha güvenli oluşu beni cezbetti.

İşte o hikaye:

Sekiz çocuk annesi Sandra Phillips’in iki yaşındaki torunu bir gün diş fırçasının üstüne düşer. Torununun damağına batan diş fırçası, beyninin oldukça yakınına kadar girer. Yaşanan bu kaza üzerine “çocukların güvenle kullanabileceği bir diş fırçası yaratmalıyız” diyerek yola çıkan Sandra Phillips, konuyu diş sağlığı bilimcisi gelini ile masaya yatırır ve esnek diş fırçası üretme fikri ortaya çıkar. Fırçanın C şeklini alabilen bir malzeme ile üretilmesi gerektiğine karar verirlerken biraz da eğlenceli bir ürün olmalı düşüncesi ile silikon malzemeden yapılmış muz şeklindeki diş fırçası ürünü son halini alır.

Silikon mu fırça mı ikileminde de kaldım ama ben Elefriend aldım çünkü zaten 18 aylık olmuştuk ve dişlerimizin çoğu çıkmış, son hallerini almışlardı. Silikonun kalın uçları her noktayı temizlemezmiş gibi geldi bizim civcivin koca dişlerini. Elefriend de tüm gövdesi esneyebilen bir fırça. Bir aydır her gün diş fırçalıyoruz. Karşısına geçip beni taklit etmesini sağlamaya da çalışsam, dişlerinin üzerinde kavga dövüş fırçayı gezdirmeye de çalışsam sevgili kızım kendi tutmakta ve fırçayı çiğnemekte ve hatta kendi fırçasıyla benim de dişlerimi fırçalamakta ısrarcı. Neyse ben inanıyorum, öğreneceğiz bu işi. Fırçasını da şil (fil) diye seviyor, onu da belirteyim.

En sevdiği meyve muz diye muz aromalı macun aldım, o macun asla ve asla tükürülmüyor. Macun yutulabilir özellikte ve doğal içerikli. Ama yine de bir mercimekten bile az macun koyuyorum fırçasına. Şimdilik bu eylemi seviyor ve alışkanlık haline getiriyor oluşu önemli. 10 dk diş fırçalıyorsak(!) bunun birkaç saniyesinde o dişleri temizlediniz temizlediniz:D

O zaman kolay gelsin.

Hepimize bembeyaz gülücükler dilerim.

Şeyma


kişi tarafından beğenildi      8214 kez okundu
  • Yorumlar(2)
  • Şeyma Tepecik

    05.12.2017 13:50

    Derya Hanım merhaba, Kehribar kolyeyi sertifikalı online sitelerden veya bazı kuyumculardan bulabilirsiniz. günde 4 damla düzenli olarak devit 3 veriyorum, ayda bir kez de devit 3 ampulun tamamını içiriyorum. Sevgiler

    Derya Ulutas

    29.10.2017 12:34

    Kehribar kolyeyı nereden aldınız ve vıtaminin adı nedır acaba?

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share